Kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil talepli davada, HMK ek madde değişiklikleri uyarınca temyiz parasal sınırı nedeniyle kısmi ret kararı.
Özet: Yargıtay, bir idarenin müvekkile ait taşınmaza dere suları nedeniyle kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisil talebine ilişkin açılan davada, ilk derece mahkemesinin kabul ve istinaf mahkemesinin ret kararı sonrası yapılan temyiz başvurusunda, ecrimisil talebinin güncel mevzuat gereği kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle bu kısım yönünden temyiz istemini reddetmiş; ancak kamulaştırmasız el atma tazminatı talebi yönünden, idarenin el atma koşullarının oluşmadığı ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiği itirazlarını incelemek üzere temyiz başvurusunu kabul etmiştir.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2141 Esas, 2025/2826 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Çaldıran 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/1070 Esas, 2024/658 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 16.10.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil bedeli dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bu nedenle; davalı idare vekilinin ecrimisil talebi yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalının sorumluluğunda bulunan dere suları nedeniyle zarar gördüğünü, müvekkilin taşınmazı kullanamadığını belirterek kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olması için Yargıtay tarafından da gözetilen şartlardan olan taşımaza kamulaştırma yetkisine sahip bir idarece el atılması, kamulaştırma işleminin yapılmamış olması ve taşınmaza el koymanın geçici değil, daimi ve sahiplenme amacının bulunması gerektiğini, kamu hizmetinde kullanılmak amacı olmayan durumlarda kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceğini, idareden sadece mevcut zararın tazmini veya eski hale getirme ve var ise ecrimisil talep edilebileceğini, müvekkili idarenin dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kamulaştırma plan ve projesinin olmadığını, el atma koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı lehine hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Uyuşmazlık mahkemesi ve Danıştay'ın birçok kararında taşınmazın yatak değiştirmesi veya DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bent nedeniyle arazinin sular altında kalması hallerinde açılan davanın idari yargı yerinde görülmesine dair istikrar kazanmış kararları olduğunu, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihi itibarıyla faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının belirlenmesinde aynı hususların gözetilerek mükerrer uygulamanın yapıldığını, taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, sulu tarım arazisi olarak değerlendirilip ecrimisil hesabı yapılmasının hatalı olduğunu beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri yonca ve buğday verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden metrekare birim fiyatının 47,82 TL olarak hesaplanıp değerinin tespit edilmesinde, hesaplamaya esas alınan ürünler ile sulu tarım arazisinde kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında, taşınmazların bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre özelliği ve durumu dikkate alındığında % 15 objektif değer artışı uygulanmasında istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil hususundadır.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Tazminatına İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.