Bakırköy Ticaret Mahkemesinde uluslararası taşıma sözleşmesinden doğan ödenmemiş navlun alacağı için açılan itirazın iptali davasında bilirkişi incelemesiyle ticari defterlerin delil niteliği.
Özet: Davacı uluslararası taşımacılık firması, davalıya ait sıvı el sabunu emtiasının Türkiyeden Moğolistana taşınması hizmetini tamamladığını ve bu hizmet karşılığında kalan 1.250 USD navlun alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiş; davalı ise borcu reddederek aralarında geçerli bir hizmet veya cari hesap sözleşmesi olmadığını, takibe dayanak belge sunulmadığını savunmuş; mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, ancak her iki tarafın da ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/384 EsasKARAR NO : 2026/489DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 30/04/2025KARAR TARİHİ : 30/04/2026KARARINYAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya ait "sıvı el sabunu" emtiasının Türkiye'den Moğolistan'a taşınması işinin müvekkili tarafından üstlenildiğini; söz konusu taşıma işinin tam ve sorunsuz bir şekilde tamamlanarak emtianın alıcısına teslim edildiğini; taşıma hizmeti karşılığında navlun faturaları düzenlendiğini ancak cari hesap kayıtlarına göre davalının 1.250-USD tutarında bakiye borcunun kaldığını; bu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu; uyuşmazlığın çözümü için başvurulan Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı dosyasında yapılan görüşmelerin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını; davanın CMR Konvansiyonu ve ilgili mevzuat hükümlerine dayandığını, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu ileri sürerek; davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına (işlemiş faiz hariç olmak üzere), borçlunun haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında "borçlu" sıfatını doğuracak hukuka uygun bir hizmet ilişkisi veya borç doğuran bir bağın mevcut olmadığını; davacı tarafın "faturaya dayalı cari hesap navlun alacağı" şeklindeki iddiasının belirsiz ve soyut olduğunu; Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, icra takibine dayanak teşkil eden herhangi bir fatura, taşıma sözleşmesi veya belgenin icra dosyasına sunulmadığını; icra takibindeki borç sebebi ile dava dilekçesinde ileri sürülen borç sebebinin (navlun alacağı/cari hesap alacağı ayrımı noktasında) farklılık arz ettiğini; itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık kuralı gereğince, takipte gösterilen sebep dışındaki bir nedene ve belgeye dava aşamasında dayanılamayacağını; davacının hangi hizmete veya hangi faturaya istinaden alacak talep ettiğinin ödeme emrinden anlaşılamamasının usule aykırılık teşkil ettiğini; davacının kötü niyetli olarak ve haksız kazanç sağlama amacıyla hareket ettiğini savunarak; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız takip başlatılması nedeniyle davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... LOJİSTİK ANONİM ŞİRKETİ borçlusunun ..... İNŞAAT VE TEKSTİL SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, 1.269,95-USD üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasına SMM ve Karayolu Taşımacılık uzmanı bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 19/12/2025 tarihli raporunda özetle; " Davacı ve davalı firma arasında cari hesap sözleşmesine rastlanılmadığı, Davacı ..... Lojistik A.Ş.” nin 2024 yılı e-defter olduğundan, beratlar usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, berat verildikten sonra herhangi bir kayıt yapılmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu işlemle sınırlı olarak yapılan incelemede, usul yönünden bir aykırılığın olmadığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalı ..... İnşaat ve Tekstil San. Dış Tic. Ltd. Şti. nin 2024 yılı e-defter olduğundan, beratlar usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, berat verildikten sonra herhangi bir kayıt yapılmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu işlemle sınırlı olarak yapılan incelemede, usul yönünden bir aykırılığın olmadığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalı ve davacı cari hesap ekstreleri ve yevmiye defterleri incelendiğinde davacı firmada görünmeyen fakat davalı firmada görünen 05.03.2024 tarihli ..... sayılı 34.547,59.-TL tutarındaki fatura davacı firma yevmiye defter kaydı incelendiğinde dava dışı ..... Elektrik adına düzenlendiği fakat davalı yevmiye defterinde ve cari hesabında ..... fatura numarası ile kayda alınan faturanın ...... numaralı e arşiv faturası olduğu tespit edilmiş ve bu faturanın da davalı firma tarafından iptal edildiği görülmüştür. Davalı firmanın düzenlemiş olduğu 29.03.2024 tarihli ..... numaralı 232.269, 12.-TL tutarında, ..... numaralı 9.677.,88.-TL tutarında ve ..... numaralı 35.485,56.-TL tutarındaki faturalara istinaden davalı firma cari hesabında ve yevmiye defter kaydında 23.04.2024 tarihinde düzenlenmiş ...... numaralı 35,485,56.-TL tutarında, ...... numaralı 9.677,00.-TL tutarında — ve ...... numaralı 232.269,12.-TL tutarında 3 adet fatura düzenlediği sonrasında 03.05 20.24 tarihinde ..... numaralı 35.485,56.-TL tutarında, ...... numaralı 9.677,00.-TL tutarında ve ..... numaralı 232.269,12.-TL tutarında 3 adet fatura daha düzenlediği görülmüştür. Bu faturaların davacı firma tarafından cari hesap ve yevmiye defter kayıtlarında 03.05.2024 tarihinde bulunan .... numaralı 35,485,56.-TL tutarında, ...... numaralı 9.677,00.-TL tutarında ve ..... numaralı 232.269,12.-TL tutarında 3 adet fatura görülmüş olup diğer 3 faturanın görünmediği ve farkların bu faturalardan kaynaklanmış olduğu, Davacı firma cari hesap alacağının 1.250,00 USD olduğu, Merkez Bankası Döviz dolar Mevduatına Devlet Bankalarınca “fiilen ödenen” Faiz Oranları Üzerinden Hesaplamasının 45,74.-USD olacağı ve toplam alacağının 1.295,74.-USD olacağı, Gerçekte takam dolar kuru üzerinden hesaplanmış olsa da Sayın Mahkeme aksi kanaatinde ise; Davacının cari hesap alacağı 1.250,00 USD tutarın fatura tarihindeki Merkez Bankası Döviz kurları efektif Dolar döviz satış kuru hesaplandığında 40.498, 1 1.-TL alacağının olduğu, temerrüt faiz 2025 yılı 8.985,70.-TL 2025 yılı 958,46.-TL toplam faiz 9.944,16.-TL olacağı, toplam faizler dahil alacağının 50.442,27.-TL olarak hesaplanacağı, T.T.K. Madde 850'den anlaşılacağı üzere Taşıyıcı taşıma sözleşmesine istinaden aldığı eşyayı teslim adresine götürmeyi ve alıcıya teslim etmeyi, buna karşılık gönderici taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. Taşıma ücretini ödeme gönderenin asli yükümlülüğüdür. Bunun nedeni kanunun ücret ödenmesi ve ücretin ödenme zamanını içeren hükümlerin tamamlayıcı mahiyette olmasıdır. Aynı zamanda TTK, m. 870/1'e göre; “taşıma ücreti eşyanın tesliminde ödenir kanaatine varıldığını" belirtmiştir. Mahkememizin 23/01/2026 tarihli ara karar ile itirazların değerlendirilmesi noktasında dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 01/04/2026 tarihli ek raporda özetle; " 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 3095 sayılı kanun kapsamındaki kanuni faiz oranı yıllık 9024 olarak uygulanmaktadır. Sözleşmeyle belirlenmemiş borç ilişkilerinde, gecikme faizi veya temerrüt faizi olarak uygulanan bu oran, 21.05.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 9469'dan 9424'e yükseltilmiştir. Davacının alacağı olan 40.498,11.-TL tutarın Fatura tarihi *30 günden icra tarihine kadar hesaplanmış yasal faizinin 4.681,84.-TL olacağı, toplam alacağının 45.179,95.-TL olacağı, Kök raporda davacının icra dosyasında istemiş olduğu Merkez Bankası Döviz (dolar) Mevduatına Devlet Bankalarınca “fiilen ödenen” Faiz Oranları Üzerinden Hesaplamaya göre Davacının cari hesap alacağının 1.250,00 USD olduğu, Merkez Bankası Döviz dolar Mevduatına Devlet Bankalarınca “fiilen ödenen” Faiz Oranları Üzerinden Hesaplamasının 45,74.-USD olacağı ve toplam alacağının 1.295,74.-USD olacağı, Yine kök raporda hesaplanmış olan Temerrüt faizine göre Davacının cari hesap alacağı 1.250,00 USD tutarın fatura tarihindeki Merkez Bankası Döviz kurları efektif Dolar döviz satış kuru hesaplandığında 40.498,11.-TL alacağının olduğu, temerrüt faiz 2025 yılı 8.985,70.-TL 2025 yılı 958,46.-TL toplam faiz 9.944,16.-TL olacağı, toplam faizler dahil alacağının 50.442,27.-TL olarak hesaplanacağı, bu konuda Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, Davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde “Herhangi bir şekilde aleyhe anlama gelmemek şartıyla belirtmek istediğimiz bir diğer husus da Sayın Bilirkişi tarafından Müvekkil Şirket tarafından kesildiği açıkça belirtilen iade faturalarının Sayın Bilirkişi tarafından dikkate alınmamaları açıkça usule ve yasaya aykırı olmuştur. Şöyle ki; Müvekkil Şirket tarafından düzenlenip davacı tarafa gönderilen İADE faturaları temel fatura olarak düzenlenmişlerdir. Davacı tarafça da müvekkil " temel fatura " şeklinde düzenlediği iade faturaları usulüne uygun olarak noter aracılığı vs. ile itiraz ve/veya iade edilmemişlerdir.” Yazdığı ür fakat davalı firma tarafından temin edilen iade faturaları incelendiğinde faturaların açıklama bölümündeki hangi faturaya iade ise o fatura numarasının yazdığı ve davalı firmanın düzenlemiş olduğu 6 adet iade faturasının her 2 tanesinde de aynı fatura numarasına tinaden iade yapıldığı yazmış olduğu görülmüştür. Davalı tarafından Düzenlenmiş faturaların örneğin ..... numaralı faturanın açıklama bölümünde ..... numaralı faturaya istinaden iade düzenlendiği yazarken ...... numaralı faturada da ...... numaralı faturaya istinaden iade düzenlendiği yazmakta" olduğunu belirtilmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasına konu edilen taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında doğduğu iddia edilen cari alacağın sabit olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.HMK'nın 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan rapordan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında taşıma ilişkisinin varlığının sabit olduğu, bu bakımdan davalı yanın taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığına dair iddianın yersiz olduğu, tarafların defter ve kayıtlarına göre alacak-borç durumunu farklılık arz ettiği, bu farklılığın alınan kök ve ek raporlarda da isabetli şekilde tespit edildiği üzere davalı tarafından davacıya kesilen üç adet mükerrer nitelikteki faturadan kaynaklandığı, bu bağlamda mükerrer nitelik arz ettiği kanaatine varılan bu üç fatura dikkate alınmaksızın tarafların karşılıklı ticari defter ve kayıtlarına göre, defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu ve bu uyum doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.250,00-Euro alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafça ispatlanan asıl alacak yönünden itirazın iptaline, bu alacağın faturalara dayalı hesaplanabilir ve likit nitelikte olması gözetilerek kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ ile, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 1.250,00-USD asıl alacak bakımından İPTALİNE,Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 9.609,07-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.281,97-TL ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.666,57-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 13.000,00-TL bilirkişi ücreti, 60,00-TL posta masrafı, 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 14.290,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim .....