İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında ödenen karar harcının tahsili için açılan itirazın iptali davasına yönelik istinaf kararı.
Özet: İncelenen hukuki belge, davacı şirketin daha önceki bir mahkeme ilamıyla davalı şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu bir karar harcını ödemesi nedeniyle, bu bedelin yarısı olan 84.680,12 TLlik kısmı için davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davalı borcun sorumluluk alanları dışında, muvazaalı işlemler sonucu oluştuğunu iddia ederek takibe itiraz ederken, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporu ışığında tarafların belirtilen harçtan müteselsilen sorumlu olduğunu tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2023 KARAR NO: 2026/734 TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 04/07/2022NUMARASI: 2021/205 Esas, 2022/454 KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 21/05/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...A.Ş. tarafından davalı/borçlu .... A.Ş. aleyhine, 270.336,10-TL tutarındaki alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından dosyaya ibraz edilen itiraz dilekçesi ile takibe, borca, faize ve tüm ferilere itiraz edilmesi suretiyle takibin durmasına sebebiyet verildiğini, dava dışı... tarafından ... A.Ş. ve ... A.Ş. aleyhine ikame edilen İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.12.2017 tarih, 2014/193 Esas ve 2017/677 Karar sayılı ilamı ile; "Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 158.593,75 TL karar harcından, davacı tarafından yatırılan 854,00 TL peşin ve 38.795,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 39.649,00 TL harcın mahsubu ile 118.944,75 TL bakiye harcın, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına" şeklinde karar verildiğini, bu tutarın müvekkili şirket ... A.Ş. tarafından 30.03.2018 tarihinde faiziyle birlikte 120.333,43-TL olarak İstanbul Hisar Vergi Dairesi'ne ödendiğini, davalı/borçlu borçtan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu için yarısı olan 60.166,71-TL ve işlemiş faiziyle birlikte 84.680,12-TL kadar müvekkili şirketin alacağı oluştuğunu, davalı/borçlu tarafından borca yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu öne sürerek davalının itirazının kısmen iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı .... A.Ş. arasında, 21.04.2007 tarihinde .... Noterliğinde ...yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi” düzenlendiğini, sözleşmenin düzenlenmesinin ardından .... A.Ş. ve diğer davalıların müvekkili aleyhine muvazaalı işlemler tesis ettiğini, ...'in iş bu dava açılmadan önce müvekkili şirketin ortağı olduğunu ve haksız şekilde ıskat edildiğini, akabinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/321 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucu genel kurul tarafından alınan bu haksız ıskat kararının iptal edildiğini, ancak bu süreçte davalılar tarafından muvazaalı işlemlerle şirketin içinin boşaltıldığını, dava konusu harç alacağının ise, müvekkilinin kabulü ve bilgisi dışında gerçekleşen ve sorumlu tutulamayacağı işlemlerden dolayı davacı tarafça ödenmiş olan harç tutarı olduğunu öne sürerek davanın reddine ve davacı aleyhine %20 icra inkâr/kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, davanın, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/193 Esas-2017/677 Karar sayılı ilamı ve iş bu ilamın istinafı ve temyizi kapsamında ödenen karar ve ilam harçlarının, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilen davalı- borçludan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın, 84.680,12-TL yönünden kısmen iptali ile takibin iş bu miktar üzerinden devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olduğu, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı- alacaklı tarafça, davalı- borçlu aleyhine, 39.805,64 TL Asıl alacak, 100,00 TL Asıl alacak, 120.333,43 TL Asıl alacak, 39.648,45 TL Asıl alacak, 41,89 TL işlemiş Faiz, 49.026,81 TL işlemiş Faiz ve 4.704,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam; 270.336,10 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğinin üzerine davalın süresinde, asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, alacaklı vekilinin yasal süresi içerisinde itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporda, az yukarıda ayrıntıları yazılı hususların tespit edildiği, bu haliyle yapılan değerlendirmede de, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/193 Esas-2017/677 Karar sayılı ilamı ve iş bu ilamın istinafı ve temyizi kapsamında ödenen karar ve ilam harçlarından, davacı- alacaklı ... A.Ş.'nin, davalı- borçlu ... .... A.Ş. İle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ve davacı-alacaklı şirket tarafından, mahkeme ilamı kapsamında vergi dairesine ödenen, 118.944,75 TL karar harcı ve 1.388,68 TL gecikme zammı olmak üzere toplam, 120.333,43 TL'nin 1/2'si olan 60.166,71 TL ile iş bu miktar üzerinden takip tarihine kadar işleyecek 24.513,41 TL işlemiş faizi davalı borçludan talep edebileceği gerekçesiyle davanın taleple de bağlı kalınarak kabulüne, ayrıca takip konusu asıl alacak likit olduğundan, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, tapu iptal tescil davasının açılmasına davacı tarafın sebep olduğu bu nedenle müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün olmadığı, davacı ile müvekkili şirket arasında 2007 yılında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, müvekkil şirket borcunu ifa ettiği ancak davacı tarafın borcunu eksik ifa ettiği, bu sebeple dava dışı... tarafından, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/193 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal tescil davası ikame edildiği ve dava sonunda 2 taşınmazın müvekkil şirket adına tescil edildiği, dava konusu harç alacağının, müvekkilinin kabulü ve bilgisi dışında gerçekleşen onun sorumlu tutulamayacağı işlemlerden dolayı davacı tarafça ödenmiş olan harç tutarı olduğu, tapu iptal tescil davasının açılmasına davacı tarafın sebep olduğu, davacı tarafın kusurlu hareket ettiği ve müvekkili şirkete karşı edimlerini yerine getirmediği, borcunu ifa etmediği, kötüniyetli olarak kendi kusurundan kaynaklı olarak açılan davanın harç masraflarının müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığı, mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan hukuka aykırı şekilde davacının davasının kabulüne karar verildiği, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada müvekkili şirket aleyhine bir hüküm kurulmadığı, hatta verilen kararın müvekkili lehine olduğu, müvekkili şirketin alacağına kavuştuğu, söz konusu davada müvekkilinin usulen davalı sıfatında olduğu, bu sebeple de müvekkilinin bahse konu harçlardan hiçbir sorumluluğu olmadığı, tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı tarafın, davalıyla birlikte davalı oldukları dava dosyasında aleyhlerine hüküm verildiği ve yargılama giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları, kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği, yargılama giderlerinin kendisi tarafından ödendiği ancak davalı tarafça payına düşen kısmın ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, davacı ve davalı tarafın davalı olduğu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1438 E., 2019/1555 K. sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen karara istinaden yargılama giderlerini ödeyen davacının ödediği tutarın yarısını davalıdan talep edip edemeyeceği hususundadır.İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davacı tarafından talep edilebilecek toplam alacağın (60.166,71 + 26.008,09) = 86.174,80 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ise de, davacı tarafça 84.680,12-TL yönünden itirazın iptalinin talep edildiği taleple bağlılık ilkesi itirazın iptaline esas olacak alacak miktarının 60.166,71-TL asıl alacak ve 24.513,41-TL işlemiş faiz olmak üzere talep edildiği gibi (60.166,71 + 24.513,41) = 84.680,12-TL, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi yürütülebileceği yönünde görüş bildiriliği, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, dosya incelendiğinde, tarafların davalı olduğu İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/193 Esas, 2017/677 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1438 E., 2019/1555 K. Sayılı dosyasıyla yapılan inceleme sonunda kararın kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulduğu, yargılama giderlerinden dosyada davalı olan tarafların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve ilk derece mahkemesince bu karar esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya istinaden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, davalı tarafın istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda ilk derece mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../07/2022 tarih ve 2021/... Esas, 2022/.... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.784,50 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.366,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.418,50 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.