İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde Ödenmemiş Servis Taşımacılığı Hizmet Faturalarından Kaynaklanan İcra Takibine İtirazın İptali Davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının servis taşımacılığı hizmeti karşılığı düzenlediği faturalara dayalı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılmış olup, davacı hizmeti eksiksiz yerine getirdiğini, faturalara süresinde itiraz edilmediği için içeriğinin kabul edildiğini ve 169.048,00 TL alacağı bulunduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli davrandığını iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamını ve ihtiyati tedbir/haciz kararı verilmesini talep ederken; davalı, davanın görevli mahkemede açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, hizmetin verildiğine dair yazılı delil sunulmadığını, yalnızca faturanın borç ilişkisini ispatlamaya yetmediğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/487 EsasKARAR NO :2026/449DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:11/06/2025KARAR TARİHİ:11/06/2026Mahkememizde görülmüş olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin 25.04.2025 tarihli anlaşamama tutanağı ile sonuçsuz kaldığını, davacı ile davalı arasında ... Üniversitesi personeline yönelik servis taşımacılığı hizmeti kapsamında hizmet ilişkisi bulunduğunu, davacının ihale süresi boyunca hizmeti eksiksiz yerine getirdiğini ve hak edişlerine ilişkin faturaları usulüne uygun şekilde düzenleyerek davalıya tebliğ ettiğini, davalının ihale süresinin sonuna doğru ödemeleri durdurduğunu, faturaların süresi içinde itiraz edilmeksizin kabul edilmiş sayıldığını, 6102 sayılı TTK’nın 21/2 maddesi uyarınca faturaya süresinde itiraz etmeyen davalının fatura içeriğini kabul etmiş olduğunu, davalının kısmi ödeme yaptığını ve taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle 169.048,00 TL alacak bulunduğunun ortaya çıkacağını, davacının ticaret sicilinde tacir kaydı bulunmadığını, esnaf siciline kayıtlı olduğunu ve işletme hesabına göre defter tuttuğunu, tarafların her ikisinin tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığını ve HMK m.2 gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğunu, davalının çok sayıda servis taşımacılığı esnafına karşı benzer şekilde icra takiplerine konu olduğunu, davalının mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz ve devrin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, davalının ... Üniversitesi nezdinde hakediş alacaklarının bulunduğunu ancak taşımacılara ödeme yapılmadığından hakedişlerin ödenmediğini, Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği’nin 8. maddesi uyarınca ödemelerin araç sahiplerine doğrudan yapılmasının öngörüldüğünü, davalının ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan 1 ve 2 no’lu taşınmazlarının başka dosyalarda haczedildiğini ve borcun ödenmesiyle hacizlerin kaldırıldığını, taşınmazların devredilme ihtimalinin bulunduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, İİK m.67/2 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sonuç olarak davalının .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, davacının .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptali talebinin haksız ve yersiz olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını ve takibe konu fatura ilişkisinin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğunun araştırılması halinde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun anlaşılacağını, bu nedenle görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak davacının ve dilekçede anılan kişi/işletmelerin davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının servis taşımacılığı hizmetini verdiğini ileri sürmesine rağmen hizmeti tam ve eksiksiz ifa ettiğini gösterir hiçbir belge sunmadığını, imzası dahi bulunmayan salt faturanın tek başına borç ilişkisini ve hizmetin ifasını ispatlamaya elverişli olmadığını, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığını ve hizmetin verildiğini yazılı delille ispat yükünün davacıya ait olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca faturanın sözleşmenin kurulmasını değil ifayı gösterdiğini ve temel borç ilişkisinin ayrıca ispatlanması gerektiğini, davacının hizmetin verildiğine dair HMK 200 kapsamında yazılı delil sunmadığından alacak iddiasının asılsız olduğunu, davacının “çok sayıda servis taşımacısı ile itilaf” iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve alacağın varlığında ihtilaf olmayan dosyalarda ödemelerin yapıldığını, diğer dosyaların her birinin bağımsız yargılama gerektirdiğini ve bu dosyaya emsal olamayacağını, ... Üniversitesi’ne yapılan başvurudan ödeme alınmamasının da davacının hizmetinin kabul edilmediğini gösterdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte fatura bedelinin fahiş olduğunu, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyetinin yargılama ile belirleneceğini ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, salt fatura alacağı iddiasıyla ihtiyati haciz verilemeyeceğini, davacının gerçekte olmayan bir alacağı tahsil amacıyla takip başlatıp dava açmakla kötü niyetli davrandığını ve bu nedenle takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sonuç olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce davacı vekilinin sunduğu feragat beyanı uyarınca 11/06/2026 tarihinde re'sen açılan celsede; davalı vekilinin ve davacı vekilinin celse arasında sundukları beyan dilekçeleri göz önüne alınarak davacı tarafça yatırılmış nakit teminatın davacı tarafa iadesine dair ara karar tesis edilmiş olduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:İşbu dava konusu uyuşmazlık; .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre işbu davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak davanın feragat nedeniyle reddine, davalı tarafın vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına dair açık beyanı da göz önüne alınarak tüm dosya kapsamına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL peşin harcın mahsubu ile fazlaya ilişkin yatırılmış 1.309,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafın bu yöndeki açık beyanı uyarınca lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda; HMK'nın 341. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2026Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır