Davacı, sahte kambiyo senetleri iddiasıyla borçlu olmadığını öne sürdüğü menfi tespit davasında, emsal kararlara dayanarak tedbir talebinde bulunuyor.
Özet: Davacı, davalı tarafından takibe konulan kambiyo senetlerinin sahte olduğunu, taraflar arasında gerçek bir alacak-borç ilişkisi olmadığını, benzer sahte senetlerle ilgili açtığı önceki menfi tespit davasının lehine sonuçlandığını ve mevcut durumun şirketini maddi olarak büyük bir mağduriyete uğrattığını iddia ederek, öncelikle teminatsız olmak üzere tedbir talebiyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş; davalı ise davacının borçsuzluğunu kanıtlayamadığını ve önceki itiraz süreçlerinin kendi lehine kesinleştiğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/400
KARAR NO : 2026/541
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/05/2025
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafımızdan işbu davadaki taraflarla bire bir aynı olan; yine davalı tarafça sahte senetlerin icra takibine konu edildiği --- İcra Müdürlüğü----- Esas sayılı ve ---. İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra dosyalarına ilişkin ----Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı menfi tespit davası açılmış, ----- Karar sayılı ilamı ile davamızın kabulüne karar verildiğini, karar sonucu davalı tarafça düzenlenen icra dosyasına konu yine işbu dosyamızdaki senetlerle aynı düzenleme tarihi ve aynı taraflara ilişkin benzer senetlerin iptaline karar verilerek borçlu olmadığımız tespit edildiğini, işbu dava dosyası ile huzurda açılan davamız tarafları borçlu olmadığı yönündeki beyanları senetlerin sahteliği, taraflar arasında hiçbir hukuki alacak verecek ilişkisinin bulunmadığı vs. her konu birebir aynı olduğunu, müvekkili şirket davalı tarafın açmış olduğu sahte senetlere ilişkin menfi tespit davası açmak için bile ödemiş olduğu harç miktarları mutat rakamların çok üzerinde olduğunu, işbu sebeple borçlu olmayan müvekkilinin borçlu olmadığını ispat etmek için katlanmak zorunda kaldığını, harç tutarları sebebi ile büyük bir mağduriyete uğradığını, davaya konu senetlerin tutarları ve menfi tespit davası için tedbir talebimiz düşünüldüğünde nakit olarak tedbiren işbu dava dosyasında senetlerin tedbir ile durdurulması yoluna gidilmesi davacı müvekkili açısından ödenebilir, katlanılabilir bir durum olmadığını, senetlerin sahte olduğu iddiamız ve bu yönde almış olduğumuz emsal mahkeme kararı---- Asliye Ticaret ---Esas, ----- Karar sayılı ilamı ve yine işbu dava dosyasına ilişkin dosyaya sunmuş olduğumuz deliller ve beyanlarımız incelenerek öncelikle teminatsız tedbir talebimizin kabul edilmesi, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili davacı şirketin üzerine kayıtlı ve davaya konu icra dosyalarından üzerinde haciz bulunan 465 Ada, 79 Pafta, 4 Parselde bulunan 09/11/2021 tarihi için bile emsal gösterdiğimiz diğer menfi tespit davasını konu ---. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra dosyasından icra müdürlüğü kanalı ile alınan kıymet takdiri rapor rakamı 342.480.000,00 TL (üçyüzkırkikimilyondörtyüzseksenbintürklirası) olarak tespit edildiğini, dava tarihimiz itibari ile mevcut gayrimenkulün güncel değeri bu rakamın yaklaşık 2,5 - 3 katı olduğunu, gayrimenkul üzerinde başkaca haciz, şerh, borç vs. Bulunmamaktadır. Buna ilişkin ekte icra dosyası kıymet takdiri raporu ayrıca tarafımızdan 01/06/2023 tarihinde alınan gayrimenkul değerleme raporu ve güncel tapu takdiyat raporu ekte mahkemeye sunulduğunu, davaya konu senetlerin sahte olduğunu ve taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, 14 Kasım 2018 ---- vefat etmesi nedeni ile davacı müvekkili şirketteki hisselerin mirasçılara pay oranlarına göre intikal ettiğini, müvekkili şirketin şimdiki ortakları --- şeklinde olduğunu, ----- müvekkili şirket ile ortaklığının bittiğini, müvekkili şirket ile hiçbir bağının kalmadığını, işbu davada alacaklı olduğunu ispat yükü hmk ve icra iflas kanunu gereği davalı alacaklı olduğunu iddia eden tarafta olduğunu, sahte senetleri düzenleyen --- ile müvekkil şirket muris ------ ve mirasçıları husumetlere ilişkin taraflar arasındaki savcılık ve dava dosyalarının sunulduğunu, şirketin tüm ticari defter ve banka hesapları, vergi dairesi kayıtları ve tüm diğer tüm delillerimiz incelendiği taktirde böyle bir paranın şirket hesabına ve kasasına girmediği açıkça ortaya çıkacağını, verildiği iddia edildiği bu rakam külliyen hayali olduğunu, davalı taraf ile davacı müvekkili arasında gerçek bir alacak/borç ilişkisinin olmadığını, ---- tarafından davalı alacaklı gösterilerek sahte olarak davacı şirkette ortak olmadığı dönemde düzenlenen iş bu senetler ile müvekkili şirket hayali bir borç altına sokulmaya çalışılmaktadır. Sayın mahkemeninde bildiği üzere iş bu menfi tespit davasının gerek harç, gerek teminat tutarları çok çok yüksek olup , müvekkil şirket açılan bu haksız, gerçek olmayan senetlere dayalı icra takipleri sebebi ile çok zor durumda kaldığını, senetlerin bir an önce incelenip, yargılmanın ve gerekli araştırmaların bir an önce yapılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İmzaya ve borca itirazların davalı müvekkili lehine sonuçlanmış olup BAM aşamasından geçerek ve yargıtay tarafından onaylandığını, davacı yanın borçlu olmadığını ispatlayacak herhangi bir belge, delil sunamadığını,davaya konu alacağın dayanağı belge kambiyo senedine dayanmakta olduğunu, davacı taraf bonoların sahte olduğunu, taraflar arasında borç doğumuna neden olacak hukuki ilişkinin mevcut olmadığını beyan ettiğini, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıya ait olduğunu, ancak alacak kambiyo senedine dayanıyor ise senede karşı senetle ispat kuralı gereği ispat yükü tekrar borçlu tarafa geçtiğini, kambiyo alacakları sebepten mücerret olduğundan taraflar arasındaki alacak verecek ilişkisinin araştırılması da hukuka aykırı olduğunu, davacı itirazlarının yerinde olmadığını, Davacı dilekçesinde bu şekilde bir borcu olmadığını belirttiğini ancak bunu ispatlayacak herhangi bir yazılı delil sunamadığını, bedelsizlik davacının öne sürdüğü bir vakıa olduğuna göre bunu ispat yükü de davacıya ait olduğunu, davacı borçlu bulunmadığını ancak usulüne uygun yazılı delil ile ispatlayabileceğini, davacı vekilinin; şirket yetkilisi ---- davalı şirketi borçlandırılamayacağına ilişkin yaptığı itiraz yerinde değildir. yerleşik yargıtay içtihatları da beyanlarımızı doğrular nitelikte olduğunu, davacı ile seneti imzalayan ----- birlikte hareket ettiğini, davalı müvekkili zarara uğratma gayesi güttüğünü, davalı müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak nedeniyle açılmış bulunan işbu haksız ve kötü niyetli davanın usulden ve esastan reddini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu takibin iptali veya dava konusu bonolardan davacı tarafın borçlu olmadığına dair karar verilmesi durumunda, ilgili bonolarda şirket yetkilisi ---- imzası ve sorumluluğu olmasından mütevellit, TTK. İlgili maddeleri gereği borcun tamamından ---- sorumlu olduğunun hüküm altına alınmasını, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan, alacağın %20 'sinden az olmamak üzere Kötü niyet icra inkar tazminatına ve alacağın % 10 oranında para cezasına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava üç adet bonoya dayalı başlatılan icra takibinden sonra senetler ve takip sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti taleplidir.
Takibe ve davaya konu üç bonoda da keşideci davacı şirket, lehtar davalıdır. Senetler, 01/04/2021 vade tarihli, 05/06/2014 düzenleme tarihli 2.200.00,00 Euro bedelli, 01/04/2021 vade tarihli, 05/05/2015 düzenleme tarihli 1.200.000,00 Euro bedelli, 01/04/2021 vade tarihli, 05/06/2015 düzenleme tarihli 1.200.000,00 Euro bedellidir.
Dava dilekçesindeki anlatıma göre davacı şirketin eski ortağı ve yetkilisi ---- 07/12/2016 tarihinde hisselerini ----- devrederek ortaklıktan ve müdürlükten ayrıldığı, şirketle hiçbir hukuki bağının kalmadığı, 07/12/2016 tarihinde bu senetlerin olmadığı, dava dışı --- lehtar olarak görünen --- ile danışıklı şekilde geçmişe dönük bu senetleri düzenleyerek şirketi borçlandırdığı ileri sürülmektedir.
Davacı benzer mahiyetteki başka iki bono için de --. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava görüldüğünü, ----- Sayılı davada davanın kabulüne karar verildiğini belirterek bu davayı emsal göstermiştir. Dosya celp edilerek incelenmiş, bir örneği dosyaya takılmıştır.
Davalı cevap ve savunmalarında emsal gösterilen ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Sayılı kararının istinaf edildiğini, kesinleşmediğini, ayrıca mahkeme başkanının muhalefet şerhi doğrultusunda davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının bildirdiği her türlü icra dosyasının Yargıtay'dan geçerek kesinleştiğini, savcılık dosyalarında lehlerine takipsizlik kararları verildiğini belirtmiş, davanın reddini talep etmiştir.
Dayanılan tüm savcılık dosyaları ve ceza dosyaları celp edilerek incelenmiştir. ---- CBS'nin --- Soruşturma Sayılı dosyada müşteki dosyamız davacısı, şüpheliler ---- ve ----- olup resmi belgede sahtecilik dolandırıcılık suçlarından takipsizlik kararı verilmiş, müştekinin takipsizlik kararına itirazı da reddedilmiştir. Benzer şekilde davacının bildirdiği tüm savcılık dosyaları takipsizlik kararı ile sonuçlanmış, takipsizliğe itirazlar reddedilmiştir.
Davacı şirkete ait ---- Gazetesi incelendiğinde, bonoların keşide tarihinde tarihinde dava dışı ---- yetkili temsilci olduğu görülmüştür.
Kambiyo senetlerinin ticari defterlere kayıt zorunluluğu bulunmamakta olup, davacı şirketlerin, dava konusu bononun davacı şirketlerin eski temsilcisi dava dışı ----- tarafından temsil yetkisi sona erdikten sonra geçmişe dönük olarak tanzim ve ciro edildiğini yazılı delillerle ispat etmeleri gerekmekte olup, davacılar bu yönde yazılı bir delil ibraz edememişlerdir. Davacının ticari defterinde senedin kayıtlı olup olmaması sonuca etkili olmadığından ticari defterlerin incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ----- Sayılı kararında da belirtildiği üzere kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında senetteki temel ilişkinin karşılıksız ya da geçersiz olduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerekir.
"Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır. Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. ...Bonoda bedelsizlik iddiası ileri sürüldüğünde kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer taraflardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil, senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulunun---- Karar sayılı kararı)."Davacının sunduğu mütalaada, dava dilekçesi ile aynı doğrultuda, senetteki imzanın ----- olduğunun kabul edildiği görülmüştür. Farklı kalemlerle düzenleme yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafından sunulan hukuki mütalaada alt ilişkinin davalı tarafından ispatlanması gerektiğine yer verilmişse de kambiyo senetleri sebepten mücerrettir. (Sunulan mütalaada istisna olarak kayıt kabul davaları gösterilmiş olup, kayıt kabul davalarında verilecek karardan dava dışı üçüncü kişilerin yani diğer alacaklıların hakları da etkileneceğinden senede dayalı alacağın varlığı senet alacaklısı tarafından ispat edilmelidir.) Ancak eldeki davada ispat yükünün davacı borçluda olduğu yerleşik uygulama ve Yargıtay içtihatlarıyla sabittir. Ülkemizde mürekkep yaşının tespiti de yapılamadığından imzanın yetkili olmadığı dönemde atıldığının davacı tarafından yazılı delille ispatlanması gerekmektedir.Davacı imzası inkar edilmemiş senetlerde davasını eski yetkili ---- lehtar ----- ile el ve işbirliği içinde geçmişe dönük olarak bono düzenlemesine dayandırmıştır. Ne var ki bunu ortaya koyan somut bir delil sunabilmiş değildir. Ceza yargılaması da olmadığı anlaşıldığına göre beklenmesi gereken bir husus yoktur. Ne savcılık dosyalarında ne de -----. Ağır Ceza dosyasında davacının iddiasını destekleyen bir bilgi belge, beyan olmadığı görülmüştür. ---- çokluğu ile verilen kabul kararı istinaf incelemesinde olup beklenmesine de gerek görülmemiştir.Son olarak, ispat külfeti üzerinde olan davacının, iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından, yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, ancak davacının yemin deliline dayanmadığı görülmüştür. Gelinen aşamada, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. İİK nun 72/3 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmişse de teminat yatırılmamış, tedbir uygulanmamış olup, alacaklı lehine kötü niyet tazminatı koşulları da oluşmamış, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığına;
3-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.427.317,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.426.585,98 -TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep edilmesi halinde yatırana iadesine,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden davalı vekili için A.A.Ü.T. gereğince 3.062.920,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.800,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.