T.C. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiilden kaynaklanan araç hasarı ve değer kaybı tazminat davasında davacının feragat etmesi üzerine yargılama giderlerine hükmeden kararı.
Özet: Davacı, aracında meydana gelen maddi hasar ve değer kaybı için haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası açmış, davalı sigorta şirketi ise davanın usulden reddi, önceki ödemelerin tenzili ve faiz türü gibi konularda savunmalar sunmuştur; ancak yargılama sürecinde delillerin toplanması ve bilirkişi raporlarının ardından davacı vekilinin davadan feragat etmesi üzerine, mahkeme bu feragat beyanını kabul ederek yargılama giderlerinin feragat eden davacı üzerinde bırakılmasına hükmetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1085
KARAR NO : 2026/487
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2025
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 10/10/2025 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile seyir halindeyken davalı sigorta şirketine sigortalı davalı ---- ait, diğer davalı ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın çarpması nedeniyle müvekkiline ait araçta maddi hasar ve değer kaybına uğramasına yol açtığını, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan --- plakalı araç sürücüsü ---- %100 kusurlu olduğunu, müvekkili adına davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkiline ait araçta kaza nedeniyle maddi hasar ve değer kaybı oluştuğunu, bilirkişi tarafından değer kaybının tespit edilmesini talep ve iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ------ 11.11.2025 tarihli ihtar sonrasını takiben 15 gün sonra başlamak üzere, ticari faiziyle birlikte, araç sahibi ------ ve araç sürücüsü ---- kaza tarihi olan 10.10.2025'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, araç bakım onarım masrafları için şimdilik 250,00 TL bedelin davalı ---- 11.11.2025 tarihli ihtar sonrasını takiben 15 gün sonra başlamak üzere, ticari faiziyle birlikte, araç sahibi --- ve araç sürücüsü ---- kaza tarihi olan 10.10.2025'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı --vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ----- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davacının aracını kasko şirketi nezdinde tamir ettirdiğini ve müvekkili tarafından kasko şirketi ---- 13.090,59 TL hasar bedeli ödendiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiğini, arabuluculuk dava şartının sağlanmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının dava açılmadan önce müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, davacının usulüne uygun başvuru yapmadığından dolayı davanın usulden reddi gerektiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, kusur oranlarına itiraz ettiklerini, rapor alınması gerektiğini, müvekkili tarafından maddi hasar bedelinin ödendiğini, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcunun kalmadığını, davacının aracın hasarlı halini kasko şirketine gösterdiğini, müvekkili şirkete göstermediğini, onarım kasko şirketinden yapıldığını, bu nedenle bakiye hasar olması durumunda talebin öncelikle kasko şirketine yöneltmesi gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine ilişkin iskonto uygulanması gerektiğini, hasar bedeline KDV dahil edilmemesi gerektiğini, değer kaybı hesaplamasında aracın km'sinin yüksek veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, faiz türüne itiraz ettiklerini, talep edilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu savunarak; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalılar --- ve ----- tebliğ edildiği, davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER :
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, ---- Şirketi,----Şirketi Genel Müdürlüğü, ---- İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü.
Davacı vekili tarafından 22/05/2026 tarihli davadan feragat dilekçesi sunulduğu görüldü.
Makine Mühendisi Bilirkişi ---- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 03/04/2026 tarihli heyet raporunun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından 22/05/2026 tarihinde feragat dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesi uyarınca “(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 309/1-2 ve 4. maddeleri uyarınca “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (…) (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 312. maddesi uyarınca “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.”
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca “(1) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.”
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin 22/05/2026 tarihli dilekçesi ile talep sonucundan vazgeçerek davadan feragat ettiği, vekilin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, feragatin şekil itibariyle ve kayıtsız şartsız olması nedeniyle usulüne uygun yapıldığı, karşı tarafın muvafakatine bağlı olmaksızın sonuç doğurduğu, bu sebeplerle davaya son veren taraf işlemi olan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, feragat halinde feragat beyanında bulunan taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesi gerektiği, ancak feragatin muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulması nedeniyle karar ve ilam harcının üçte ikisinin alınması gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 488,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 127,40 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ---- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davalı ------ yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (500,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine,Dair taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.