Yargıtay bozması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin inşaat sözleşmeleri kaynaklı alacak, iskele iadesi ve cari hesap borcu kaynaklı itirazın iptali davalarına dair kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, inşaat projesi kapsamında dış cephe işleri yürüten iki şirket arasındaki, birinin avans karşılığı teminat olarak verdiği iskelenin iadesi ve kira kaybı talebiyle diğerinin avans iadesi ve icra takibine itirazın iptali talepleri üzerine açılan davaların karmaşık seyrini özetlemektedir; ilk derece mahkemesinin kısmen davacı lehine verdiği kararın istinaf mahkemesince bozulup, davalı lehine karara bağlandığı, ancak Yargıtay tarafından bu istinaf kararının da bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın henüz tamamlanmadığı, dosyanın taraflar arasındaki cari hesap borcu ve iskele mülkiyet devri konularına odaklandığı anlaşılmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/492
KARAR NO: 2026/758
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/12/2022
NUMARASI: 2022/483 Esas, 2022/1010 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13.01.2026 tarih ve 2025/2038 Esas - 2026/136 karar sayılı kararıyla Dairemiz kararının bozulması üzerine HMK'nın 373/3. Maddesi gereğince duruşma açılarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
A. ASIL DAVA
Asıl davada davacı......Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, bir inşaat projesinin ısı yalıtımı, dış cephe sıva işleri, otopark perdelerinde sıva boya işlerini konu alan bir dizi sözleşme ve ek sözleşme düzenlendiğini, sözleşmelerin ifası sırasında müvekkilinin avansa ihtiyaç duyduğunu, yapılan bir ek sözleşme ile müvekkiline verilecek avansa karşılık 75.000 m² dış cephe iskelesinin davalıya teminat olarak verildiğini, daha sonra sözleşmelerin feshedildiğini, ancak davalının şu zamana kadar kesin hakedişi yapmadığı gibi teminat olarak aldığı dış cephe iskelesini de iade etmediğini, müvekkilinin bu iskeleyi uzun süre kullanamaması nedeniyle zarara uğradığını, bu iskeleyi kiraya veremediğini ileri sürerek, iskelenin davacıya iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL iskele bedeli ve 1.000,00 TL mahrum kalınan kira gelirinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B. BİRLEŞEN DAVA
Birleşen davada davacı .... Şti. vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında çeşitli inşaat işlerini konu alan alt yüklenicilik sözleşmeleri düzenlendiğini, davacının bir süre sonra mali açıdan zor duruma düştüğünü, müvekkili şirketten avans aldığını, ancak davalının edimlerini yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, bu nedenle sözleşmelerin feshedildiğini, davalının avans olarak aldığı bedeli iade etmediğini, söz konusu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri, davaların reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli kararı ile taraflar arasında düzenlenen 15.01.2013 tarihli protokolde, davacı-birleşen davalı ... cari hesap borcunu ödemesi karşılığında dava konusu iskelenin iade edileceğinin düzenlendiği, davacı-birleşen davalı ...Şirketinin söz konusu borcu ödemediği, öte yandan, davacı-birleşen davalı ... bu iskeleyi davalı-birleşen davacı şirkete sattığı, bu nedenle asıl davada iskelenin aynen ya da bedelinin iadesine ilişkin taleplerinin reddi gerektiği, ancak davacı-birleşen davalı ...Şirketinin, kira bedeli ödenmesine ilişkin gönderdiği ihtarnamenin tebliği tarihi olan 14.06.2013 tarihinden iskelenin mülkiyetinin davalı-birleşen davacı ...Şirketine geçtiği tarihe kadar kira/ecrimisil bedeli talep edebileceği, iskelenin mülkiyeti ... Şirketine geçtiğinden artık adı geçen şirketin icra takibine konu cari hesap bakiyesi alacağını da talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 90.000,00 TL kira bedelinin davalıdan tahsiline ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. YARGILAMA, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesince verilen 22.12.2022 tarihli karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 06.06.2023 tarihli kararı ile; birleşen davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının birleşen davada davalı.... Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada birleşen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, taraflar arasında düzenlenen 15.01.2013 tarihli protokol uyarınca davacı-birleşen davalı.... Ltd. Şti.’nin davalı-birleşen davacı ... Şirketi’ne olan 505.964,06 TL tutarındaki cari hesap borcunu 15.07.2013 tarihine kadar ödemeyi taahhüt ettiği, borcun ödenmemesi halinde dava konusu iskeleler üzerinde davalı-birleşen davacı ... Şirketi’nin tasarruf yetkisine sahip olacağının kararlaştırıldığı, davacı şirket tarafından söz konusu cari hesap borcunun süresinde ödenmediği, bu nedenle iskelelerin mülkiyetinin davalı yüklenici şirkete geçtiğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla davacı şirket lehine kira alacağı doğmayacağı gerekçesiyle; davacı-birleşen davalı.... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı-birleşen davacı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra takibinin 505.964,06 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı-birleşen davalı......... Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2024 tarih ve 2023/3510 Esas, 2024/4165 Karar sayılı ilamı ile; birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazları ile asıl davaya ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, asıl davaya ilişkin yapılan incelemede ise; taraflar arasında düzenlenen 15.01.2013 tarihli protokolde, alt yüklenici.... ...... Şti.’nin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmesi ve davalı yüklenici şirkete olan cari hesap borcunu ödemesi halinde dava konusu iskelelerin kendisine iade edileceğinin kararlaştırıldığı, bu haliyle iskelelerin cari hesap borcunun teminatı olarak davalı yüklenici şirket uhdesinde bırakıldığının anlaşıldığı, birleşen davada cari hesap alacağının tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiş olması karşısında, asıl davada dava konusu iskelenin iadesi talebinin kabulü gerektiği, ancak asıl dava tarihi itibariyle cari hesap borcu henüz ödenmediğinden davalı yüklenici şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve bu nedenle yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davaya ilişkin verilen kararın onanmasına, asıl davaya ilişkin kararın ise bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, birleşen davada davacı ... Şirketi’nin cari hesap alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gözetilerek, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda asıl davada davacının iskelenin iadesi talebinin kabulüne karar verilmiş; dava konusu iskelenin davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine hükmedilmiştir.
Bu kararın asıl davada davalı .... Şti. vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2025/2038 Esas, 2026/136 Karar sayılı ilamı ile; taraflar arasındaki 15.01.2013 tarihli protokol uyarınca dava konusu iskelenin, davacı alt yüklenici şirketin davalı yüklenici şirkete olan cari hesap borcunun teminatı niteliğinde bulunduğu, birleşen davada davacı alt yüklenici şirketin borçlu olduğunun sabit olması nedeniyle birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak dava konusu iskelenin borç ödeninceye kadar davalı yüklenici şirket uhdesinde tutulmasının kararlaştırıldığı, bu nedenle birleşen davaya konu alacağın asıl ve fer’ileriyle birlikte karar tarihi itibariyle ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiği, eksik inceleme ile iskelenin iadesine karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca asıl dava tarihi itibariyle cari hesap borcu ödenmediğinden davalı yüklenici şirketin davaya karşı koymakta haklı bulunduğu halde yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının bozma ilamına aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yeniden inceleme ve değerlendirmede; asıl davanın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı-birleşen davalı ... Şirketi tarafından teminat amacıyla davalı-birleşen davacı ... Şirketi uhdesine bırakılan iskelenin aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde bedeli ile kira alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf beyanları, sözleşme ve protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 2010-2012 yılları arasında yürütülen inşaat projesi kapsamında davacı ... Şirketi’nin alt yüklenici sıfatıyla faaliyet gösterdiği, bu kapsamda taraflar arasında çeşitli sözleşme ve protokoller düzenlendiği, 20.09.2012 tarihli avans sözleşmesi ile davalı yüklenici şirket tarafından davacı alt yüklenici şirkete avans sağlandığı, buna karşılık davacı şirkete ait iskelelerin teminat amacıyla davalı şirkete bırakıldığı; devamında düzenlenen 15.01.2013 tarihli protokol ile davacı şirketin protokol tarihinden itibaren altı ay içerisinde cari hesap borcunu ödemesi halinde iskelelerin kendisine iade edileceğinin, aksi halde davalı şirketin iskeleler üzerinde her türlü tasarruf yetkisine sahip olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu iskelenin, taraflar arasındaki cari hesap borcunun teminatı niteliğinde bulunduğu, yüklenici ... Şirketi’nin, birleşen davaya konu borç tamamen ödeninceye kadar iskeleyi uhdesinde tutma hakkına sahip olduğu, borcun ödenmesi halinde ise iskeleyi iade ile yükümlü bulunduğu açıktır. Nitekim Dairemizin birleşen davaya ilişkin kabul kararı Yargıtay tarafından onanmış olup, bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere iskelenin iadesi için ön koşulun cari hesap borcunun asıl ve fer’ileriyle birlikte tamamen ödenmiş olması gerektiği kabul edilmiştir.
Bozma sonrası yapılan incelemede, dosya kapsamındaki belgeler ile taraf beyanlarından, birleşen davaya konu cari hesap borcunun fer’ileriyle birlikte ödendiği ve borcun tasfiye edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu iskelenin davacı şirkete aynen iadesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, asıl dava tarihi itibariyle cari hesap borcunun henüz ödenmemiş olduğu, bu nedenle davalı yüklenici ... Şirketi’nin davaya karşı koymakta haklı bulunduğu anlaşıldığından, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden davalının sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-İSTANBUL ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../12/2022 tarih ve 2022/..Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; iskele talebi yönünden davanın KABULÜ ile dava konusu iskelenin davalıdan alınarak aynen davacıya İADESİNE,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
ASIL DAVA;
1-Alınması gereken 153.697,5‬0 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 34,20 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 79.504,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 74.159,04‬ TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı tarafından asıl davaya yönelik herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
4-Davacı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 324.825,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı-birleşen davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Davacı-birleşen davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 71,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 563,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı-birleşen davacıdan alınarak davacı-birleşen davalı tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma bozma ilamından kaynaklı açıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, feri müdahil vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulüne uygun anlatıldı.04.06.2026