Ticari satımdan kaynaklanan 482.750,00 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın, bilirkişi raporuyla ispatlanarak iptali davası.
Özet: Davacı şirketin, davalı şirketten kaynaklanan 482.750,00 TLlik ödenmemiş ticari alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalı tarafın mal teslimi yapılmadığı iddiasıyla itiraz etmesine karşın, bilirkişi raporu davacı şirketin faturaları ve ticari defter kayıtlarını destekler nitelikte olup, davalının e-faturaya yasal süresinde itiraz etmediği ve faturayı kendi vergi beyanında gösterdiği tespit edilmiştir, bu durum davalı itirazının haksızlığını ortaya koymaktadır.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/367 Esas
KARAR NO : 2026/402
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2025
KARAR TARİHİ : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirketten olan 482.750,00 TL asıl alacağının tahsili amacıyla ... 7. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlu davalıya gönderilen ödeme emrinin tebliği akabinde borçlu 29/05/2024 tarihinde hiçbir gerekçe göstermeksizin icra takibine, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve her türlü ferilerine itiraz ettiğini, itiraz dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmemiş olmakla haricen öğrenildiğini, işbu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali gerektiğini, şöyle ki davalı şirketin davacı şirketten mal alımında bulunduğunu, davacı şirketin şirket, 24/02/2024 tarihli ... numaralı 782.750,00 TL tutarındaki faturadan kalan 482.750,00 TL'nin ödenmemesi üzerine alacağını cebri icra yoluyla talep etmek zorunda kaldığını, borçlu şirketin yapmış olduğu itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borçlu davalı ile müvekkil şirket arasında yapılan tüm alım – satıma konu işlemler faturalı işlemler olmakla söz konusu fatura ve irsaliye ile cari hesap ekstresi dilekçe ekinde sunulduğunu ayrıca satış işlemleri müvekkilin ticari defterlerinde de yer almakta olduğunu, hal böyle iken borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı olan itirazın iptali ile takibin asıl alacak, faiz ve ferileriyle beraber devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça faturalarda belirtilen mallar gönderilmeden malların faturaları gönderilmiş olup, davalı müvekkil tarafça da davacı ile aralarında süre gelen cari ilişki güvenine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmemiştir. Ancak faturalarda belirtilen mallar müvekkile teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkil aleyhine icra takibine geçildiğini, davacı tarafın iddia ettiği hususları ispat yükü altında olup, salt soyut ve gerçek dışı iddiaların reddi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, vergi kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 482.750,00 TL cari hesap ekstresi alacağının tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalının süresi içerisinde takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu ve İİK 67.maddesi uyarınca işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 03/01/2026 tarihli raporda; davacı tarafın e mühürlü 2024 yılı-...dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu, denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu ve muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususu ise Mahkemenin tamamen takdirinde olduğu, davalı vekilince iletilen şifahi bilgide tarafın ticari defterlerine ulaşamadığını sunamayacaklarını ve raporun teslim edilmesinin istenildiği, işbu davanın konusu alacağı oluşturan e -temel fatura 433 sayılı VUK ve devam eden maddelerindeki mevzuat hükümleri gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği, faturaya TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde bir itirazın olmadığının görüldüğü, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturayı 2024 yılı defter kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 22.05.2024 icra takip tarihi itibariyle 482.750,00 TL’sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğünün görüldüğü, davalının 2024 yılı BA formunda dava konusu alacağı oluşturan faturayı beyan ettiğinin görüldüğü, huzurdaki davada davacı toplam; 482.750,00 TL’sı asıl alacağına ... 25 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağının defterlerinde tespit edildiği, dava konusu alacağı oluşturan faturanın kısmi kısmının takip tarihinden önce davalıca ödendiği, dava konusu faturanın davalıca bağlı olduğu vergi dairesine davacı adına beyan edildiği, dava konusu faturaya davalıca TTK.21-2 maddesine göre 8 gün yasal sürede bir itirazın görülemediği, davacının alacağının tüm bu tespitlere göre ödenebileceği görüşü oluşmuş olup nihai takdirin Mahkemeye bırakıldığı, takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer’ilerine ilişkin tüm alacak taleplerinin hukuki değerlemesi ve nihai takdirin Mahkemeye bırakıldığı belirtilmiştir.
Dava; itirazın iptali ( ticari satımdan kaynaklanan) davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir.
Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.
Mahkememizce SMMM bilirkişiden aldırılan rapor ile davacı tarafın e mühürlü 2024 yılı-2025/3 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu, denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu ve muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteli taşıdığı, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen incelemede ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacının muavin defter dökümünün incelemesinde 22.04.2024 tarihli ... n.olu 782.750,00 -TL’sı fatura Çifte Kavrul İç Fındık Bedeli faturası davacı lehine hesaba borç kaydedildiği ve davalı tarafından davacıya ödenen 13.03.2024 tarihli 300.000,00 TL’lik kısmi ödemenin davalı lehine alacak kaydedildiği, dava konusu alacağı oluşturan e -temel fatura 433 sayılı VUK ve devam eden maddelerindeki mevzuat hükümleri gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği, faturaya TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde bir itirazın olmadığının görüldüğü, davacının raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 22.05.2024 icra takip tarihi itibariyle 482.750,00 TL’sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğünün görüldüğü, davalının 2024 yılı BA formunda dava konusu alacağı oluşturan faturayı beyan ettiğinin görüldüğü, dava konusu alacağı oluşturan faturanın kısmi kısmının takip tarihinden önce davalıca ödendiği, dava konusu faturanın davalıca bağlı olduğu vergi dairesine davacı adına beyan edildiği, dava konusu faturaya davalıca TTK.21-2 maddesine göre 8 gün yasal sürede bir itirazın görülemediği tespit edilmiş olup, bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, fatura konusu mal veya hizmetin alınmadığına dair herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğu, faturaların ödendiğine dair ödeme dekontu vs. başkaca bir delil sunulmadığı görülmekle davalının icra takibinde borca ve faize itirazında haksız olduğu kanaatine varılarak neticeten Mahkememizce de davanın kabulüne, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. ...E. ... K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (482.750,00-TL*%20= 96.550,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 32.976,65 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.836,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.140,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 77.240,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.826,15 TL peşin/nisbi harcı, 10,00 TL tamamlama harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 610,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.446,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 08/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır