Ölümle Sonuçlanan Üç Araçlı Trafik Kazası Nedeniyle Açılan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davasında Bilirkişi Raporu Doğrultusunda Değer Artırımı Talebi.
Özet: Davacının eşinin 07.09.2024 tarihinde meydana gelen ve birden fazla aracın karıştığı trafik kazasında vefat etmesi üzerine açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında, davacı başlangıçta 100 TL talep etmiş, bilirkişi raporu sonrası talebini 1.122.472,70 TLye yükselterek davalı sigorta şirketinden ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini istemiş; davalı ise sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, zararın ispatını, kusur tespiti yapılmasını, SGK ödemelerinin mahsubunu ve yasal faiz uygulanması gerektiğini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/286 Esas
KARAR NO : 2026/453
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/02/2025
KARAR TARİHİ : 02/06/2026
... 33. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gelmekle; Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.09.2024 günü 11.00 sıralarında ...istikameti üzerinde sol şeritte bulunan ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı tır cinsi aracın, sağ şeritte bulunan ...’ın sevk ve idaresindeki .. plakalı otomobil cinsi araca, bölünmüş yol üzerinden sol şeritte Tır cinsi aracın şerit değiştirme manevrasını sağ şeride doğru yapması neticesinde ön sağ tarafın ... otomobilin sol yan tarfına çarpması neticesinde otomobilin savrularak kontrolden çıkması sonucu karşı zıt istikametine geçmesi neticesinde ...istikametinde bulanan ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki ... plakalı doğru istikametinden seyir halinde bulunan aracın on tarafının savrularak karşı şeride geçen ... plakalı aracın sol tarafına çarpması sonucu 3 araçlı, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda ... plakalı araçta sürücü konumunda olan, müvekkili ...’ın eşi ...'ın (TCKN: ...) vefat ettiğini, maddi açıdan mağdur olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma haklarının saklı kalması kaydıyla maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere müvekkili ...'ın eşinin desteğinden yoksun kalmış olmaları sebebiyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminat bedelin temerrüt tarihi olan 07.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. Ve 163. Maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddesi gereği teselsül hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde, sigorta poliçesinde teminat dışı olmayan maddi zarardan sorumluluğu poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak söz konusu olabileceğini, öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı aracın kusurlu olması halinde kusur oranında sınırlı sorumlu olduğunu, davacı tarafın destekten yoksun kaldığı iddia edilerek tazminat talep etmeleri nedeniyle Aktüerya uzmanından rapor alınması gerektiğini, murisin yaşı, eğitim durumu, geliri, sosyo- ekonomik durumu, davacı taraflara katkısının gözetilerek alınacak rapor doğrultusunda davacı tarafın talep edebileceği rakamın tespit edilmesi gerektiğini, tespit edilen maddi vakıaların Hukuk dosyasını etkileyeceğinden, Ceza dosyası ile kusur tespitine ilişkin rapor olması halinde celbini talep ettiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı hususlarının sorulmasını talep ettiklerini, rücuya tabi ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete sigortalı aracın ticari araç olmadığını, bu nedenle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, haksız ,hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 05/05/2026 tarihli değer arttırım dilekçesinde özetle; 02.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda davacı ...'ın, destekten yoksun kalma tazminatı 1.122.472,70-TL olarak hesaplandığını, rapor doğrultusunda değer artırım talebinde bulunmak gerektiğini, itirazları, ıslah hakları ve fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalması kaydıyla, HMK 107. madde gereği değer artırım talepleri doğrultusunda, davacı eş ... için edilen 100,00-TL'nin 1.122.372,70-TL artırılarak 1.122.472,70-TL olmak üzere maddi tazminat bedelinin, temerrüt tarihi olan 07.11.2024 den itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk da dahil olmak üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. Ve 163., 2918 Sayılı KTK’nın 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı ceza dava dosyasının UYAP kayıtları,
... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün ... adına düzenlenen ekonomik sosyal durumunu gösterir 28.04.2025 tarihli tutanağı,
... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden ...'ın SGK kayıtları,
... Sigorta Anonim Şirketi'nden ... hasar dosyası, ... nolu TZMMS poliçesi evrakları,
Bilirkişi ..., bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 07/11/2024 tarihli trafik kazasında davacının eşi olan ...'ın vefat etmesi sebebiyle karşı araç sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı isteminden ibaret belirsiz alacak davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 53. (818 sayılı BK'nın 45/2) maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2. maddesine (6098 sayılı TBK. md. 53/1-3) dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa, ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün,... E., ... K. sayılı kararı).
Dava konusu uyuşmazlığa gelindiğinde; 16/08/2024 tarihinde dava dışı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki araçla seyir halindeyken sağa yönelen, arkasına ... plaka numaralı yarı römork takılı, ...plaka numaralı, ... marka, ... model, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası poliçesi ile sigortalı çekicinin, sağ ön kısmı ile, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, sağ şeridi takiben seyretmekte olan, ... plaka numaralı, otomobilin sol yanına çarpması sonunda sola savrulan, ... plaka numaralı otomobilin, önce orta röfüjdeki bir ağaca çarptığı, daha sonra takla atarak, dava dışı sürücü ...'ün yönetimindeki, bölünmüş yolun ...'tan ...'ya gidiş yönündeki taşıt yolunda seyretmekte olan,...plaka numaralı, ... marka, ... model otomobilin ön kısmına, sol kısmı ile çarptığı, olay sırasında, ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü ...'ın yaralandığı ve 07/09/2024 günü vefat ettiği, davacının, eşi ...'ın ölümü sebebiyle, davalı sigorta şirketinden tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyası ile, müteveffa ...'ın kaza nedeniyle yaralanması neticesinde kazadan sonraki 12 günlük süreçte tedavi görmesinin ardından taburcu olduğu ve taburcu tarihinden sonra tekrar rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı ve 07/09/2024 günü vefat ettiği, yapılan ölü muayenesi neticesinde müteveffanın ölümünün trafik kazası ile husulü mümkün künt genel beden travmasına bağlı pelvik kemik kırıkları ile birlikte gelişen komplikasyonlar (pulmoner enboli) sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, bu itibarla kaza ile ölüm arasında illiyet bağının olduğu tespit edilmiştir.
Yürütülen ceza kovuşturmasında alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunun terditli olarak değerlendirilmesi ve dosya kapsamında oluşan çelişkinin giderilememesi karşısında 16/08/2024 tarihli kazada, ceza kovuşturmasında toplanan deliller ile Mahkememizce celp edilen deliller göz önünde bulundurularak taraflara izafe edilecek matematiksel kusur durumunun tespiti ve çelişkilerin giderilmesi amacıyla rapor tanzim edilmesi için dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsü'nde yer alan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verildiği, tanzim edilen rapor ile, davalı sigorta şirketine trafik sigortalı, ... plaka numaralı çekicinin dava dışı sürücüsü, seyir sırasında, ön ilerisini/seyir alanını sürekli ve etkin biçimde kontrol altında tutması, aracın hızını 30 km/saatin altına düşürmesi ve aracı, seyir şeridi içinde kalacak şekilde sevk ve idare etmesi gerekirken, bu hususlar riayet etmemiş, kontrolsuz bir şekilde sağa yönelip, ... plaka numaralı davacı taraf otomobilinin şeridine girmiş, otomobile çarpıp, savrulmasına sebebiyet vermiş olduğundan dava dışı sürücü Hasan Kesici'nin, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, hız sınırlamasına uyma zorunluluğuna, karayollarında trafiğin akışı, şerit izleme ve şerit değiştirme kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, şerit tecavüzünde bulunduğu, bu hatalı sevk ve idaresinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/g maddesindeki "Araç sürücüleri, trafik kazalarında, şeride tecavüz etme halinde asli kusurlu sayılırlar." hükmü de uyarınca, olayda, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu,... plaka numaralı otomobilin ölen sürücüsü, davacının eşi müteveffa ...'ın, davalıya sigortalı,... plaka numaralı çekicinin otomobile çarpmasını önlemesi mümkün olmadığı gibi, çapışmada etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin bulunmadığı, kusursuz olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosyada bulunan çelişkileri giderdiği, bu itibarla davalının meydana gelen zararın tamamından sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir.
Müteveffa ...'ın 06/01/1947 doğumlu olduğu, 07/09/2024 vefat tarihi itibariyle (77) yıl (8) ay (1) günlük olup, (78) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre müteveffanın muhtemel bakiye ömrünün (7) yıl olduğu, bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsaydı (85) yaşına kadar yaşayacağı, Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre aktif çalışma yaşı sonunun (60) olarak kabul edildiği, müteveffanın aktif devresini tamamlamış olup pasif dönemde olduğu, eşi olan davacının destekten yoksun kalma tazminatının 1.122.472,70-TL tutarında olduğu, temerrüt tarihinin ise başvurudan sekiz iş günü sonrası olan 08/11/2024 günü olduğu tespit edilmiştir.
İncelenen nüfus kayıt örneklerine, sosyal ve ekonomik durum araştırma raporuna, tanzim edilen bilirkişi raporlarına, kaza tarihinde müteveffanın davacıya fiili desteklik ilişkisinin varlığına göre davacının destekten yoksun kaldığına ilişkin iddiasının ispatlandığı, ölüm ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve haksız eylemin şartlarının oluştuğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Destekten yoksun kalma tazminatı olan 1.122.472,70-TL'nin temerrüt tarihi olan 08/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (1.122.472,70-TL) üzerinden alınması gereken 76.676,11-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 615,40-TL peşin harç ile 3.835,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.450,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 72.225,71-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 615,40-TL peşin harç ile 3.835,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.450,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 212,50-TL posta ve tebligat masrafı ile 25.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.212,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 174.370,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır