İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, stok sayım hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi ve eksik ifa iddiaları üzerine açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalıya sağladığı 108.900 TLlik stok sayım hizmeti bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının hizmetin eksik ifa edildiği, anlaşılanın aksine daha az personel ile daha uzun sürede ve hatalı yapıldığı iddiasıyla kısmi ödeme yaparak itiraz etmesi üzerine, itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı ise davacının personel eksikliği, uzayan sayım süresi, sadece kafa sayımı yapılması ve %35lik hata oranı gibi gerekçelerle hizmetin gereği gibi ifa edilmediğini ve bu durumun kendisine zarar verdiğini ileri sürerek icra takibine itirazını sürdürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/10 Esas
KARAR NO : 2026/451
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2025
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, stok sayım işi ile iştigal etmekte olduğunu, davalı şirkete stok sayım hizmeti verdiğini, işbu hizmetin karşılığında icra takibe dayanak yapılan 108.900,00 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, iş bu alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibimizde ödeme emri, davalı şirkete elektronik olarak tebliğe çıkarıldığını, tebligatın alıcısı tarafından açıldığı günden 3 gün sonra davalı borçlu şirket müvekkili şirkete 35.000 TL ödeme yaptığını, buna ilişkin belgesini icraya sunarak borca kısmi itiraz ettiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takip durdurulduğunu, davalı borçlu, ... ve diğer şubelerindeki ürünlerin sayımı için müvekkilden fiyat teklifi alındığını, fiyat teklifinde anlaşılması üzerine sayımların hangi gün yapılacağı planlandığını, davalı şirket tarafından merkez depodaki ürün adet bilgisi müvekkil şirkete verildiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince önce merkez deponun sayım işlemine 05.09.2024 tarihinde başlandığını, müvekkili şirketin sayım işlemi 08.09.2024 tarihinde sona erdiğini, iş bu sayım işi kapsamında 55 personel ile davalı şirkete hizmet verdiğini, bunun karşılığında "... Stok Sayım Hizmet Bedeli" açıklamasıyla ... Seri Nolu 11.09.2024 Tarihli KDV Dahil toplam 108.900,00 TL bedelli fatura kesildiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket bu aşamada, stok sayım işinin gereği gibi ifa edilmediğini iddia ederek bir takım zarar iddiasında bulunmuş olduğunu, fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı şirketin aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emri, davalı şirkete elektronik olarak tebliğe çıkarıldığını, elektronik tebligatın alıcısı tarafından açıldığı tarih 18.10.2024 tarihi olduğunu, bu tarihten 3 gün sonra 21.10.2024 tarihinde müvekkili şirketin hesabına 35.000 TL yatırıldığını, davalı şirket, kısmi ödemeyle birlikte icra dairesine kısmi itiraz da bulunduğunu, bu itirazda "işin eksik yapılması nedeniyle uğranan zarar neticesinde alacaklı tarafa bildirim yapmak suretiyle kesinti yapılarak ödemenin yapıldığı başka bir alacağının bulunmadığı" beyan ve iddia edildiğini, iş bu itiraz, haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete verdiği stok sayım hizmetinde herhangi bir eksiklik ve hata bulunmadığını, müvekkili şirketin stok sayım sonuçları ile davalı şirketin sayım öncesi stok adeti olarak belirttiği adet miktarı aynı olduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra takibinin devamını, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi tarafından, 13.08.2024 tarihinde mail üzerinden davacı tarafa ... ve mağazalarda stok sayımı yaptırmak istendiği iletildiğini ve fiyat bilgisi için geri dönüş talep edildiğini, davacı taraf ile yapılan görüşmeler sonucunda merkez deponun stok sayımına 05.09.2024 tarihinde başlandığını ve sayım 08.09.2024 tarihinde bittiğini, 11.09.2024 tarihinde davacı tarafça, müvekkil şirkete "... Stok Sayım Hizmet Bedeli" olarak 108.900,00 TL'lik fatura gönderildiğini, Bunun üzerine 18.09.2024 tarihinde müvekkil şirketçe davacı tarafa mail yolu ile davacı tarafın düzenlediği faturaya istinaden stok sayım işinin gereği gibi ifa edilmediği, bu nedenle hizmet bedelinin ödenemeyeceği bildirildiğini, müvekkilin fatura içeriğini kabul etmediği, müvekkili şirket ile davacı taraf stok sayımının 2 gün içinde ve en az 20 kişilik bir ekibin çalışması ile yapılacağını kararlaştırdığını, ancak sayımın yalnızca ilk gün 20 kişilik bir ekip çalıştığını, takip eden günlerde taahhüt edilenden az sayıda kişi görevlendirildiğinden stok sayım süresi uzamış ve 4 günde sayım tamamlanabildiğini, sürecin uzaması nedeniyle müvekkili şirketin kendi personeli fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, davacı tarafça taahhüt edilenden daha az kişinin görevlendirildiği müvekkile gönderilen 09.09.2024 tarihli mailde açıkça ikrar olunduğunu, bunun yanında davacı tarafça stok sayımı yapılırken yalnızca kafa sayımı yapıldığını, okutma yapılmamış ve sonuç olarak %35 oranında hata içeren bir stok sayısı ortaya çıktığını, müvekkili şirket yaşanan aksaklıklardan ötürü birçok ekstra gider yaptığını ve zarara uğradığını, müvekkilce bahsi geçen hususlar ve stok sayım hizmeti ile ilgili olarak iade faturası düzenleneceği davacı tarafa bildirilmiş ancak davacı taraf, stok sayımında bir hata olmadığını ve kesilen faturada belirtilen miktarın ödenmesi gerektiğini ifade ettiklerini, taraflar arasında müvekkilin yapmış olduğu giderler ve sayımdaki eksiklik ile ilgili olarak telefon görüşmesi yapılmak istenmiş ancak davacı taraf, yapılan görüşmede müvekkili şirket çalışanı ...'ye tehditkar söylemlerde bulunduğunu, yaşananlardan sonra müvekkili ile davacının ticari ilişkisi devam etmediğini, müvekkili şirket normal şartlarda depo ve lojistik operasyonlarını kendi iç ekipleriyle yönetmekte iken şirket bünyesinde yeni alınan bir karar ile bu işin iş ortaklarına devri kararlaştırıldığını, bu doğrultuda şirkete ait depoda bulunan ürünler bahsi geçen karar ile iş ortağının deposuna nakliye edilmeden önce müvekkili şirket tarafından depodaki ürün sayısının kesinleşmesi, yeni depoya aktarılacak ürün sayısına göre nakliye işlemlerinin halledilebilmesi amacıyla davacı taraftan stok sayım hizmeti alındğını, müvekkili şirketin, iş ortağı olan üçüncü kişilerle ilişkisi bakımından da son derece önem arz eden stok sayımı davacı tarafça hatalı yapıldığı için müvekkili zarara uğradığını, zarar kalemleri arasında stok sayımının biteceği taahhüt edilen güne göre ayarlanmış ancak yapılamayan nakliye masrafları yer almakta olduğunu, yine deponun fiziki şartlarını görerek stok sayımının biteceği süreyi iki gün olarak taahhüt eden davacı tarafça zamanında sayım yapılmadığı için müvekkili şirket her gün için saynet tarafından gönderilen yirmi personele iki öğün olmak üzere ekstra yemek masrafı yaptığını, müvekkilin normal günlere oranla sayım günlerinde yapmış olduğu ekstra yemek masrafını göstermesi adına sayım tarihinde ve sayım tarihi öncesinde yemek masrafı için düzenlenen faturalar ekte sunulduğunu, bu itibarla davacı tarafın iddialarının aksine müvekkili şirketin hatalı stok sayımı nedeniyle yapmış olduğu masraflar denetlenebilir nitelikte olduğunu, kaldı ki sürekli faaliyet gösteren şirketler açısından stok sayımının ne denli önemli olduğu, sayımda ortaya çıkacak sonucun ticari kârı ve dolayısıyla vergi matrahını etkilediği bilinen bir gerçek olduğunu, nitekim müvekkili davacının hatalı ve eksik stok sayımı dolayısıyla iş yaptığı üçüncü kişilere karşı kendi raf sistemini baz alarak teslim yapmak zorunda kaldığını, dolayısıyla müvekkilin yapılan hatalı stok sayımı nedeniyle zarar uğradığını, haksız ve kötüniyetli davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; .... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizdeki dava 06/01/2025 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 108.900,00 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde takibe itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği tespit edilmiştir.
Bilirkişi ...'den alınan 19/01/2026 tarihinde alınan bilirkişi raporunda:" Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 17.10.2024 harçlandırma tarihinde ilamsız takiplerde ödeme emri ile takip başlatıldığı, Davacı şirketin işbu takip talebinde davalı şirkete düzenlediği 108.900,00 TL fatura alacağının tahsilini talep ettiği,11.09.2024 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 11.09.2024 tarih ve ... no.lu "... Stok Sayım Hizmet Bedeli" açıklamalı 108.900,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu,-21.10.2024 tarihinde davalı şirket tarafından davacıya yapılan 35.000,00 TL banka ödemesinin davalı lehine kayıt edildiği, Davacı şirketin 17.10.2024 icra takip tarihinde davalı şirketten 108.900,00 TL alacaklı olduğu, icra takibi ile istenilen tutarın davacının ticari defterleri ile uyumlu olduğu, İcra takibinden sonra dava tarihinden önce davalıdan davacıya 35.000,00 TL ödeme yapıldığı için 06.01.2025 dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 108.900,00 TL - 35.000,00 TL=73.900,00 TL alacaklı olduğu, dava esas değerinin bu nedenle 73.900,00 TL olarak belirlendiği, Takip talebinde takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, ödeme emrinde bir faiz oranı belirtilmediği, alacağın tahsiline kadar reeskont avans faizinin talep edildiği, Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığından sunulan CD deki eksiklikler için Sayın Mahkemenin 02.10.2025 tarihli ara kararı gereği davalı taraf ile iletişime geçilmediği, Davalı şirket tarafından davacı şirketin icra ve dava konusu ettiği faturaya karşı düzenlediği 17.09.2024 tarihli ... no.lu ve 108.900,00 TL bedelli faturanın, sunulduğu, bu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Diğer yandan davalı tarafından sunulan belgeler ile kendi içinde çelişki halinde olduğu, zira 11.09.2024 tarihli faturanın tamamı için 17.09.2024 tarihinde iade faturası düzenlendiği, bu durumda davalının kendisine göre davacıya borcu olmayacağı, ancak iade faturası ile borcunu sıfırlamasına rağmen davalının 21.10.2024 tarihine davacıya 35.000,00 TL ödeme yapmasının da anlaşılır olmadığı, Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, ancak sayım işleminin vaad edilen 2 gün yerine 4 günde tamamlanmasının tartışıldığı, ancak sözleşme olmadığından ve sayım işleminin denetlenebilir olmadığından bu gecikmenin makul olup olmadığı ile sözleşme olmadığından davacının kusuru ile makul olmayan bir gecikme sayılması halinde dahi sonuçlarının belirsiz olduğu," şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır.
Somut olayda davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 17.10.2024 harçlandırma tarihinde ilamsız takiplerde ödeme emri ile takip başlatıldığı, davacı şirketin işbu takip talebinde davalı şirkete düzenlediği 108.900,00 TL fatura alacağının tahsilini talep ettiği, 11.09.2024 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 11.09.2024 tarih ve ... no.lu “... Stok Sayım Hizmet Bedeli” açıklamalı 108.900,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, 21.10.2024 tarihinde davalı şirket tarafından davacıya yapılan 35.000,00 TL banka ödemesinin davalı lehine kayıt edildiği, davacı şirketin 17.10.2024 icra takip tarihinde davalı şirketten 108.900,00 TL alacaklı olduğu, icra takibi ile istenilen tutarın davacının ticari defterleri ile uyumlu olduğu, İcra takibinden sonra dava tarihinden önce davalıdan davacıya 35.000,00 TL ödeme yapıldığı için 06.01.2025 dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 108.900,00 TL – 35.000,00 TL=73.900,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirketin icra ve dava konusu ettiği faturaya karşı düzenlediği 17.09.2024 tarihli ... no.lu ve 108.900,00 TL bedelli faturanın sunulduğu, bu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, diğer yandan davalı tarafından sunulan belgeler ile kendi içinde çelişki halinde olduğu, zira 11.09.2024 tarihli faturanın tamamı için 17.09.2024 tarihinde iade faturası düzenlendiği, bu durumda davalının kendisine göre davacıya borcu olmayacağı, ancak iade faturası ile borcunu sıfırlamasına rağmeen ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davalı sayım sürecinin uzamasına ilişkin kendilerinde ek maliyetler oluştuğunu ve hizmetin süresinde verilmediğini beyan ederek eksik ödeme yaptığını savunmuştur. Taraflar arasında sözleşme olmadığından ve sayım işleminin denetlenebilir olmadığı, bu gecikmenin makul olup olmadığı ve davacının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı dosyadaki belgelere göre anlaşılamamıştır. Dosyada mevcut deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre
hizmetin eksik ya da ayıplı verildiğinin ispatlanamadığı gibi davalının ek maliyeti oluştuğu iddiası da ispata muhtaç kalmıştır. Davalı, dava dışı Misa Yemek Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.’nden davalıya düzenlenen 3 adet faturayı dosyaya ibraz etmiştir. Ancak bu faturalar için de ne kadarlık kısmının davacı kusurundan kaynaklandığı, 4 gün süren sayımda kaç personelin hangi saatlerde çalıştığı ve davalıdan yemek hizmeti aldığı, davalının dava dışı yemek firmasından aldığı bu faturalarda varsa davacının kusurundan kaynaklanan bir tutar bunu davalının davacıya yansıtma faturası olarak düzenlemesi gerekmekteyken böyle bir Faturanın da dosyada bulunmadığı anlaşılmış olup davacı tarafından hizmetin verildiği, davalının iddialarını ispatlayamadığı, davacının dava konusu kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış, bu sebeple davanın kabulüne, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile .... İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 73.900,00 TL asıl alacak bakımından aynen devamına,
2-Asıl alacağın %20'si oranında (14.780,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 5.048,11 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 717,53TL harcın mahsubu ile bakiye 4.330,58 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 717,53 TL peşin nispi harç ve 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.420,43 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 18.775,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/06/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır