Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu oluşan maddi hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, 10/12/2024 tarihli trafik kazasında kendi aracında oluşan tamir masrafı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin karşı tarafın sigorta şirketi ve araç sahibinden tahsili için tazminat davası açmış, ancak davalılar kendi araçlarının kusursuz olduğunu ve davacının kazada tam kusurlu olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi ise sunulan kusur raporu ve kaza tespit tutanağında davalı aracın sürücüsüne kusur atfedilemediği ve davacının kazanın asli ve tam kusurlusu olduğu gerekçesiyle tazminat talebini reddetmiş olup, bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2025
NUMARASI : ...Esas - ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR :1-...
VEKİLİ : Av. ...
: 2 -...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 01/06/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/12/2024 tarihinde müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu...Plakalı araç ile davalıların malikinin ve sürücüsünün ...olduğu ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkilinin aracında ciddi anlamda maddi hasar oluştuğunu, karşı tarafın aracının davalı ... Sigorta A.Ş. ile sigortalandığını, meydana gelen kaza da davacının aracının kusurlu olduğu iddia edildiğini, ilgili davalı sigorta şirkete 11/01/2025 tarihinde değer kaybı, tamir masrafı ve hasar bedeli için başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketi ile yapılan arabuluculuk sonucunda bir anlaşmaya varılamadığını, aracın tamir süresi boyunca araçtan mahrum kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10 TL araç tamir masrafı hasar bedelinin ve10 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 10 TL araç mahrumiyet bedelinin sigorta şirketi hariç davalıdan müştereken ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsili ve tüm yargılama, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnş. Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekilinin cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının taleplerinin hukuki yararının bulunmadığını, davaya konu kazaya ilişkin müvekkiline ait aracın kusurunun bulunmadığını, davacı yanın kazaya sebebiyet verdiğinin açık şekilde belirgin olduğunu, dava konusu kaza müvekkili şirketin işletme faaliyeti dışında aracın çalışma sahası dışında bulunduğu sırada gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkili şirket ile illiyet bağının bulunmadığını, karşı tarafın aracının daha önceki hasar durumlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini, davanın müvekkili şirketin aracı olan...plakalı aracın sürücüsü olan ...'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kaza tarihinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, davacı tarafın KTK 97 maddesi uyarınca müvekkil şirkete başvuruda bulunmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davalı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zaman aşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, meydana gelen kazaya yönelik sigortalısı bulunan aracın kusurunun bulunmadığını, bilirkişi incelemesinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı yanın araç mahrumiyet tazminat talebinin poliçe teminatı dışında kaldığını, değer kaybı hesaplamasının genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talebi yasal düzenlemeye aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda 2918 sayılı KTK ve TBK'nın haksız fiile ilişkin tazminat esaslarını düzenleyen hükümler uygulanacak olup davacı taraf davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında kendi aracında oluşan maddi zararın tazminini talep edebileceğinden dosya kapsamına alınan kusur raporuna göre dava dışı ihbar olunan ...plakalı kamyon sürücüsü...'ye kusur izafe edilemeyeceği tespit edildiğinden ve yapılan tespit kaza tespit tutanağına ve kazanın oluşuna, dosya kapsamına uygun olduğundan Mahkememizce yapılacak başka bir işlem kalmamış olup bu doğrultuda davacının davaya konu kazada asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kazanın, ... ili ... ilçesi ... Sokak–... Bulvarı ışıklı kavşağında, her iki aracın da yeşil ışıkta sola dönüşe başladığı anda meydana geldiğini, düzenlenen bilirkişi raporu, davacının “ayrılma şeridine girmeden, sol şeritten dar kavisle dönüş” yaptığı; kamyonun ise ayrılma şeridinden kurala uygun döndüğü kabulüyle davacıyı asli kusurlu saydığını, raporun kaza tarihindeki yol işaretlemelerini sahada veya idari kayıtlarla doğrulamadığını; eski Google görüntülerine dayalı varsayım kurduğunu, oysa kaza tarihinde kavşak üzeri ok ve şerit çizgilerinin silik/silinmiş olduğunu, daha sonra belediyece yeniden boyandığı hususunun davacı tarafça fotoğraf ve video (drone) ile ortaya konulduğunu; ayrıca belediyeden iş emri/bakım kayıtlarının istenmesinin talep edildiğini, bu somut itirazlara rağmen mahkeme ek rapor alınması taleplerini reddettiğini, dosya üzerinden hüküm kurduğunu, bilirkişi raporunun, kaza tarihindeki fiilî işaretleme yerine eski Google görüntülerini ölçüt aldığını; kavşak düzenini belirleyen yer işaretlerinin kaza tarihinde silik/silinmiş olduğu iddiasını, sahada ve idari kayıtlarda doğrulamadığını, bu yöntemin, raporu maddî gerçeği ortaya çıkarma amacından uzaklaştırmakta ve denetime elverişsiz kıldığını, Bilirkişilik Kanunu m.3 gereği bilirkişi, işini objektif, tarafsız ve bilimsel usullerle yürütmek zorunda olduğunu, olayın kritik noktası olan “kaza anındaki işaretleme rejimi” incelenmeden ulaşılan kusur kanaati, bilimsel usulle bağdaşmayacağını, mevcut raporun (26.06.2025) yönteme aykırılığı ve eksiklikleri giderilmeden hükme esas alınamayacağı gözetilerek, HMK m.353/1-a-6 gereği hükmün kaldırılıp dosyanın geri gönderilmesi gerektiğini beyan ederek açıklanan sebeplerle, istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a-6 uyarınca eksik inceleme nedeniyle kaldırılmasına, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nden kaza tarihindeki ve sonrasındaki işaretleme/boya iş emirleri ve kayıtlarının celbine, Mahallinde keşif yapılarak trafik + yol güvenliği + şehircilik/ulaşım uzmanlarından oluşan yeni bilirkişi heyeti ile denetime elverişli rapor alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet tazminat talebine ilişkin belirsiz alacak davasıdır.
Taraflar arasında davacının aracı ile davalı sigorta şirketince sigortalanan ve diğer davalının malik olduğu araç arasında trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafça meydana gelen kaza nedeniyle değer kaybı , hasar bedeli ve araç mahrumiyet tazminatı talep edildiği, mahkemece davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyada tanzim ettirilen trafik bilirkişisi raporunda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü...'in; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Dönüş Kuralları başlıklı 53/b ve (84)'ncü maddenin (F) bendinde yazan (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma.) trafik kuralında belirtilen hususlara riayet etmediği, ... plakalı kamyon sürücüsü...'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kazaya etken riayet etmediği herhangi bir trafik kuralının bulunmadığı görüş ve mütalaa edilmiş, mahkemece de haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur koşullarının gerçekleşmesi gerektiği, davalı araç sürücüsünün olayda kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar kapsamında; istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup; kaza tespit tutanağıyla da uyumlu olmasına, davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde görülmemesine kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2025 tarih, ... Esas -...Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,
5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2026
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.