İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında sigorta şirketi dışındaki davalılara yönelik verilen görevsizlik kararının istinafını ve davanın ticari dava niteliği olup olmadığını inceliyor.
Özet: Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında ilk derece ticaret mahkemesinin, davalı sigorta şirketi dışındaki sürücü ve araç işleteni hakkındaki davayı ayırarak mutlak ticari dava niteliği taşımadığı ve arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle görevsizlik kararı vermesi üzerine yapılan istinaf incelemesinde, davacı vekili, sigortacı, araç sahibi ve sürücünün aynı vakıa ve hukuki sebebe dayanarak birlikte dava edildiği durumda görevsizlik kararının hatalı olduğunu ve davanın tüm davalılar yönünden asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/690
KARAR NO : 2026/910
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2025
NUMARASI : 2025/1120 Esas - 2025/1066 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/05/2026
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/08/2025 tarihinde ... Ltd. Şti.'ne ait ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davacıya ait... plakalı yabancı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının ikamet adresi olan Almanya'da yaptırdığı expertiz raporu ile araçta 5.892,83 Euro hasar, 447,00 Euro değer kaybı belirlendiğini, davalı sigorta şirketince 28.000,00-TL hasar, 21.462,21-TL tutarında değer kaybı bedeli ödendiğini, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu beyanla şimdilik (HMK md. 107) 40,00 Euro hasar tazminatının, 10,00 Euro ikame araç bedelinin, davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi olan 08.08.2025 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, bakiye poliçe teminat limitleri olan 250.537,79 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi 18.11.2025 tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;
"...davacının 08/08/2025 tarihli meydana gelen trafik kazası ile hasar tazminat ve ikame araç bedeli talep etmekle, davayı ikame ettiği görülmüş ise de, her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu uyuşmazlık için sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve bu başvurunun zorunlu arabuluculuk başvurusunu bertaraf ettiğinden bahisle dava şartı ekliğinin bulunmadığını beyan etmiş ise de, işbu hususun yalnızca sigorta şirketi bakımından geçerli kabul edildiği ve davalı olarak gösterilen işleten ve sürücü yönüyle arabuluculuk başvurusu bulunmadığı gözetilerek sigorta şirketi bakımından davanın asıl dosyada devamı ile diğer davalılar yönüyle davanın tefriki ile oluşturulan işbu dosya bakımından yapılan inceleme ile davanın mutlak ticari dava olmadığı, dava konusu kazaya karışan araçların da ticari niteliği bulunmadığı, uyuşmazlığı görmeye görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu ve eldeki dosyanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı, şeklindeki gerekçeyle;
-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
-HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
-Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İstinaf nedenleri; Mahkemece... plakalı aracın sahibi, sürücüsü ve sigortacısına karşı açılan dava sigorta şirketi yönünden tefrik edilerek sürücü ve işleten şirket yönünden verilen görevsizlik kararının hatalı olduğu, trafik kazasına sebep olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, araç sahibi şirket ve sürücü aleyhine birlikte ve aynı maddi vakıaya dayalı olarak açıldığı, davanın açılışında, tüm davalılar bakımından ileri sürülen hukuki sebebin tek ve aynı olduğu, trafik kazasından doğan haksız fiil sorumluluğu olduğu, kazanın oluş şekli, kusur durumu, zarar kalemleri ve zarar miktarı tüm davalılar bakımından ortak nitelikte olduğu, yerel mahkeme tarafından gerekçe olarak ortaya koyulan Denizli BAM 3. Hukuk Dairesinin 06/10/2025 tarih, 2025/1558 Esas, 2025/1953 Karar sayılı ilamı ve İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin 07/11/2022 tarih, 2022/337 Esas, 2022/2646 Karar sayılı ilamlarına bakıldığında, bu dosyalarda araçların ... Sigortacısı davalı olarak gösterilmeden açılmış olan davalara örnek kararlar olduğu, açılan davada ise, aracın ... Sigortacısı, araç sahibi ve sürücüsü davalı olarak gösterildiği ve Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1103 E. Sayılı dosyasında yanlış gerekçe gösterilerek tefrik kararı verildiği, trafik kazasından kaynaklanan işbu davada zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, araç sahibi şirket ve sürücünün aynı maddi vakıaya dayalı olarak sorumlu olmaları, kusur ve zarar tespitinin bölünemez nitelikte bulunması ve çelişkili kararların önlenmesi gereği karşısında, verilen tefrik kararının ihtiyari dava arkadaşlığına ve usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu gözetilerek, araç sahibi şirket ve sürücü yönünden verilen tefrik ve görevsizlik nedeni ile usulden red kararının kaldırılarak Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1103 E. Sayılı dosyasına tekrar davalı sıfatı ile eklenmesine yöneliktir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ile değer kaybı bedeli tahsili talebine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiş, 1483 ve devamı maddelerinde de “zorunlu sorumluluk sigortaları” ile ilgili hükümlere yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesinde ise usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. T.B.K. 61.maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü öngörmektedir.
Somut olayda, istemin trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesine açıldığı ve anılan mahkemece de davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava yönünden dosyanın tefrik edildiği, araç işleteni ve sürücüsü aleyhine devam ettirilerek Asliye Hukuk Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya sigorta şirketi yönünden tefrik edilmiş ise de; K.T.K. ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre müşterek müteselsil sorumlu olan davalı sigorta şirketi, araç işleteni ve sürücüsüne karşı birlikte açılan ancak sonrasında tefrik edilen davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre usul ekonomisi ve daha isabetli bir karar verilmesi açısından, davanın tefrik kararı verilmeksizin Asliye Ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden usul ekonomisine aykırı olarak yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (aynı yönde bknz: Yarg 4 HD. 2014/12470 Esas 2015/10233 Karar sayılı ilamı ile Yarg 17. HD 2016/5394 Esas 2016/5497 Karar nolu ilamı)
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 08/12/202 tarih, 52025/1120 Esas, 2025/1066 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,
4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/05/2026