İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde, hareketli kablo kanalı üreticisinin özgün tasarımına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla eski çalışan aleyhine açılan dava.
Özet: Hareketli kablo kanalı sektöründe özgün ve tescilli tasarımlarıyla lider konumda olduğunu belirten davacı, eski çalışanı tarafından kurulan davalı şirketin, müvekkilinin ticari sırlarını, kalıplarını ve tescilli alüminyum profil ile kapak tasarımlarını kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu ve sınai mülkiyet hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, tecavüz fiilinin tespitini, durdurulmasını, taklit ürün ve üretim araçlarına el konulmasını, imhasını, kararın ilanını ve toplam 40.000 TL maddi ve manevi tazminatın faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

T.C.

İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/159 Esas
KARAR NO : 2023/99
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2021
KARAR TARİHİ : 23/11/2023
Davacı vekili tarafından 06/12/2021 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2004 yılında İzmir’de kurulmuş ve "hareketli kablo kanalı" sektöründe Türkiye'de ve dünyada ilk kez kullanılan özgün ürünlerle taşıyıcı sistemleri üretiminde tamamen yerli üretim parçalar kullanarak alanında lider firma olduğunu, karşı tarafın, müvekkili şirkette 01.10.2011 - 07.03.2019 tarihleri arasında çalışan ... tarafından, müvekkili şirketten ayrılmasından hemen sonra 26.04.2019 tarihinde kurulmuş tek ortaklı bir şirket olduğunu, Müvekkili şirketin izni olmadan davalının tescilsiz tasarımın korumasında olan sınai mülkiyet hakkına tecavüz etmeyi sürdürdüğünü, tescilsiz koruma kapsamında olan özgün tasarım ile ilgili başvurular yapılmış ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nun... no'lu Tasarım Tescil Belgesi ile tasarımlar tescil edilmiş olduğunu, Türkiye'de ve dünyada hareketli kablo taşıyıcısı olarak farklı modeller ve ölçülerde kablo taşıyıcıları üretilmekte olduğunu, Kablo taşıyıcısının ana parçaları, gövde, profil ve kapak olduğunu, Müvekkili şirkete ait tasarımın diğerlerinden farkının kablo taşıyıcısının alüminyum profili ve bu profile uyumlu olarak tasarlanan kapak olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun 2021 ... no'lu Tasarım Tescil Belgesi ile tescil edilen profil ve kapakların dünyada ilk kez müvekkili şirket tarafından tasarlanmış, uzun süre denemeleri yapıldıktan sonra en verimli hale getirilerek tercih edilen bir ürün haline gelmiş olduğunu, Davalı şirketin tek ortağı ve yöneticisi ...'ın, 7.5 yıl müvekkili şirkette çalıştıktan sonra ayrılır ayrılmaz müvekkili şirketin unvanı ile karışıklığa yol açacak bir şirket unvanı ile ticarete başladığını, müvekkili şirkette çalıştığı sırasında edindiği ticari bilgi ve sırlardan faydalanarak ve müvekkili şirkete ait kalıpları kullanılmasını sağlayarak aynı ürünleri ürettirdiğini, dava açılması üzerine özgün ürün olan kalıpların bire bir aynısını yaptırarak üretime devam ettiğini, müvekkili şirketin 2004 yılından bu yana yarattığı kalitenin sonucu olan haklı güvenden ve özgün tasarımın emsallerine olan üstünlüğünden yararlanarak, müvekkili şirketin bayi ve müşterilerine pazarladığını, Taraflar araında devam etmekte olan davada karşı tarafın kalıplar yaptırdığına ilişkin açık beyanları ve satın alınan ürün ile orjinal ürün karşılaştırılması sınai mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini açık ve net şekilde göstermekte olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun ...no'lu Tasarım Tescil Belgesi ile tescil edilen ürünlerin, haksız rekabet nedeniyle açılan dava devam etmesine rağmen üretmeye ve satmaya devam eden ... A.Ş.'nin, Sınai Mülkiyete konu ürünleri üretip satarak müvekkili şirkete ait tescilli tasarım hakkına tecavüz edildiğinin tespitini, tecavüz fiilinin durdurulmasını, tescile konu ürünlerin imalatında kullanılmak üzere yaptırılan alüminyum gövde ve kapak profilleri ve satılmak üzere monte edilen kablo kanallarının ve en önemlisi alüminyum kapak ve gövde profillerinin üretimi için kullanılan kalıplara, makinelere ve cihazlara el konulmasını, ayrıca bayilerde veya satış noktalarında satışa sevk edilen ürünlere de bulundukları yerde el konulmasını, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasını, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasını, haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine veya ilgililere tebliğ edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının fiilinden ötürü müvekkili şirketin uğradığı ve yoksun kaldığı kazançlar bakımından 20,000 TL MADDİ ve 20,000 TL MANEVİ zararın faizi ile birlikte giderilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı cevap dilekçesi özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde söz ettiği hareketli kablo kanallarının üretiminin 1950'li yıllardan 1950'li yıllardan beri tüm dünyada yapılmakta olduğunu, davacının iddialarındaki gibi özgün bir tasarım olduğu iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkilinin davacıya ait özgün tasarımları haksız rekabet yaratacak ve tescil hakkına tecavüz edecek şekilde kullandığı iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, Türkiye'deki ilk hareketli kablo kanalı üretiminin 1999 yılında Manisa'da kurulan... tarafından yapılmış olduğunu, davacı şirketin kurucularının 2004 yılında şirket kurulmadan önce...'ın ürünlerini satarak sektöre girmiş olduğunu, davacının İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi... E.sayılı dosyada, müvekkilinin ürünlerinin davacı şirketin kalıpları kullanılarak ürettirdiğini, ayrıca aynı kalıplardan müvekkilinin de yaptırdığını ve bu kalıplarla üretim yapacağını açık beyanlarla ikrar ettiği iddialarının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, Söz konusu dosyada davacı tarafın iddialarının ispatlanamamış olduğunu, dosyada keşif yapılarak bilirkişi raporları hazırlanmışsa da bu raporların yalnızca davacının getirdiği numuneler kullanılarak yapılmış olduğunu, zira davacının müvekkiline ait ürün üzerinde değişiklik yaparak kendi ürünlerine benzetmesi, hatta kendi ürününe müvekkilinin logosunu basarak taklitmiş gibi göstermesinin mümkün, hatta kuvvetle muhtemel olabileceğini, Bu sebeple huzurda görülen işbu davada bilirkişi incelemesi yapılacak olması halinde de davacının tek taraflı getireceği, uzun zamandır davacının uhdesinde bulunan, dolayısıyla davacının tasarrufu altında olan bir ürünün kabul edilmemesini talep ederek, davanın ve tedbir talebinin reddini istemiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkili şirketin "Hareketli kablo kanalı" sektöründe Türkiye'de ve Dünyada ilk kez kullanılan özgün ürünlerle taşıyıcı sistemler ürettiğini, müvekkili nezdinde çalışan ...'ın şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurduğunu, müvekkili şirket nezdinde çalıştığı dönemde edindiği bilgi ticari sırları müvekkilinin onayı olmadan kullanarak aynı konuda ürünler ürettirerek satışını yaptığını, söz konusu ürünleri kendisinin de üretip satacağını beyan ettiğini, buna gerekçe olarak ise davacının Sınai Mülkiyet Hakkı olmadığını beyan ettiğini, davalının bu haksız eylemlerinden vazgeçmediğini, müvekkilinin Sınai Mülkiyet Haklarına tecavüz etmeyi sürdürdüğünü, müvekkilinin özgün tasarımları hakkında TPMK nezdinde başvurular yaparak... sayılı tasarım tescil belgesi aldığını, bu tasarım tescil belgesine konu profil ve kapakların dünyada ilk kez müvekkili şirket tarafından tasarlanarak üretildiğini, müvekkilinin ürettiğinden başka Türkiye'de ve Dünyada aynı profil ve kapak tasarımı ile üretilen başka bir kablo taşıyıcısının bulunmadığını, henüz tasarım tescili bulunmadığı dönemde TTK'daki haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak davalı aleyhine, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını, müvekkili adına tescil tamamlandığında ise mahkememizdeki işbu davayı açtıklarını, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesindeki... Esas sayılı dosyada müvekkili lehine karar verildiğini iddia ederek, müvekkili adına... numara ile kayıtlı tasarım tescil belgesinden kaynaklanan haklara, davalı tarafça tecavüzde bulunulduğunun tespiti, tecavüz fiilinin durdurulması, tecavüzlü ürünlere el konulması, kararın ilanı ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın bahsettiği "hareketli kablo kanalları" nın üretiminin 1950'li yıllardan itibaren tüm dünyada yapılmakta olduğunu, davacı tasarımının özgün olmadığını, müvekkilinin davacı tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturabilecek kullanımının bulunmadığını, davacı şirket kurucularının, şirket kurulmadan önce Manisa'da kurulan... tarafından kablo kanalı üretimi yapılırken bu şirketin ürünlerini satarak sektöre girdiğini, davacı tarafın tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığını ayrıca İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında incelenen numunelerin müvekkili ile alakasının bulunmadığını, bu ürünlerin müvekkili tarafından satılmadığını, zaten faturanın dava dışı bir şirket veya işletme tarafından düzenlenmiş olduğunun dosyadan anlaşıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dava, tasarım tescilinden kaynaklanan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, kararın ilanı, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce, Sınai Mülkiyet Uzmanı, sektör uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerden oluşturulan heyete dosya tevdii edilerek, rapor ve ek raporlar aldırılmıştır. Söz konusu rapor ve ek raporlarda, davacı tarafça sunulan ve ürün satışına ilişkin olduğu belirtilen faturanın (...Açıklamalı 1945, 01 TR bedelli 01/11/2021 tanzim tarihli, dava dışı ...tarafından düzenlenen), davaya dayanak, davacı tasarımına konu ürüne ilişkin olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, ürün görsellerinin okunaksız olması nedeniyle tasarım kapsamında benzerlik mukayesesi yapılamadığı, davacının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinde tescilsiz tasarım nedeniyle haksız rekabet iddiasına dayalı olarak 08/11/2019 tarihinde... Esas sayılı davayı açtığı, bu şekilde tasarımın kamuya sunulduğu, tasarım tescil başvurusunun ise 25/02/2021 tarihinde yapıldığı, bu haliyle 6769 sayılı SMK 56. Maddesi hükmü gereğince tasarımın yenilik kriterini taşıyamayacağı, zira davacı beyanından daha önceki açmış olduğu dava tarihinden itibaren 12 aylık süre içerisinde tescil başvurusu yapılmadığı, bu süre geçtikten sonra yapılan başvuruya konu tasarımın yenilik vasfını taşımayacağı, ancak tescil sahibi lehine 6769 sayılı yasada belirtilen koruma haklarını sağlayabileceği, mali yönden yapılan inceleme ve hesaplamalar kapsamında 9940,32 TL değerinde varsayımsal lisans bedeli belirlenmesinin mümkün olabileceği, bu tutarın yoksun kalındığı iddia edilen kazanç tutarı olarak değerlendirilebileceği hususları ve tespitleri yer almıştır.
Dosya kapsamına, bilimsel ve teknik verilere uygun bulunduğu değerlendirilen raporlar mahkememizce benimsenerek hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 81.maddesinde tasarım hakkına tecavüz ve bu husustan kaynaklı tazminat taleplerine sebebiyet veren haller düzenlenmiştir. Kanunda düzenlenen fiillerin bir veya bir kaçı gerçekleştiğinde kanunda düzenlenen tazminat halleri gündeme gelecektir. Yine 6098 sayılı TBK'nun 49.maddesinde haksız fiil ve tazmin sorumluluğuna ilişkin genel düzenlemeler bulunmaktadır. Bu genel düzenlemeler kapsamında tazminat talep edilebilmesi hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
6769 sayılı SMK'nun 81.maddesinde tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarma, ithal işlemine tabi tutma, ihraç etmek, tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları 3. Kişilere devretmek, tasarım hakkını gasp etmek şeklinde belirtilen eylemlerin tasarım hakkına tecavüz sayılacağı düzenlenmiştir. Yine kanunun 149.maddesinde sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini ve bu kararın ilanı hususlarında mahkemeden talepte bulunabileceği hususları düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı taraf, davalının tasarım tesciline konu ürünleri üretip satarak tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunu iddia etmektedir. Bu hususa ilişkin dayanılan delil ise dosyada örneği bulunan (... Açıklamalı 1945, 01 TR bedelli 01/11/2021 tanzim tarihli, dava dışı ...tarafından düzenlenen) şeklindeki faturadır. Davalı taraf ise, söz konusu faturanın müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, ayrıca faturanın hangi ürüne ilişkin olduğunun ve davacı tarafın hangi tasarımından kaynaklanan haklarının ihlal edildiğinin belirli olmadığını ve bu delili kabul etmediklerini beyan etmiştir. Bu hususta, davalı tarafın inkara dönük savunmasının aksi davacı tarafça ispat edilememiştir. Bu sebeple mahkememizce bu konuda davalı beyanlarına itibar edilmiştir. Zira davacı tarafça dayanılan ve tasarım tecavüzüne konu ürünlere ilişkin olduğu ileri sürülen faturanın davalı tarafça düzenlenmediği, faturanın dava dışı ...isimli bir şahıs tarafından düzenlendiği, fatura içeriğinden faturaya konu ürünün davacının tasarım hakkı kapsamında bulunan bir ürüne ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı, diğer yandan söz konusu faturanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasına sunulduğu, bu davanın açılma tarihinin ise 08/11/2019 olduğu, başka bir anlatımla faturanın düzenlenme tarihinin dava açıldıktan sonraki bir tarih olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu faturanın davaya konu tasarıma ilişkin ürünlerle ilgisi bulunduğu hususunun ispat külfetinin davacıda olduğu, bu sebeplerle ise bu ispatın yapılamamış kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında yapılan tespitlere ilişkin raporda belirtilen ürünler hakkında, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından yapılan mukayeseler tasarım ve ürün analizleri değerlendirildiğinde, bu ürünlerin davacının tasarımına konu ürünlerle ayniyet veya benzerlik taşıyıp taşımadığının tespit edilemediği görülmektedir. Bu konuda ispat külfeti ise davacı taraftadır. Zira davacı iddiasını ispat etmek külfeti altında bulunmaktadır. Esasında davacı taraf yukarıda bahsedilen fatura ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasındaki rapora dayanmaktadır. Yukarıda izah edildiği üzere, söz konusu faturanın davalı tarafa ait olduğu ve davacının tasarım tesciline konu ürünlerine benzerlik veya ayniyet teşkil eden ürünlere ilişkin olduğu ispat edilememiştir. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında bulunan görseller hakkında ise bilirkişi heyeti tarafından herhangi bir değerlendirme ve tespit yapılamamıştır. Bu itibarla davacı bu iddiasını da ispat edememiştir.
Mahkememizce İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası getirtilerek incelenmiştir. Söz konusu dosya davacısının, mahkememizin işbu dosyasında da davacı bulunan ... Taşıyıcı Sistemleri San Tic AŞ. Olduğu, davalılarının ise işbu dosyamız davalısı... Kablo Taşıyıcı Sistemleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile... olduğu, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, yargılama neticesinde haksız rekabetin tespitine, men'ine, tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 15.204,88 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği kararın henüz kesinleşmemiş olduğu, karar tarihinin ise 01/06/2023 olduğu görülmüştür.
Değinilmesi gereken bir diğer husus ise davacının başka bir davalı ile dosyamızdaki davalı hakkında aynı taleplerle, aynı fiillere dayanılarak, aynı sebeplerle İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığı bu dava derdest ve ilgili mahkemesinde görülmekte iken davacının tasarım tescili alarak mahkememizde yine aynı fiillere dayanarak aynı sebeplerle, aynı taleplerde bulunarak huzurdaki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 114/1-H ve I bentlerinde davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunmasının ve aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmamasının dava şartı olarak düzenlendiği görülmektedir. Her ne kadar davacı taraf tasarım tescilinden önce aynı davayı haksız rekabet hükümlerine göre ticaret mahkemesinde açtığını, tasarım tescilinden sonra ise tescil belgesine dayanarak huzurdaki davayı açtığını beyan etse de davacının dayandığı tasarım tescil belgesi davanın mahiyetini, taleplerini ve taraflarını değiştirmemektedir. Bu itibarla davanın mahkememizde açılmadan önce başka bir mahkemede derdest ve görülmekte olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler, somut olayla birlikte değerlendirildiğinde; davacının davaya dayanak hususları ispat edemediği, davanın daha önceden açılmış derdest ve başka mahkemede görülmekte iken mahkememize açılmış olduğu, davacının tasarım tescilinin 6769 sayılı SMK 56. Maddesi hükmü gereğince yenilik vasfını taşımadığı, bu hususun davalı tarafça def'i olarak ileri sürüldüğü, bu kabuller kapsamında davada birden çok red sebep ve gerekçesinin bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır.
Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davanın REDDİNE,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (tecavüz tespiti ve önlenmesine ilişkin dava yönünden) hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. 13/4 maddesi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre (maddi tazminat talebi yönünden) hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. 10/3 maddesi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre (manevi tazminat talebi yönünden) hesap ve takdir edilen 20.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Alınması gereken 269,85 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 3.114,92 TL (peşin ve ıslah harç) harçtan mahsubu ile kalan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Davalı tarafından yapılan 23 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa iadesine,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 23/11/2023
Katip...
E imza
Hakim ...
eimza