Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, RES katkı payı faturasından kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Özet: Bölge adliye mahkemesi, RES katkı payı faturasındaki fazla bedel nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti davasında verilen ihtiyati tedbir kararına davalı tarafın yaptığı itirazın reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararını, delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle yerinde bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/834 - 2026/1270

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2026/834
KARAR NO : 2026/1270
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 08.04.2026 tarihli ara karar.
ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/168 E.
DAVA : Menfi Tespit
TALEP : İhtiyati Tedbire İtiraz
KARAR TARİHİ : 10.06.2026
YAZIM TARİHİ : 10.06.2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Davalının sözleşmeye aykırı olarak yaptığı hesaplaması sonucunda düzenlediği 2026 yılı faturasındaki alacak bedelinin kabul edilmesi mümkün olmadığını, 2025 yılı katkı payı tutarının sözleşmeye uygun şekilde hesaplama yapılarak belirlenen bedelin davalıya ödendiğini, fazla tahakkuk ettirilen tutar yönü ile ihtiyati tedbir kararı alınarak yargılama süreci başlatıldığını ileri sürerek sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen ve fazla bedelin tahsili istenen 20.01.2026 tarihli, TEE2026015800224 sayılı fatura ile ilgili müvekkilin KDV Dahil 58.088.806,50 TL'lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı tarafından dava konusu uyuşmazlık bedeli hakkında anlaşmaya ve yönetmeliğe aykırı olarak hesaplama yapıldığını, bu nedenle müvekkili tarafından tanzim edilerek gönderilen faturaya davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, işbu dava açılmadan önce verilen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/20 D.İş sayılı ve 28.01.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin kararın, aynen devamına ilişkin olarak verilen mahkemenin 02.03.2026 tarihli tensip tutanağı (9) numaralı ara kararının haksız olduğunu savunarak ihtiyati tedbirin itirazen kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...HMK 390/3 maddesi gereğince ise; tedbir talep eden tarafın işin esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Bu bağlamda, Ankara 9.ATM tarafından verilen ihtiyati tedbir ara kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taraflar arasındaki RES Katkı Payı tutarı faturalarına dayalı olarak haksız yere fazladan talep edildiği ileri sürülen fatura konusu RES katkı payı miktarı nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, dosyamız ve itiraza konu ihtiyati tedbir kararı içeriği nazara alındığından, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilmemesi halinde, yargılama neticesinde elde edilecek hakkın infazının önemli ölçüde güçleşeceği yada imkânsız hale gelme ihtimali bulunduğundan uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği hükmü gereğince, itiraza konu ihtiyati tedbire yönelik davalı yan itirazının emsal nitelikteki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.H.D. Başkanlığı'nın 18.06.2025 tarih, 2025/850 E., 2025/577 K. ve 14.05.2025 tarih, 2025/679 E., 2025/467K. sayılı ilamları gözetildiğinde reddi gerektiği kanaatine varılmakla; itirazın reddine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından yapılan işlemler hukuka uygun olduğu, RES katkı payı hesabına ilişkin olarak yönetmelik, taahhütname, teklif mektubu formu ve RES katkı payı anlaşmasından oluşan eklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki davaya konu teklif mektubu içeriğinde davacı tarafından, toplam RES katkı payı tutarının, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar, TÜİK tarafından ocak ayında açıklanan yıllık TÜFE oranında güncelleştirilerek müvekkiline ödeneceğinin çekincesiz şekilde kabul ve taahhüt edildiği, davacının tedbir talep etmesi haksız ve dayanaksız olup tedbir kararı ile müvekkillerinin hak kaybına uğradığı, sadece davacının iddiaları dikkate alınarak şartları oluşmadan ve gerekçesi dahi gösterilmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep taraflar arasındaki RES katkı payı sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti talepli davada verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.f ve 394/5 maddeler gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 10.06.2026
Başkan Üye Üye Katip