İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinde, trafik kazasında sürekli sakat kalan davacının sigorta şirketinden tazminat talebinin reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, 31.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında felç kalan motosiklet sürücüsünün, kazaya karışan kamyonetin sigorta şirketinden sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakım giderleri tazminatı talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin hatalı bilirkişi raporu ve eksik incelemeye dayanarak davanın reddine karar vermesi üzerine, davacı vekilinin, kaza tespit tutanağının ve bilirkişi incelemesinin yanlış beyanlar ve olay yerinin keşfi ile tanıkların dinlenmemesi gibi usuli eksiklikler içerdiğini ileri sürerek, kararın bozulması ve olayın yeniden incelenmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: 2023/1617 KARAR NO : 2026/1258İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 20/01/2023NUMARASI : 2021/617 Esas - 2023/42 KararDAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ: 22/05/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.08.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ... Poliçesi ile sigortalanmış ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nın sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkili ...'ın motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybederek yerde sürüklendiğini ve kamyonete çarparak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralanarak sürekli sakat kaldığını, kaza tespit tutanağı tamamen davaya sebebiyet veren ... ve babasının beyanları dikkate alınarak düzenlendiğini, yine tanık olarak beyanı alınan ve olayı gördüğünü iddia eden ...'nın ifadesi de olayı aydınlatır nitelikte olmadığını, davacı müvekkil kazadan sonra genç yaşında felç kaldığını, asli kusurla kazaya sebebiyet veren sürücünün kullandığı ... plakalı aracın sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'ye başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek müvekkilinin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 5.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 400 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100 TL bakım/bakıcı gideri'nin davalı sorumluluğu, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan azami poliçe teminatı limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... plakalı araç, müvekkil şirkete 31/12/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 390.000 TL olduğunu, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ... genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusur araştırılması yapılması gerektiğini, davaya konu kazada davacı motorlu bisiklet sürücüsü olduğunu, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibat kullanım durumu tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;28.04.2022 tarihli ATK trafik ihtisas dairesi kusur raporunda yer alan tespitleri ve yapılan kusur dağılımını kabul etmediklerini, deliller toplanmadan, eksik inceleme ile düzenlenen raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, soruşturma aşamasında alınan ifadelerin fahiş çelişkiler içermekte olup kaza tespit tutanağı da ilgili kolluk personeli tarafından yanlış beyanlara göre düzenlendiğini, kazanın meydana geldiği yol incelendiğinde tutanaklarda belirtilenin aksine pikap ile motosikletin burun buruna gelmiş olduğunu, yolun eğimi ile genişliği incelendiğinde ve kaza anını gören üç tanık dinlendiğinde pikap modelinin otomobilin yolun ortasında seyrettiği, motosiklet sürücüsünün kazadan kaçma imkanının bulunmadığının tespit edileceğini, bilgi sahibi tanıkların keşif mahallinde dinlenilmeden, kaza anını görmediğini beyan eden görgü tanığı ile diğer araç sürücüsünün beyanları doğrultusunda düzenlenen tutanaklarla dosyasının kusura gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kazanın nasıl meydana geldiğinin keşif sonucu tarafların ve tanıkların dinlenmesi ile açığa çıkabileceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 31/08/2019 günü davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken karşı istikametten gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet arasında trafik kazası meydana gelmiştir.Olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında; motosiklet sürücüsünün KTK'nın 52/1-a maddesini ihlal ettiği, kamyonet sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı, belirtilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre; davacı sürücü ..., idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri sınırları içerisindeki standartları düşük olan köy yolunda seyir halinde iken hızını yolun geometrik özelliği ile mahallin şartlarına uygun bir seviyeye göre ayarlaması ve seyrini emniyetli olacak şekilde uygun sürüş dinamiklerine göre sürdürmesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin seyrettiği ve tatbik ettiği fren akabinde aracının üzerinden ön ileriye düşmesi/savrulmasıyla meydana gelen olayda %100 oranda asli kusurlu, sürücü ..., idaresindeki kamyonet ile seyir halinde iken kaza mahalli mevkiye geldiği sırada karıştığı olayda; kazaya etkenlik arz eder nitelikte hatalı tutum ve davranışı saptanmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece hükme esas alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağının birbiri ile örtüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü, alınan kusur raporuna göre de davacının tam kusurlu olması, davalının aracında her hangi bir hasar bulunmadığının kaza tespit tutanağı ile tespit edildiği nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince ayrıca keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmamış olmasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026