İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ücreti ödenmeyen otoyol ve köprü geçişlerinden kaynaklanan icra takibine itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın yaklaşık ispat ilkeleri doğrultusunda incelenmesine yönelik istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki metin, bir otoyol işletmecisinin, araçlarıyla ihlalli geçişler yapan bir davalıdan alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında talep ettiği ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacı vekilinin bu ara karara karşı yaptığı istinaf başvurusunu değerlendirmektedir; incelemede, icra ve iflas hukuku kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığına dair "yaklaşık ispat" koşulunun arandığı, bu bağlamda yazılı belgeye dayalı bir ispat zorunluluğu olmayıp, hakimi alacağın varlığına ikna edecek delillerin yeterli olduğu ve hukuki işlemlerde belgelere dayalı delil sunmanın tercih edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/770 EsasKARAR NO:2026/843T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ:06/04/2026 NUMARASI:2026/290 EsasDAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:11/06/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:... Köprüsü ve ... Otoyolunun (Otoyol) işletmesinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü davalıya ait ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... plakalı araçlarla 16.09.2022 ve 03.03.2025 tarihleri arasında birden fazla kez ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapılmıştır. yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine ve ayrıca davalının uyap sorgusu sonucu elde edilecek malvarlığı üzerine borca yetecek kadar olan kısmının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece 06/04/2026 tarihli ara karar ile; Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi değerlendirildiğinde; davacının iddia ettiği ihlalli geçişlerin varlığı, sayısı ve bedelinin yargılama ile ortaya çıkabileceği gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Ara karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının, adına kayıtlı araçlar ile müvekkili işletmesine ait olan yol ve köprülerden ücretlerini ödemeksizin geçtiğini, davalıya ait araçların otoyolu kullandığı araçlarda HGS hesaplarının müsait olmadığını, HGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalının sorumluluğunda olduğunu, ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemlerin yasaya uygun şekilde yürütüldüğünü, dava dilekçesi ekinde icra takibine dayanak olarak ihlalli geçiş listesi, provizyon sorgu dökümü ve görüntü kayıtlarının sunulduğunu, bu belgelerin tamamının alacağın ispat ettiğini ve yaklaşık ispat koşulunu sağladığını belirterek davalının malvarlığından borca yetecek kadar olan kısmının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından buna yönelik ara karar istinaf edilerek ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı aleyhinde 407.947,50 TL asıl alacak, 96.252,25 TL işlemiş faiz ve 19.250,32 TL KDV olmak üzere toplam 523.450,07 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresi içinde borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır.Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir. Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir.Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin listenin ve araçların geçiş anına ilişkin görüntülerin dosyaya sunulduğu, buna göre İİK'nun 258. maddesinde yer verilen kanaat getiren delillerin gösterilmiş olduğunun kabulü ile teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin asıl alacak 407.947,50 TL üzerinden %15 teminat mukabilinde kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/290 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 06/04/2026 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,2-a)İcra ve İflas Kanununun 257/1 fıkrasına uygun görülen ihtiyati haciz talebinin 407.947,50 TL asıl alacak üzerinden KISMEN KABULÜNE,b)İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda borçlu tarafın menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının 407.947,50 TL asıl alacak ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE,c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Davacı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine, 5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.06.2026