Menfi Tespit Davasında, Ticari İlişkiden Kaynaklanan Tıbbi Cihazın Kiralık mı Yoksa Tanıtım Amaçlı Bedelsiz mi Kullanıldığı Tartışması
Özet: Bu menfi tespit davası, bir tıbbi cihazın kirası olduğu iddia edilen 720.000 TL tutarındaki fatura alacağına dayalı icra takibine karşı açılmış olup, davacı, cihazın davalı ortağı tarafından tanıtım amaçlı bedelsiz verildiğini, aralarında ticari ilişki veya kira sözleşmesi bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığını iddia ederken; davalı ise ticari teamüllere aykırı olan bedelsiz kullanım iddiasını reddederek, taraflar arasında kira sözleşmesi olduğunu ve davacının, davalının husumetli ortağıyla yaşadığı anlaşmazlık sebebiyle ödemeden kaçındığını savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/529 EsasKARAR NO : 2026/451DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 22/07/2024KARAR TARİHİ : 21/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma olan ---------ŞTİ. Firması tarafından davacı firma aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı olarak 720.000,00-TL tutarlı icra takibi başlatıldığını, davacı firma başlatılan icra takibinden şirketin banka hesaplarına konulan blokeler ve şirkete bağlı mal varlıklarına konulan taşkın hacizler sebebi ile haberdar olunduğunu, açılmış olan icra takibi kanuna ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak açıldığını, --------- numaralı fatura alacağına yönelik başlatılan icra takibinin haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacı firma ile davalı firma arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, faturaya konu edilen alacak ------- --------,---------- cihazın aylık kira bedelidir, ancak adı geçen cihaz davalı firmanın ortağı olan ---------- tarafından davacı firmaya tanıtım ve --------- amaçlı olarak ücretsiz olarak gönderildiğini, cihaza ilişkin kiralama işleminin söz konusu olmadığını, davacı firmanın ---------- amaçlı olarak gönderilen cihaz için 2 mühendis ile çalışmış ve mühendislerin maaşları dahi davacı firma tarafından ödendiğini, davalı firmanın ortağı olan ----------- ile davacı firma arasında yapılan anlaşmada mühendislerin maaşlarının sonradan davacı firmaya ödeneceğine dair de aralarında sözlü olarak anlaşma sağlandığını, cihazın lojistiği ve geliştirilmesi hususunda asıl alacaklı konumda olanın dava firma olduğunu, bu hususta da davalı firmaya yapılan harcamalar faturalandırıldığını, cihazın iadesinden sonra davalı firma tarafından gönderilen ---------- numaralı faturaya ---------- Noterliği'nin 27.05.2024 tarihli ve -------- ve -------yevmiye numaralı ihtarnameleri ile itiraz edilerek hukuka aykırı olarak düzenlenmiş faturanın süresi içerisinde iptali sağlandığını, davalı firmanın önce kiralama bedeli olarak kendilerince belirlemiş oldukları bir bedel yaratarak fatura kesmiş sonrasında da cihazın bedeli olarak yine kendilerince belirlemiş oldukları bedel üzerinden davacı firmadan haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davalı firma ile davacı firma arasında cihaz teslim edildikten sonra çekilen ihtarname ile aralarında yapılan sözleşmenin son bulduğunu, dolayısıyla davacı firma ile davalı firma arasında cihazın satın alındığına ve-veya kiralandığına dair usulünce yapılan bir sözleşme bulunmadığını, davalı firmanın ortağı ---------- tarafından imzalanmış teslim tutanağı ile cihazın müvekkil firmaya bedelsiz ve süresiz olarak kullanımı için 13.06.2023 tarihinde gönderilmiş olduğu ve 24.06.2024 tarihinde davacı firmadan teslim alındığı ekteki tutanak ile imza altına alındığını, davalı firma tarafından da bilinen bu duruma rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak davacı firmaya fatura kesilmiş ve davacı firmaya icra takibi başlatıldığını, dava konusu ürünün üretim amaçlı davacı firmaya verildiğine ilişkin kullanımına izin veren tutanak taraflar arasında imzalandığını, ürüne ilişkin kira bedeli, kullanım süresi gibi ticari nitelikte hiçbir bilgi yer almadığını, davalı firmanın kiralama yapmadığının tespit edilebileceğini, dava konusu cihazın, davalı firma ortaklarından ----------- ait olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı firmanın davalı firmaya borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne talep etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu cihazların --------- emsali bulunmayan değerli tıbbi cihazlar olduğunu, davacının iddia etmiş olduğu gibi cihazların bedelsiz olarak verilmiş olması ticari hayatın olağan akışına ve eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, aynı zamanda davacı tarafın dilekçesinde bir çok çelişkili ifade yer aldığını, --------- Şti. sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olan ve yurt dışında ---------- danışanlarına hizmet veren sektöründe öncü bir şirket olduğunu, dava dışı -------- İse davalı Şirketin Husumetli ortağı olduğunu, ---------- ortağı olduğu davalı şirket ile aynı isimde ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakip ----------Şirketi isimli şirketi 19.01.2024 tarihinde ticaret siciline tescil ederek kurduğunu, --------- şirketin gelirlerini kendi zimmetine geçirdiğini, şirkete, ortaklarına zarar verdiğini, taraflar arsında 13.06.2023 tarihinde dava konusu tıbbi cihazların kullanılması ve kiralanması hususunda sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında cihazların davalı firma tarafından davacıya teslim edildiğini, ancak davalı firma ile --------- arasında yaşanan husumet nedeniyle cihaz kira bedelleri davacı tarafından ödenmemiş hatta iadesi talep edilmiş olmasına rağmen hukuka aykırı olarak cihazların iadesinin sağlanamadığını, davalı firma tarafından kiraların ödenmesi bir çok kez talep edilmişse de davacının bu konuya kayıtsız kaldığını, bunun üzerine öncelikle cihazların iadesi ve taraflar arasındaki kira ilişkisinin sonlandırılması için ---------Noterliğinin 13.05.2024 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi davacı firmaya gönderildiğini, ihtarname ile sözleşme kapsamında tıbbi cihazların tesliminin talep edildiğini, ancak davalı tıbbi cihazların kendisinde olmadığını, ---------- teslim edildiğini ifade etmesi üzerine tarafların danışıklı işlemleriyle cihazların davalı şirketten kaçırıldığının anlaşıldığını, izah edilen nedenlerle şirkette temsile yetkili olmayan kimseyle yapılan iş ve işlemler hukuki bir sonuç doğurmayacağı davacının usule aykırı işlemleri sebebiyle davalı şirketin uğramış olduğu zararlardan özellikle cihaz bedelinin tamamından sorumlu olması gerektiğini, ---------- davalı şirket nam ve hesabına işlem yapmaya yetkisinin olmadığını, kiralama sözleşmesinin şirketi temsile yetkili ----------- tarafından yapılmış olduğunu, ---------- de emsalleri bulunmayan dava konusu cihazların davacının iddia etmiş olduğu gibi bedelsiz olarak verilemeyeceğini, bu durumun kanuna, ticari örf adete ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu davalı tarafından keşide edilip gönderilmiş fatura içeriğinde belirtildiği üzere cihazlar aylık belirli bir bedel karşılığında, kullanması için davalı şirkete kiralandığını, davacının borçlu olduğunu bu nedenlerde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile menfi tespit davasıdır. HMK 316 ve devamı maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi davada dilekçeler aşamasının tamamlanması ile 12.12.2024 günlü duruşmada yargılamanın ön inceleme aşaması tamamlanmış tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından tahkikat aşamasına geçilmiştir. 30.09.2025 tarihli duruşmada davacı vekilinin duruşmaya bizzat katıldığı, duruşma zaptında ise davalı vekili olarak yer aldığı, söz konusu duruşma zaptının incelenmesinde '' ...Mübaşir vasıtasıyla davacı vekiline defaatle seslenildiği, davalı vekilinin hazır bulunduğu, davacı vekilinin duruşma günü ve saatini bildiği hâlde duruşmaya katılmadığı, mazeret dilekçesi sunmadığı ve davayı takip etmediği anlaşıldı, Davalı vekilinden soruldu: Davacı vekili tarafından takip edilmeyen davayı biz de takip etmiyoruz dedi....'' şeklinde duruşma zaptının düzenlendiği ve davacı vekilinin söz konusu zaptı davalı vekili olarak imzaladığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 21/05/2026 tarihli duruşmaya mazeret dilekçesi sunmuş ise de; dilekçesi ekinde mazeretini belgelendirmediği anlaşılmış, duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığından ve davalı vekili belgelendirilmeyen mazerete muvafakatinin olmadığı davayı takip etmeyeceklerini beyan ettiğinden taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK 150 ve 320/4 maddelerindeki düzenlemeler uyarınca taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın açılmamış sayılmasına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca tahsili gereken 732 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile, 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye iradına, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2026