Faydalı model tecavüzü davasındaki ihtiyati tedbir teminatından doğan maddi zarar alacaklarının tahsili için açılan itirazın iptali ve zamanaşımı itirazının değerlendirildiği dava.
Özet: Bu dava, önceki bir faydalı model tecavüz davasında davacı lehine alınan ihtiyati tedbir için bankada bloke edilen teminat mektubu bedelinin nemalandırılamaması ve komisyon ücretleri nedeniyle uğranılan maddi zararların tazmini amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, bu zararların davalının kötü niyetli tecavüzünden kaynaklandığını iddia ederek itirazın iptalini talep ederken, davalı vekili, davanın görevli mahkemeye açılmadığını ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasının ardından kanuni süresi içinde dava açılmadığı için talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/161 Esas
KARAR NO : 2023/87
DAVA : İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2021
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
Davacı vekili tarafından tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Mahkememizin... K. No.lu dosyası ile görülen "Faydalı Modele Tecavüzün Tespiti, Men'i. Maddi ve Manevi Tazminat Davasında taraflar çekişmiş, yargılama esnasında, müvekkililinin sahip olduğu faydalı modeli taklit suretiyle davalının imal ettiği müzik enstrümanları, talebimiz üzerine, tedbiren, davalının yeddieminliğinde muhafaza altına alınmış, davalının muhtemel zararına karşılık olarak da müvekkilinin Türkiye İşbankası tarafından düzenlenen 29.01.2015 tarih ve ...L tutarında teminat mektubu alındığını, beş yıl dokuz ay süren yargılama sonucunda, davalının kötüniyetle müvekkilinin faydalı modeline tecavüz ettiği tespit edilmiş ve dava müvekkili lehine sonuçlandığını, hükmün kesinleşmesi sonrasında, 12.11.2020 tarihinde, teminat mektubu, mahkememizce geri alınmış ve ilgili bankaya teslim edildiğini, müvekkilinin gerek teminat mektubu karşılığı 25.000.-TL'nin bankada bloke edilmesi nedeniyle nemalanamaması, gerekse teminat mektubu için ödediği komisyon bedelleri nedeniyle maddi zarara uğradığını, bu maddi zararın, davalının, müvekkilinin faydalı modeline kötüniyetle tecavüzü şeklinde oluşan haksız fiilden kaynaklandığını, davalının bu haksız fiili, mahkememizdeki yargılamada sabit bulunduğundan, tarafımızca Karşıyaka... İcra Md.nün ... sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı, takipte yer alan 1.441,96.-TL tutarındaki asıl alacak dışında, işbu takipte yer alan 7.329,00.-TL tutarındaki teminat mektubu komisyonuna, 29.459,00.-TL tutarındaki mahrum kalınan ticari faize, vekalet ücreti, yargılama giderleri, faiz ve ferilerine itiraz etmiş ve takip kısmen durduğunu, icra taleplerinde teminat mektubu için banka tarafından bloke edilen ve nemalanamayan 25.000.-TL'na, BDDK'nın o dönem için açıkladığı yıllık ortalama ticari faiz oranları uygulandığını, komisyon tutarı ise, Türkiye İşbankası'ndan alınan dekont uyarınca takibe yansıtıldığını, her iki tarafın da tacir olduğundan ve yargılamaya konu faydalı model, ticari bir meta olduğundan, ticari faiz uygulanmak gerekir" denerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı tarafın, sözkonusu takipte yer alan 7.329,00.-TL tutarındaki teminat mektubu komisyonu ve 29.459,00.-tl tutarındaki mahrum kalınan ticari faiz olmak üzere, toplam 36.788,00.-tl, artı vekalet ücreti, yargılama giderleri, faiz ve ferilerine itirazının iptali ile icra takibinin devamına; davalı tarafa, itiraza uğrayan takip tutarının en az %20'si tutarında icra inkår tazminatı yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebi ihtiyati tedbir kararının infazı aşamasında mahkemece aranan teminat ödemesi nedeniyle gerekçesi anlaşılamayan bir haksız fiil iddiası olduğundan görevli mahkemenin de asliye hukuk mahkemeleri olduğu düşüncesinde olduklarını, bu nedenle esasa girilmeksizin görev yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yanın talebinin dayanağı olarak ileri sürülen tedbir sürecinde önce İzmir Fikri Sınai Haklar Mahkemesi ... D.İŞ sayılı ihtiyati tedbir başvurusu kabul edilmiş; akabinde karşı yanca tedbir talebinin uygulanabilmesi için Mahkemece teminat depo edilmesine karar verilmiş, karşı yanca söz konusu teminat depo edilmiş, ihtiyati tedbir kararı infaz edilmiş ve tedbir kararı sonrası karşı yanca açılan İzmir Fikri Sınai Haklar Mahkemesi... E sayılı dosyası üzerinden görülen davada anılı tedbirin devam ettiğini, davacı lehine tesis edilen ihtiyati tedbir kararının 13.10.2016 tarihinde , İzmir Fikri Sınai Haklar Mahkemesi ...E sayılı kararı ile kaldırıldığını, yerel Mahkeme kararına karşı taraflarca istinaf ve temyiz yollarına müracaat edilmiştir. Karşı yanca istinaf yoluna başvurulduğu halde ihtiyati tedbir ile ilgili herhangi talepte bulunulmadığını, istinaf sonrası süreçte de karşı yanca yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulmadığını, sonuç olarak 13.10.2016 tarihinde ihtiyati tedbir kararı tüm hüküm ve sonuçları ile sona erdiğini, kabul manasına gelmemek üzere; HMK 399/3 maddesi uyarınca tazminat taleplerinin ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiş olup 13.10.2017 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğunu, Zamanaşımı üzerinden yıllar geçtikten sonra ileri sürülen tazminat talebi ve icra takibi açıkça kötüniyetli olup davanın reddi ile birlikte kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, haksız fiil iddiası yönünden incelendiğinde dahi ihtiyati tedbirin kaldırıldığı 13.10.2016 tarihi itibarıyla ileri sürülen zarar ve sorumlunun bilinirliği dikkate alındığında iki yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınsa dahi bu sürenin de 13.10.2018 itibarıyla geçmiş olduğunun apaçık ortada olduğunu, karşı yanca ileri sürülen dava dosyası ve dosyada mübrez bilirkişi raporları, uzman görüşleri incelendiğinde her ne kadar karar sonucu karşı yan lehine görünmekte ise de ihtiyati tedbir kararı nedeniyle asıl zarara uğrayan müvekkili olduğu gibi anılı dava nedeniyle müvekkilinin ciddi kayıplar yaşadığı ve sayılı saz imalat ustalarından biri olduğu halde bu dava nedeniyle mesleğini dahi bırakmak durumunda kaldığı müzik çevrelerinde bilindiğini, karşı yanın davaları samimiyetsiz ve mesnetsiz olup kişisel husumete dönüştüğünü düşündüren taleplerin ve icra takibinin kötüniyetli olduğu dikkate alınarak davanın reddi ile birlikte kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili, mahkememizin ... karar sayılı dosyasında davalı tarafça müvekkiline ait faydalı modele tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat talepleri ile yürütülen yargılama esnasında talepleri üzerine mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı tarafın muhtemel zararlarına karşılık olarak mahkemece 25.000,00 TL tutarında teminat öngörüldüğü, bu teminatı 29/01/2015 tarih ve TMDZ ... sayılı 25.000,00 TL bedelli teminat mektubu sunmak suretiyle yatırdıklarını, davanın kesinleşmesinin 5 yıl 9 ay sürdüğünü, dava sonunda davalı tarafın müvekkiline ait faydalı modele tecavüz ettiğinin tespit edilerek kesinleştiğini, bu süreç boyunca müvekkili tarafından teminat olarak sunulan teminat mektubundan dolayı müvekkilinin zarar uğradığını, zararın mahrum kalınan ticari faiz ve teminat mektubu komisyonundan oluştuğunu, bu alacak kalemlerinin tahsili için davalı aleyhine Karşıyaka... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe mahrum kalınan ticari faiz ve teminat mektubu komisyonu açısından itiraz ettiğini, takibin bu sebeple durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptali ile müvekkili yararına alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, HMK 399.maddesi gereğince dava açma hakkının zaman aşımına uğradığını, davacı lehine ... Esas sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının 13/10/2016 tarihinde kaldırıldığını, davacı tarafın esasa ilişkin karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmasına rağmen ihtiyati tedbir ile ilgili herhangi bir talepte bulunmadığını, ihtiyati tedbir kararının 13/10/2016 tarihinde tüm hüküm ve sonuçları ile sona erdiğini, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle asıl müvekkilinin zarara uğradığını, teminatın mektup şeklinde yatırılmasının davacının tercihi olduğunu, teminatın nemalandırılmasını talep hakkı bulunan davacının böyle bir talep ileri sürmediğini ileri sürerek davanın reddini ve kötü niyetle takip yapan davacının alacağın %20 oranında kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini savunmuştur.
Dava, ihtiyati tedbir teminatı olarak sunulan teminat mektubu dolayısıyla mahrum kalınan faiz geliri ve teminat mektubu komisyonu nedenlerine dayanan alacak talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, mahkememizin... D.iş sayılı dosyası üzerinden davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verildiği, ihtiyati tedbir kararı verilirken 25.000,00 TL tutarında teminat belirlendiği, davacı tarafça 29/01/2015 tarihli,... Bankası A.Ş. Mithatpaşa Şubesi'ne ait 25.000,00 TL tutarında kesin ve süresiz teminat mektubunun değişik iş dosyasına sunulduğu, dosyamız davacısı ... tarafından dosyamız davalısı ... aleyhine mahkememizin... Esas sayılı dosyasında faydalı modele tecavüzün tespiti ve tazminat istemleri ile dava açıldığı, dosya davalısı tarafından karşı dava olarak haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile davacı adına kayıtlı faydalı modelin hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminat istemleri ile karşı dava açıldığı, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davacı ...ün faydalı modele tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne 1000,00 TL maddi ve 6000,00 TL manevi tazminatın davalı...'dan alınarak, davacıya verilmesine, karşı davadaki hükümsüzlük ve maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine kararı verilmiş ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı kararı), karar temyiz edilmesi üzerine Yargıtay... Hukuk dairesinin...karar sayılı karar ile karar onanarak kesinleşmiştir.
Somut olayda, davacı taraf yukarıda tafsilatı verilen yargılama esnasında lehine verilen ihtiyati tedbir kararı kapsamında mahkemece öngörülen teminatı mektup şeklinde yatırdığını, bu mektup dolayısıyla komisyon ve mahrum kalınan ticari faiz nedeniyle karşı taraftan alacaklı olduğunu iddia etmektedir. Bu alacağın tahsili istemi ile ilgili olarak davalı taraf aleyhine başlatılan ilamsız takibe vaki davalı itirazının bu sebeplerle iptali ve icra inkar tazminatı istemleri bulunmaktadır.
Mahkememizce dosya nitelikli hesap -bankacılık ve finans uzmanı Av...'ya tevdi edilerek icra dosyası mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına ilişkin değişik iş dosyası, mahkememizin... Esas sayılı dosyası, teminat mektubu, taraf talepleri incelenmek suretiyle rapor aldırılmıştır.
Dosyada mevcut 12/05/2023 tarihli raporda; davacı tarafın teminat mektubunu bankadan aldığı esnada nakit rehni verdiğine dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, verilmiş ise rehnedilen mevduat hesap ekstresinin de dosyaya sunulmadığı, bu sebeple teminat mektubu nedeniyle mahrum kalınan gelir kaybı nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı, mahkemece teminat mektubu komisyonları sebebiyle davacının alacağı bulunduğuna kanaat getirilir ise davacının teminat mektubu dolayısıyla 13/10/2016 tarihine kadar ödemiş olduğu, 1837,50 TL tutarında teminat mektubu komisyonu bulunduğu tespitleri yer almıştır. Dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılan söz konusu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
Her şeyden önce belirtilmesi gereken husus davacının iddia ettiği zarar ile davalının herhangi bir eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığıdır. Davacının kendi lehine mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının teminatı olarak banka teminat mektubu sunması kendi tercihidir. Bu teminat mektubu nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararlar davalının herhangi bir fiilinden kaynaklanmamaktadır. Zira davalının, ihtiyati tedbire ve tedbir için öngörülecek teminata herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Söz konusu ihtiyati tedbir kararını ve teminatı öngören mahkemedir. Davacı taraf burada aslında munzam zarar talebinde bulunmaktadır. Bu hususta ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29/03/2022 tarihli 2021/928 Esas, 2022/401 karar sayılı içtihatında ve daha önceki içtihatlarında davacının munzam zararını kendi durumuna özgü somut vakıalarla ispatlaması gerektiğini benimsemiştir. Bu içtihat kapsamında somut olayda; davacının zararının bulunduğunu ve zararın davalının eyleminden kaynaklandığını ispat edemediği görülmektedir. Her ne kadar davacı taraf iddia ettiği zararın, davalı tarafın haksız tecavüzünü engellemek için ihtiyati tedbir kararı verilirken yatırılan teminat mektubundan kaynaklandığını bu sebeple zarar ile eylem arasında illiyet bulunduğunu ileri sürse de bu iddiaya mahkememizce itibar edilmemiştir. İlliyet bağına ilişkin belirleme; ihtiyati tedbir kararı, teminat ve teminatın davacı tarafça mektup olarak sunulması hususlarından daha geriye götürülemeyecek şekilde yapılmalıdır. Bu hususta bir diğer tartışılması gereken durum 6100 sayılı HMK'nun 399. maddesidir. Davalı bu madde kapsamında tazminat davası açma hakkının hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmekle zaman aşımına uğradığını iddia etmektedir. Oysa söz konusu maddede haksız ihtiyati tedbir nedeniyle aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilenin tazminat davası açabileceği düzenlenmiştir. Dosyamızdaki olayda ise lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbirin teminatı olarak dosyaya sunduğu teminat mektubu nedeniyle yoksun kalınan zarar ve komisyon ödemelerini alacak olarak talep etmektedir. Dolayısıyla somut uyuşmazlıkta, haksız ihtiyati tedbir kararı bulunmamakta ve ayrıca davayı açan aleyhine haksız ihtiyati tedbir kararı verilen değil aksine lehine ihtiyati tedbir kararı verilendir. Dolayısıyla davalı tarafın zaman aşımına ilişkin iddiaları mahkememizce yerinde görülmemiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içerisinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptali davası açabileceği, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilir ise borçlunun, alacaklının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu görülürse alacaklının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edileceği düzenlenmiştir. Söz konusu itirazın iptali davasında davacı taraf alacağın varlığını, muacceliyetini ispat etmek zorundadır. Davacı tarafça bu ispat yapılır ise bu kez davalı taraf borcun mevcut olmadığını, ödendiğini yahut herhangi bir nedenle ortadan kalktığını, ertelendiğini ispat külfeti altındadır. Somut olayda davacı taraf alacağın varlığını ispat edememiştir. Diğer yandan davalı taraf, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında, davacının kötü niyetle takip başlattığına ilişkin herhangi bir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahkememizce davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı yönünde vicdani kanı oluşmuştur. Bu itibarla davalı tarafın bu talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Mezkur nedenlerle, mahkememizce davanın reddine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Reddine,
Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin Reddine,
Alınması gereken 269,85-TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 628,25-TL harçtan mahsup edilerek, bakiye 358,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okunup anlatıldı.19/10/2023
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır