Tapu iptali ve tescil davasında kadastro öncesi nedene dayalı taleplerde kısıtlılık süresinin hak düşürücü süreye etkisi ile kadastro tespit tutanağı olmayan parselde on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı.
Özet: Kadastro öncesi hukuki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacının kısıtlılık döneminin hak düşürücü süreyi kesmeyeceği gerekçesiyle birçok taşınmaz için açılan davanın reddine ilişkin alt mahkeme kararları onanırken, kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşılan bir parsel için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesindeki on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı ve bu taşınmaz yönünden işin esasına girilerek araştırma yapılması gerektiği belirtilerek karar bu kısım için bozulmuştur.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1453 E., 2025/384 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gediz 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/365 E., 2023/41 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından adli yardım istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve adli yardım isteğinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... , 69, 72, 63, 61, 74... ; 1 18... ; 1 20... , 5 ve 6; 1 11... ; 1 12... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9; 1 13... ve 3; 1 14... , 6, 7, 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 28.09.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacı; kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tescil edilen ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... , 282, 69, 72, 63, 61, 74... ; 1 18... ; 1 20... , 5 ve 6; 1 11... ; 1 12... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9; 1 13... ve 3; 1 14... , 6, 7, 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların esasen dedesi ...'den kendisine kaldığını, yapılan işlemlerin bir kısmına itiraz ettiğini ancak hastaneye sevk edilmesi sonucu hakkında düzenlenen sahte raporla kısıtlandığını ve dava açamadığını, daha sonra kısıtlanmasına gerek olmadığı anlaşıldığından hakkındaki kısıtlılık kararının kaldırıldığını, bu nedenle haksız olarak kısıtlandığı 2009 - 2019 yılları arasındaki dönemde geçen sürenin dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.Davalılar; davanın süresinde açılmadığını, iddiaların mesnetsiz olduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1 14... parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın pasif husumet yokluğundan, diğer taşınmazlar bakımından ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 28.09.2007 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi (17.09.2021) itibarıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davacının kısıtlılıkta geçirdiği sürenin hak düşürücü sürenin hesaplanmasında bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre 1 01... sayılı parsel dışındaki diğer taşınmazlar yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak; Dairemizin 23.02.2026 tarihli eksikliğin giderilmesi talep yazısı ile temin edilen kayıtlar ile Kadastro Müdürlüğünün 09.03.2026 tarihli yazısından; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın (446, 22... , arsa) yoldan ihdasen oluştuğu, taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmediği, taşınmaz başta ... Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıtlı iken 22.02.2013 tarihinde 442 sayılı Köy Kanunu'na göre davalı ... adına tahsis işlemi ile kaydedildiği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiş, kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar kapsam dışı tutulmuştur.Hâl böyle olunca; kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen çekişmeli 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı gözetilmek suretiyle işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.Açıklanan nedenlerle: Dava konusu 1 01... , 69, 72, 63, 61, 74... ; 1 18... ; 1 20... , 5 ve 6; 1 11... ; 1 12... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9; 1 13... ve 3; 1 14... , 6, 7, 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan ONANMASINA, Adli yardım isteği Dairemizce kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Davacının 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacının adli yardım isteği Dairemizce kabul edildiğinden harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.