Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Trafik kazası sonrası yapılan ilam niteliğindeki arabuluculuk anlaşmasının esaslı hata gerekçesiyle iptali talebinin hukuki değerlendirmesi.
Özet: Bir şirket, trafik kazası tazminatı hakkında yapılan arabuluculuk anlaşmasının, anlaşılan 15.000 TLlik tutarda esaslı hata olduğunu iddia ederek iptalini talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi ise bu kararı onamış, icra şerhi verilen arabuluculuk anlaşmalarının 6325 sayılı Kanunun 18/2. maddesi uyarınca ilam niteliğinde belge sayıldığını, bu tür belgelerin irade fesadı iddialarıyla kolayca iptal edilemeyeceğini ve davacının iki aylık arabuluculuk süreci boyunca iddia edilen hatayı fark etmek için yeterli zamana sahip olduğunu belirtmiştir.

T.C. ......... BAM .......... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..../...-.../....

T.C.
.....
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
...... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ..../.....
KARAR NO :.../....
BAŞKAN : ..........
ÜYE : .........
ÜYE : .........
KATİP : .............
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ...../....
KARAR NO :.../....
KARAR TARİHİ : ............
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :........
DAVACI : ...........
VEKİLİ : Av. .........
DAVALI : ..........
VEKİLİ : Av. ..........
DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ : ...........
KARAR YAZIM TARİHİ :..................
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Ümit Hani tarafından ..............Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılarak Büro Dosya Numarası .../.... Arabuluculuk Numarası ..../.... esas numaraları ile ticari davalarda zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk anlaşma belgesinin esaslı hata nedeniyle iptali gerektiğini, mevcut olayda başvurucu arabuluculuk bürosuna başvuru yaparak ölüm ve cismani zarar sebebi ile tazminat ...... Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu, olaya bakıldığında başvurucu 9.01.2020 tarihinde ....... ilinde meydana gelen trafik kazası dolayısı ile müvekkil şirkete karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, müvekkil şirket yapmış olduğu incelemede başvurucunun maddi hasarı nedeniyle 15.000,00 TL tazminat ödenmesi kararlaştırıldığını, ödeme günü olarak 8/12/2020 tarihi kararlaştırılarak anlaşma belgesi imzalandığını, ancak şirket tarafından 8/12/2020 tarihinde yapılacak ödeme sırasında yapılan incelemede ödenmesi gereken tutara dair esaslı hataya düşülerek arabuluculuk görüşmeleri sırasında ödenmemesi gereken bir tutarın hüküm altına alındığı görüldüğünü, bu nedenle kamu zararının ortaya çıkmaması için tedbir kararı verilerek arabuluculuk anlaşma belgesinin tedbiren icrasının durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı müvekkili ............ geçirdiği trafik kazası sebebiyle ..../.... Arabuculucuk Esas Numaralı dosyada Davacı şirket ............... ile 15.000,00-TL (On beş bin TL) ödenmesi konusu kararlaştırıldığını, sözleşme niteliğinde olan söz konusu arabulucuk tutanağında esaslı yanılma hükümleri sebebiyle geçersizliği öne sürülemeyeceğini, davacı .............. ödeme günü geldiğinde ödemeyi yapmadığını, söz konusu borç sebebiyle icra takibi başlatılmış ve bu süre içinde davacı şirketin herhangi bir itirazı olmadan takip kesinleştiğini, hem Arabuluculuk tutanağında miktar üzerinde anlaşma hem de icra takibine itiraz edilmemiş olması sebebiyle daha sonra açılan iptal davası dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilemesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın subut bulmadığından reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde, sözleşmenin esaslı hata nedeniyle iptaline ve yasal mevzuat çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, savunarak kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, arabuluculuk tutanağının iptali istemine ilişkindir.
Davalı ............. tarafından ............ Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılarak, 09/01/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası kaynaklı maddi zararın tazmini için başvuruda bulunulduğu, yapılan görüşmeler sonucu tarafların uzlaştığı ve zarar bedeli olarak 15.000,00 TL’nin ödenmesi kararlaştırıldığı ve 13/11/2020 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağının taraflar arasında imzalandığı anlaşılmaktadır.
6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/2. maddesine göre "Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır".
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan Arabuluculuk Son Tutanağının icra edilebilirlik şerhi verilerek ilam niteliğinde belge niteliğinde olduğu, ilam niteliğindeki belge için TBK'daki iradeye fesada uğratan hallere dayanılarak iptal talep edilemeyeceği gibi arabuluculuk sürecinin 09/10/2020 tarihinde başladığı, 13/11/2020 tarihinde anlaşma belgesi imzalandığı, 08/12/2020 tarihinde ödeme yapıldığı dikkate alındığında, sürecin 2 aylık süre zarfında tamamlandığı, ara buluculuk son tutanağının imzalanmasında irade fesadına uğratıldığı ve ödeme miktarının yanlış teklif edildiğinin davacı tarafça bu süre zarfında fark edilmesi gerektiği gibi, irade fesadının vaki olduğuna ilişkin delil sunulmadığı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince "hata iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacının basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğu, sözleşmenin sözleşme yapma özgürlüğü çerçevesinde yapılmış olduğu, davacının zarara uğradığından söz edilemeyeceği mahiyetindeki ilk derece mahkemesi karar gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-...... ......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarih ve.../...-..../.... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 80,70-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.-TL'nin mahsubu ile bakiye 21,40.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 01/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.......
Başkan
......
E-imzalıdır.
......
Üye
.....
E-imzalıdır.
....
Üye
......
E-imzalıdır.
......
Katip
..............
E-imzalıdır.