Hırsızlık suçunda çalınan malın değer tespiti ve sanığın etkin pişmanlık iradesinin tartışılmaması nedeniyle eksik incelemeyle kurulan hükmün bozulması ve konut dokunulmazlığı temyizinin reddi.
Özet: Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen istinaf ret kararının yasal düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmaması nedeniyle ilgili temyiz talebi reddedilmiş; hırsızlık suçundan kurulan hüküm ise, çalınan malzemelerin net değerinin belirlenmemesi, sanığın zararı giderme isteğine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması ve bu nedenle eksik araştırma yapılması gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1435 E., 2023/1871 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaI- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme dair yapılan incelemede5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme dair yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, zararın tam olarak bilirkişiye tespit ettirilmeden hüküm kurulması sebebiyle zararı karşılayamadıklarına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Şikâyetçinin ikâmetinin bulunduğu apartmanının garaj kısmında bulunan suça konu malzemelerinin gece vakti çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, şikâyetçinin kolluktaki 11.08.2022 tarihli beyanında özetle "çalınan malzemelerinin toplam değerinin 350.000,00- 400.000,00 TL civarında olduğunu ifade ettiği, usulüne uygun tebliğe rağmen şikâyetçinin duruşmaları takip etmediği, şikâyetçinin zorla getirilmesine dair ara kararın da şikâyetçiye ulaşılamaması nedeniyle yerine getirilemediği ve 15.03.2023 tarihli karar celsesinde tanıklığı da olmayan şikâyetçinin dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği, sanık ile müdafinin ise kovuşturmada; şikayetçi duruşmalar katılamadığı için zararın tam olarak tespit edilemediği, faturaları ile bildirmesi halinde zararı gidermek istediklerini savunmasında açıkça bildirdiği, mahkemece şikâyetçinin 11.08.2022 tarihli beyanındaki yaklaşık rakam aralığı karşısında şikâyetçiden sorularak, şikâyetçiye ulaşılamaması hâlinde ise bilirkişi marifetiyle net zarar miktarı belirlenip bu miktar, savunmasına istinaden sanığa bildirilip makul süre verilerek sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafii tarafından bildirilen ödeme iradesine rağmen kesin bir rakamın tespitiyle gereğine tevessül edilmeyerek, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.