Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan cari hesap fatura borcunun tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla bir şirketin başlattığı icra takibine karşı davalının haksız itirazını iptal etme talebiyle açılan davada, davalının faturalı ticari ilişkiden doğan 122.000 TL tutarındaki asıl borcunu ödememesi ve icra takibine itiraz etmesi üzerine, zorunlu arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalmasının ardından mahkemenin atadığı bilirkişinin her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerini inceleyerek davacının alacaklı olduğunu kesinleştirmesiyle, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilerek, icra inkar tazminatı hükmedilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/855 EsasKARAR NO : 2026/496DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 23/09/2025KARAR TARİHİ : 04/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 01/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı ... vekili tarafından 23.09.2025 tarihinde sunulan dava dilekçesinde, müvekkil şirket ile davalı ... arasında faturalara dayalı cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalının müvekkil şirketten kanal ızgara ve kimyasal arıtma sistemi satın aldığı, düzenlenen faturalar karşılığında davalının kısmi ödeme yaptığı ancak cari hesapta 122.000 TL tutarında bakiye borç kaldığı, davalının borcunu ödememesi üzerine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 122.000 TL asıl alacak ve ferileriyle birlikte toplam 154.221 TL tutarında icra takibi başlatıldığı, 08.05.2025 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine davalı vekili tarafından 12.05.2025 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu, dava öncesinde zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğu ve 16.06.2025 tarihli son tutanak ile tarafların anlaşamadığı, davalının borca yönelik itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle alacağın sabit olduğunun anlaşılacağı, müvekkilin alacağının likit ve belirlenebilir nitelikte bulunduğu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalının alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin talep edildiği, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesinin istendiği belirtilerek itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 154.221,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Tarafların 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapılmış olduğu, Tarafların defter kayıtları birbiri ile uyumlu olup kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan asıl alacak olarak 122.000,00 TL alacaklı olduğu, İcra-inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı konusunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu " denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla tarafların ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere her iki taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmuştur. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 122.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 122.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya dair talebin REDDİNE, 2-122.000,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 8.333,82 TL ilam harcından peşin alınan 1.862,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.471,82 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 1.862,00TL Peşin Harç olmak üzere toplam 2.477,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.638,93 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 961,07 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 497,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.497,50 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 6.722,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 32.221,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2026Katip ...✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır