Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin limited şirket pay devrinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ödenen bedelin iadesi ve hak düşürücü süre değerlendirmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, limited şirket pay devri için ödediği bedelin iade edilmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep ederken, davalı ise pay devrinin gerçekleştiğini, tescilin davacının kusuruyla tamamlanamadığını ve davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunmuş; mahkeme, davanın süresinde açıldığını tespit ederek, limited şirket pay devrinin geçerliliği için Türk Ticaret Kanununun 595. maddesindeki emredici şekil şartlarının esas alındığını belirtmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1148 EsasKARAR NO : 2026/499DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/12/2025KARAR TARİHİ : 04/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 01/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; Büyükçekmece .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve bu nedenle takibin durdurulduğunu, akabinde itirazın iptali davası açıldığını, Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında görevsizlik kararı verildiğini ve dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderildiğini, bu mahkemenin .... Esas sayılı dosyasında arabuluculuk tutanağının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, sonrasında Bakırköy Arabuluculuk Bürosu’nun ..... sayılı dosyası üzerinden yapılan başvurunun anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine dayanak 17.01.2024 tarihli Büyükçekmece .... Noterliği’nin .... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi kapsamında davalı ....’e toplamda 213.000,00 TL (takip çıkışı 214.487,75 TL) ödeme yapıldığını, ancak uzun süre geçmesine rağmen pay devrinin gerçekleştirilmediğini ve yapılan ödemenin iade edilmediğini, bu nedenle müvekkilin hak kaybına uğramamak adına icra takibi başlattığını, davalının borcun bulunmadığı ve yetki itirazı ileri sürdüğünü ancak bu itirazların hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, alacağın likit nitelikte olduğunu beyan ettiği anlaşılmış olup, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz üzerine açılan işbu itirazın iptali davasının, İİK m.67/1 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, somut olayda borçlu itirazının 22.02.2024 tarihinde yapıldığını, hak düşürücü sürenin 22.02.2025 tarihinde sona erdiğini, işbu davanın ise 14.12.2025 tarihinde açıldığını, daha önce açılan davanın usulden reddedilmiş olmasının hak düşürücü süreyi kesmeyeceğini ve yeniden başlatmayacağını, bu nedenle davanın süre yönünden usulden reddi gerektiğini, esas yönünden ise 17.01.2024 tarihli Büyükçekmece .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi kapsamında davacıya ait payın müvekkile devredildiğini ve müvekkilin şirkete pay sahibi olarak girdiğini, 09.01.2024 tarihli genel kurul kararı ile pay devrinin pay defterine işlenmesi ve tesciline karar verildiğini, İstanbul Ticaret Odası’na yapılan tescil başvurusunun davacının isim/soyisim değişikliği nedeniyle eksik evrak gerekçesiyle iade edildiğini, eksikliklerin giderilmesine rağmen davacının karar defterine imza atmaktan imtina ettiğini ve ortaklıktan vazgeçtiğini bildirerek ödediği bedelin iadesini talep ettiğini, bu nedenle tescil işleminin gerçekleşmemesinin davacının kusurundan kaynaklandığını, pay devrinin noter huzurunda gerçekleştiğini, davacının ödediği bedelin iadesini istemesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca TTK m.405/2 uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, bu nedenlerle davanın haksız ve dayanaksız olduğunu beyan ettiği anlaşılmış olup, davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre pay devrinin geçersizliği nedeniyle ödenen bedelin iadesi talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 214.487,75-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Limited şirketlerde pay devri somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nun 595. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin yazılış şekli itibariyle emredici nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Burada öngörülen şekil devir sözleşmesi bakımından bir geçerlilik şartıdır.Limited şirketlerde pay devrinin ilk şartı 6102 sayılı TTK'nun 595/ (1) maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde;'' Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.'' hükmünü haizdir. Buna göre limited şirketler pay devrine ilişkin tasarruf işlemi, payı devretme ve devralma iradelerini açıkça ifade eden ve yazılı şekilde yapılması ve imzaları noter tarafından tasdik edilmesi gereken ortaklık payının devri sözleşmesi ile yapılır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup emredici niteliktedir. (Şeklin emredici olduğuna yapılan vurgu için bkz.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2021 tarih, 2020/1895 E- 2021/1873 K, 10/06/2020 tarih, 2019/4355 E- 2020/2784 K, 04/11/2019 tarih, 2018/5788 E- 2019/6746 K sayılı ilamları) Yargıtay ... HD. ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlandığı, taraflar arasındaki pay devrinin noterde yapıldığı, şirket iki ortaklı olup ortaklar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerekeceği, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. Somut olayda davalı şirketin tek ortaklı şirket olması hasebiyle yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca payını devreden davalı aynı zamanda ortaklar kurulunu da teşkil ettiğinden hisse devri sözleşmesinin ortaklar kurulu tarafından verilen muvafakat niteliğinde olduğunun kabulü gerekmekte olup, bu sebeple somut olayda pay devrinin geçerliliği için ayrıca ortaklar kurulu onayı alınmasına gerek bulunmadığı, maddede 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesinden farklı olarak pay defterine kayıt şartının aranmadığı, davalı tarafın devir işleminden vazgeçildiğine ilişkin noter evrakına eşdeğer bir belge sunmadığı, bu halde pay devrinin gerçekleştiğinin kabulü gerektiği ve davacının şirkete başvurup pay devrinin tescil ve ilanını talep edebileceği anlaşılmakla davacının pay devrinin gerçekleşmediği yönündeki iddiasının ispata muhtaç olduğu ve ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 3662,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.930,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 04/05/2026Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır