3194 sayılı İmar Kanununun mülga 13. maddesi gereği kamulaştırılan taşınmaza ilişkin ödenen emlak vergisinin istirdadı davasında yargı yolu uyuşmazlığı.
Özet: Kamulaştırılan taşınmazlar için 3194 sayılı İmar Kanununun mülga 13. maddesi uyarınca kamulaştıran idarece ödenmesi gereken emlak vergisinin davacı şirketten tahsil edilmesi üzerine açılan istirdat davasında, ödenen verginin iadesi talebiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi sonucu temyiz edilen uyuşmazlık, bu tür vergi alacağı ihtilaflarında hangi yargı kolunun görevli olduğu meselesini ele almaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1068 Esas, 2025/560 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/119 Esas, 2020/207 KararTaraflar arasındaki 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) mülga 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davacı tarafından ödenen emlak vergi borcunun istirdadı davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3733 parsel sayılı 10.450 m² alanlı taşınmazın 6195/20700 hissesine tekabül eden kısmının ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 24.02.2009 tarihinde 262-247 sayılı Encümen kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/73 Esas, 2018/336 Karar sayılı tescil kararı ile taşınmazdaki payın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına tesciline hükmedildiğini, 3194 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin "imar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir" hükmünü içerdiğini ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun (1319 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinde ise "Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur" düzenlemesi hüküm altına alınmasına rağmen, davalı ... tarafından ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından talep edilmesi gereken 90.158,49 TL emlak vergisinin müvekkili şirketten tahsili için İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2014/16340 Takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan sıra cetvelinde davalı ... Başkanlığının 93.157,72 TL emlak vergisi alacağı olduğuna dair karar verildiğini, karar uyarınca 03.04.2019 tarihinde ödemenin yapıldığını, yapılan usulsüz vergi tahsilatı üzerine müvekkili şirket yetkilisi ile tasfiye memuru tarafından usulsüz verginin iadesinin talep edildiğini, davalı ... tarafından iade işleminin yapılmadığını, müvekkili şirketin ticaret sicilinden kaydının resen terkin edilmesi sebebiyle istirdat davası açabilmeleri için İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/36 Esas, 2020/157 Karar sayılı kararı ile ihya kararı verildiğinden, ödemiş oldukları 82.378,19 TL’nin ödeme tarihi olan 03.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediyeden istirdadını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iadesini talep ettiği borcun konusunun emlak vergisi borcu olduğunu, borçlu olmadığının ispatı ve verginin iptaline ve ödediği bedelin iadesine ilişkin olarak görülecek davanın çözüm yerinin vergi mahkemeleri olduğunu, iadesi istenilen alacağın idari işlemden kaynaklanıyor olması nedeniyle tam yargı davası açılması gerektiğini, alacağın idareye ödenmesinden itibaren 60 gün içinde idareye başvurulması ve idarece istemin reddine karar verilmesi halinde ödendiği ileri sürülen miktarın iadesi için dava açılabileceğini, davacı tarafın süresi içinde davayı açmadığından hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlendiği üzere borçlu olunmayan bir paranın ödenmek mecburiyetinde kalınması halinde ödendiği tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurulabileceğinden, davacı tarafça bu süre içinde idari yargıda açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, 1319 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca kısıtlanan taşınmazlarda kısıtlama devam ettiği sürece tecil edilen vergiden, devreden ve devralanın müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davacı şirketin mükellefiyetinin 2016 yılı itibarıyla kapatıldığını ve emanet hesabında 10.779,53 TL olduğunu, dava konusu işlemin hukuka uygun olup haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3733 parsel sayılı taşınmazın 6195/20700 hissesine tekabül eden kısmının ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 24.02.2009 tarihinde 262-247 sayılı Encümen kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/73 Esas, 2018/336 Karar sayılı tescil kararı ile taşınmazdaki payın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verildiğini, 3194 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin "imar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir" hükmünü içerdiğini ve 1319 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde ise "Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur" düzenlemesi hüküm altına alınmasına rağmen, davalı ... tarafından ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından talep edilmesi gereken 90.158,49 TL emlak vergisinin müvekkili şirketten tahsili için İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2014/16340 Takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan sıra cetvelinde davalı ... Başkanlığının 93.157,72 TL emlak vergisi alacağı olduğuna dair karar verildiğini, karar uyarınca 03.04.2019 tarihinde ödemenin yapıldığını, yapılan usulsüz vergi tahsilatı üzerine müvekkili şirket yetkilisi ile tasfiye memuru tarafından usulsüz verginin iadesinin talep edildiğini, davalı ... tarafından iade işleminin yapılmadığını, takibe konu borcun borçlusunun müvekkili şirket olmadığını, emlak vergisine konu teşkil eden taşınmazı kamulaştıran ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının borçlu olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin konu hakkında emsal kararlarından da anlaşılacağı üzere istirdat davasında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3194 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin "imar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir" hükmünü içerdiğini, benzer taleple açılan davaların idari yargıda görüldüğünün belirlendiğini (İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. Vergi Dairesinin 26.03.2018 tarihli ve 2017/5361 Esas, 2018/903 Karar sayılı Danıştay 9. Dairesi tarafından onanan kararı), İlk Derece Mahkemenin davayı idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle reddetmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tarafından ödenen emlak vergi borcunun istirdadı hususundadır.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.