İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, hazır beton alım satım ve eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı ile sözleşme feshinden doğan tazminat talepli istinaf davasını değerlendirdi.
Özet: Davacı beton tedarikçisi, müteahhit davalı ile imzaladığı hazır beton alım satım ve cari hesap sözleşmesi kapsamında, davalının ana yüklenici olduğu inşaat projesinin davalının kusurları nedeniyle feshedildiğini ve bu durumun kendi beton santrali kurulum maliyetleri ile kar kaybına yol açtığını ileri sürerek tazminat talep etmiş; davalı ise ana sözleşmenin işveren idarenin kusurları nedeniyle feshedildiğini savunmuştur, yerel mahkemenin davayı reddetmesi üzerine davacı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/549
KARAR NO: 2026/744
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/11/2021
NUMARASI:2018/154 Esas, 2021/862 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ:04/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; ... Başkanlığı'nın, Asya Bölgesi 2013 yılı ... şebekesi, ... İnşaatının davalıya ihale edildiğini, bu projeye hazır betonun sağlanması için davalı yüklenici ... firması ile davacının 16.02.2015 tarihli "Hazır Beton Alım Satım ve Cari Hesap Sözleşmesi" imzaladığını, 18,04.2015 tarihinde taraflar arasında devir ve teslim sözleşmesi imzalanarak, İstanbul ili Ataşehir Belediyesi, ... Mahallesi, pafta 22/2, ada 22721 m2 alanlı gayrimenkulde, hazır beton tesisi kurulması için gerekli olan arazinin kullanma yararlanma ve zilyetlik haklarının davacı şirkete devredildiğini, “Ek Protokol” başlıklı sözleşmenin de 30.04.2015 tarihinde imzalandığını, bu ek protokolle; davacının söz konusu alanda beton santrali kurarak davalı firmanın beton ihtiyacını karşılayacağının kararlaştırıldığını, hazır beton tesisini kurup imalata başladığını, ancak davalının kazı derinliğinin fazla olması nedeniyle; açılan kazı alanında; İdare tarafından onaylanan istinat ve ihata duvarlarının yapılması gerektiği bildirilmesine rağmen; davalı tarafından yapılmadığını ve bağlantı yollarının yapılması için gerekli olan başlık kirişi ve öngermeli kiriş projelerinin davalı tarafından idareye sunulmadığını, aynca projedeki kazık imalatlarının tamamlanmadığını, atıksu kolektörü ve dere ıslah inşaatına da başlanmadığını, tüm bu ve benzeri sebeplerden dolayı; ...'nin 22.06.2016 tarihli ... sayılı yazı ile davalıyla arasındaki sözleşmenin fesih sürecini başlattığını davalıya bildirildiğini, davalı ...'ın 29.06.2016 tarihinde davacı şirkete gönderdiği ihbarname ile ... tarafından sözleşmelerin feshedildiğini bildirdiğini, bu nedenle 60 gün içinde mobil beton santralinin davacı tarafından kaldırılmasını aksi takdirde oluşacak zararlardan, davacının sorumlu olacağını ihtar ettiklerini, davacının ise gönderdiği Bakırköy .... Noterliği’nin ... yevmiye 09.09.2016 tarihli ihtarname ile fesihten dolayı protokolün ilgili maddesi gereği, davacı şirketin bu iş için kurduğu beton santrali için yapılan masraflardan davalının sorumlu olduğunu ihtar ettiğini, işbu ihtarnamenin, Cari Hesap Sözleşmesi'nin 9.1 numaralı maddesi uyarınca; davalı firmanın sözleşmede belirttiği adrese tebliğ edildiğini, 21.08.2017 tarihinde yapılan Ek Protokol 7. madde uyarınca yapmış olduğu masrafların faturalarını elektronik fatura yöntemiyle davalı şirkete gönderdiğini, davalı tarafından faturanın ödenmemesinin ardından Bakırköy ... Noterliği’nin 23.08.2017 tanhli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cari hesabındaki 619.911,21 TL bakiyenin ödenmesini ihtar ettiğini, davalı şirketin ihtarname ve faturalara itiraz ederek ödeme yapmadığını, davalının kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle ... tarafından sözleşmesinin feshedilmesine yol açtığını, dolayısıyla davacının da kazanç kaybına sebep olduğunu, davacının kurduğu beton santralinin masraflarından davalı şirket sorumlu olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak haklı kazanç kaybı ve masraflarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; ... Genel Müdürlüğü’nün, dava dışı .... Şti. ile İstanbul... Noterliğinde ... sayı ile 25.09.2013 tarihinde “...İnşaatı...” işi ile ilgili olarak bir sözleşme imzaladığını, bu sözleşmenin davacı ile yapılan 16.02.2015 tarihli sözleşmenin dayanağı olduğunu, ....Şti.’nin çalışma güzergahını, çalışma bölgesinde bulunan yerleri “geçici işgal ve kamulaştırma nedeniyle doğacak süre uzatım hakkı saklı kalması” ihtirazi kaydı ile 23.10.2013 tarihinde teslim aldığını, ... Genel Müdürlüğü’nün muvafakati ile 25.09.2013/...sayılı sözleşmenin davalı ile ...-Şti. arasında imzalanan 19.09.2014 tarihli ... yevmiye numaralı Devir Sözleşmesi ile davacıya devredildiğini, davalının sözleşmeyi ifa etmek için faaliyetlerine devam ederken, işin yürütülmesi için ... tarafından yapılması gerekli işlemler yapılmadığını, işin ifasının ...’den kaynaklanan kusur nedeniyle mümkün olamadığını, ... ile imzalanan sözleşmenin 22.06.2016 tarihli karar ile feshedildiğini, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların, davalı tarafından açılan İstanbul 1. Ticaret Mahkemesinin 2015/850 sayılı dosyasında, Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 2018/348 E. sayılı dosyasında görülmekte olduğunu, davalının proje için ihtiyaç duyduğu betonların üretimi ve tedariki için davacı ... ile 16.02.2015 tarihinde “Hazır Beton Alun Satım ve Cari Hesap Sözleşmesi” imzaladığını, betonların alıcı ... tarafından inşaat sahasında gösterilecek yere ... tarafından kurulacak hazır beton santralinde siparişe göre üretilip, sözleşmede belirtilen şartlar ve fiyatlar dâhilinde ...'a teslim edilmesi olduğunun kararlaştırıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince, mobil beton santrali kurulması için gerekli izinlerin alınması yükümlülüğünün davacı tarafından üstlenildiğini, davalının davacı ile sadece ... ıslah çalışmalarındaki beton ihtiyacının karşılanması ve ticari müessese olarak kullanılması kaydıyla ilgili idarelerden izin talep etmiş ve almış olduğunu, davacı ... ile yapılan 16.02.2015 tarihli sözleşmede sadece ... şantiyesi beton ihtiyacını karşılamak için imzalandığını, ... ile sözleşmenin 22.06.2016 tarihinde fesih sürecine girmesi nedeniyle, ... tarafından davalıya gönderilen 29.06.2016 tarihli yazı ile ... işi ile ilgili fesih sürecinin başladığı, iş kapsamında kullanılmak amacı ile kurulan geçici mobil santralinin kaldırılmasının talep edildiğini, davalının da Adana... Noterliği’nin 29.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile derhal durumu ...'e bildirdiğini, 16.02.2015 tarihi Hazır Beton Alım Satımı ve Cari Hesap Sözleşmesi'nin feshedildiğini, beton santralinin 60 gün içinde kaldırılmasını ihtar ve ihbar ettiğini, davacının ise, 15.08.2016 tarihli yazısı ile feshe itiraz etmediğini, vadesi dolduğu iddia edilen 136.894,36 TL tutarındaki borcun ödenmesini talep ettiğini, davalının cari hesabı kapattığını, yalnızca 20.000,00-TL'lik alacağını ödemediğini, davalının elektrik aboneliği iptal edilince; 20.000,00 -TL’lik alacağı da ödediğini, bu süreçte, ... ile imzalanan sözleşmenin fesih edildiğine dair fesih ihtarının gönderilmesinden itibaren yaklaşık 1 sene sonra, ... tarafından 21.08.2017 tarihli ve 599.011,21 TL bedelli fatura düzenlenerek davalıya gönderiIdiğini, davalının Adana ... Noterliğinin ...yevmiye numaralı ve 24.08.2017 tarihli ihtarnamesi ile faturaya ve içeriğine itiraz ederek yasal süresi içinde iade ettiğini, davacının ayrıca Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 23.08.2017 tarihli ihtarnamesi ile davalının cari hesap ekstresine göre 619.011,21 TL'lik borcu olduğunu ve bu borcun ödenmesini talep ettiğini, bu ihtarnameye cevaben de davalının, Adana ... Noterliği’nin... yevmiye numaralı ve 28.08.2017 tarihli ihtarnamesi ile cari hesap ekstresine ve ihtarnameye itiraz ettiğini, ...’ın alacak talebine konu 30.04.2015 tarihli Protokol ile bağlı olmadığını, davalı tarafından ... işi için işlerin yürütülmesini sağlamak üzere ... isimli şahsa 24.10.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnameyi verdiğini, daha sonra da ...’ın şirket aleyhine bir takım usulsüz işler yaptığının tespit edilmesi üzerine, 22,06,2015 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile ...'ın tüm yetkilerinden azledildiğini ve şirketle ilişiğinin kesildiğini, ...’ın, vekalet görevini kötüye kullandığını, davalı ile ... arasındaki uyuşmazlığa dair başkaca herhangi bir bilgi ve/veya belgenin de davacıya iletilmediğini, bu protokolün; davalı tarafından ... isimli şahsın azledilip, şirketle ilişiğinin kesilmesinin ardından (22.06.2015), şirketi zarara uğratmak amacıyla, ... ile işbirliği içine girerek, daha sonraki bir tarihte böyle bir protokol imza edilmiş olabileceğini, davacının alacak talebine konu ettiğini iddia ettiği faturaların doğrudan ... ıslah projesinde kurduğu şantiye ile ilgili olduğunu ispat etmesi gerektiğini, bu fatura konusu bedellerin hepsinin davalının üstlendiği ... projesi ile ilgili olup olmadığının belirli olmadığını, zaten faturalar okunaklı olmadığı için, boş ve silik yazılardan ibaret sayfaların ne ile ilgili olduğunun da belirli olmadığını, davalı ile ... arasındaki sözleşmenin fesih sürecine girmesi sonrasında, davacı ...’in alanı tahliye etmeyip, ticari faaliyetlerine devam etmiş olduğu da dikkate alındığında, tüm fatura konusu harcamaların davalının şantiyesi ile ilgili olup olmadığının da belirli olmadığını, ...’in sebepsiz zenginleşmeye ve mükerrer ödemeye yer verecek şekilde, haksız ve dayanaksız alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davanın tümden reddinin gerektiğini, belirterek; davanın esastan reddini talep etmiştir.Mahkemece 04.11.2021 tarihli karar ile; davanın, sözleşmeye dayalı cari hesap alacağına dayanadığını, taraflar arasında sözleşme akdedilmeden önce; ...Genel Müdürlüğü ile dava dışı yüklenici .... Şti. arasında " ... inşaatı işine ait sözleşme" imzalandığı, dava dışı yüklenici firma ile bu kez davalı ... İnşaat arasında "... inşaatı" işine ait devir sözleşmesi imzalandığı bu sözleşmeler dayanak alınarak; taraflar arasında 16.02.2015 tarihinde "Hazır Beton Alım-Satım ve Cari hesap sözleşmesi"nin imzalandığı, 17.04.2015 tarihinde Devir Teslim tutanağı düzenlenerek ayrıca 30.04.2015 tarihinde Ek protokol imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre; davalının şantiyede ihtiyaç duyduğu hazır betonun davacı tarafça kurulacak hazır beton santralinde üretilip; davalıya teslim edilmesi şeklinde edimlerin belirlendiği ve ek protokol 2 md.'de hazır beton tesisi kurulacağı, davacının; davalının talebini aksatmamak kaydıyla, proje dışına hazır beton satabileceği ve ayrıca 7. md'de projenin bitiminden önce herhangi bir resmi kurum tarafından, faaliyete son verilmesi durumunda, davacının yapılmış olan hazır beton tesisi, alt yapı işleri, trafo kurulumu, tesisin montaj ve demontaj gibi yatırım gideri belgelendirilmek kaydıyla davalıya fatura edilebileceğininin hükme bağlandığı, taraflar arasındaki akdin devamı sırasında dava dışı ...'nin 22.06.2016 tarihli davalıya gönderdiği ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiği, yapılan bu bildirim üzerine davalı ... İnşaat'ın 29.06.2016 tarihli ihtarnamesiyle fesih bildirimini davacıya ilettiği ve geçici mobil beton santralinin kaldırılmasını talep ettiği ve en son davacı tarafça 23.08.2017 tarihli ihtarnamesiyle 619.011,21 TL cari hesap alacağını talep edildiği, davalı tarafça 24.08.2017 tarihli cevabi ihtarname ile 21.08.2017 tarih ve ... numaralı 599.011,21 TL bedelli e-faturanın iade edildiği, uyuşmazlık konusunun; da iade edilen bu fatura bedeli olduğu davalı tarafça sözleşme ve ek protokolü imzalayan ...'ın vekillik görevini kötüye kullandığı ve şirketin ek protokolden haberi olmadığı, vekaletnamenin 24.10.2014 tarihinde verilmesine rağmen; usulsuz işlemler nedeniyle 22.06.2015 tarihinde vekilin azledildiğini iddia edildiği ancak bu iddialarının davacı tarafa karşı ileri sürülemeyeceği, bu hususun vekil ile vekalet veren arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, uyuşmazlık konusu 21.08.2017 tarihli fatura ve cari hesap alacağına ilişkin yaptırılan bilirkişi incelemesi soncunda; bu gider faturası ile ilgili, dava dosyasına sunulan faturaların okunaklı olanların dökümü ve ödenip ödenmediği hususlarının, ticari defterlerden tespit edilebildiği kadarıyla tablo haline dönüştürülmüş ise de; bu fatura bedellerinin 3.kişilere ödendiğine ve mal ve hizmet bedellerinin alındığına dair sevk irsaliyelerinin sunulmadığı, bedelleri talep edilen malzeme ve ekipmanların sadece ... şantiyesinde kullanıp kullanılmadığı hususunun belirli olmadığı, şantiye binası, trapez sac ve kapı, su kuyusu tesisatı, prefabrik bina gibi taşınır malların tahliye anında sökülüp götürülüp götürülmediğinin tespitinin mümkün olmadığı, hazır beton alım giderleri için sözleşmenin feshiden yaklaşık 1 yıl sonra düzenlenen e-faturanın ve bununla ilgili düzenlenen gider faturalarının denetlenebilmesi için gerekli verilen dosyaya ibraz edilmediği, net beton ölçüm ve hesaplamasının teknik bilirkişi tarafından yapılamadığı, 21.08.2017 tarihli ve 599.011,21 TL'lik iade edilen fautarının içeriğinin, mal ve hizmetlerin alındığının ispat edilemediği, faturada belirtilen malzeme ve ekipmanların ... şantiyesinde kullanıp kullanılmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacı tarafça ispat edilmeyen iade faturasına ilişkin cari hesap alacağının davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;
1-Mahkemece 05.07.2020 tarihinde "Bilirkişi raporuna yapılan itirazlara açıklama getirilmiş olması, teknik itirazların somutlaştırılmış olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin talebinin reddine, bir sonraki celse sözlü yargılamaya geçileceğinden HMK 186 mad.gereğince taraflara duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmasına, gelmedikleri taktirde yokluklarında karar verileceğinin ihtaratına " ara karar tutanağı ile karar verilerek taraflara tebliğ edildiğini ancak daha sonra gerekçesi belirtilmeden, tebliği beklenmeden, muvafakatleri alınmadan, sözlü yargılamaya geçilmesi ara kararından rücu edilerek, dosyanın özellikle inşaat bilirkişisi tarafından davalının itirazlarının irdelenmesi için ek rapora gönderilmesine karar verildiğini, sözlü yargılamadan vazgeçildiğine ilişkin işbu ara karardan rücu edilmesinin talep ettikleri halde Mahkeme tarafından talepleri yok sayılarak hiç bir karar oluşturulmadığını,
2-Davalının idare ile yaptığı sözleşme davalının kusuru nedeni ile feshedilince; davacının masraf yaparak kurulumunu yaptığı ve kazanç elde edeceği santralin kaldırılmasının talep edildiğini, davalının söz konusu projenin iptalinden kaynaklı olarak; sıfırdan kurulumunu yaptığı santralin kurulum maliyetlerinin oluşturmuş olduğu zararını yine taraflar arasındaki sözleşme gereği, haklı olarak tazminin talep ettiğini, 4 heyet bilirkişi incelemesi ile söz konusu santralin kurulum için kullanılan malzemelerin, beton miktarlarının, elektrik masraflarının vs hepsinin olağan olduğu sonucuna varıldığını,
3-Davalının kusuru ile dava dışı ...ile olan sözleşmenin feshinden kararda bahsedilmediğini, dava konusunun; davalı tarafın kusuru nedeni ile idare ile olan sözleşmesinin feshedilmesi nedeni ile davacı ile olan sözleşmenin de feshine neden olması ve davavcının kurup kaldırmak zorunda olduğu santralin masraflarının tazmini davası olduğunu, sözleşme gereği, davacının santral kurulum masraflarını davalıdan isteme hakkı olduğunu,
4-Raporlarda, davacının elektrik proje ve malzeme gideri adı altında yaklaşık 233.000 TL bedel talep ettiğini, bu kadar yüksek değerde bedelin elektrik projesi ve malzeme giderinin şantiyenin kurulumu ve beton santrali için gerekli olan yüksek güç elektrik verilebilmesi için gerekli olan projelendirme ve yapım işlemleri olabileceği, dosyaya sunulan ....Şti tarafından tanzim edilen faturalara ilişkin yapılan inceleme neticesinde; faturaların ödendiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla elektrik malzeme bedellerinin talebinde haklı olunduğu, trapez saç ve kapı gideri talep edildiği bir şantiyenin giriş çıkışlarının güvende olması bakımından şantiye giriş kapısının olması gerektiği, şantiye binasının ise şantiyenin sevk ve idare için gerekli olduğu, davacının yaklaşık 195.000 TL değerinde beton gideri talep ettiği, beton santrallerinde mikserlerin ve kamyonların yüksek tonajda olması dolayısı ile bu makinelerin batmadan rahat çalışabilmeleri açısından beton miktarının sahaya ve yollara serilmiş olabileceği bu nedenle kullanılan beton miktarının fazla olabileceğinin belirtildiğini.
4-Karada, taşınır malların tahliye anında sökülüp götürülüp götürülmediğinin; tespitinin mümkün olmadığı gerekçesi ile de davayı reddettiğini, Mahkemenin resen araştırma yükümlülüğü de olup gerekli gördüğü hususlarda yerinde inceleme yapılmasına karar verebileceğini, dava konusu faturalarda talep edilen alacak kalemleri incelendiğinde; götürülmesi mümkün olan veya başka santralde kullanma imkanı olabilecek hiç bir taşınırın davaya konu edilmediğini, talep konusu kalemlerin; niteliği gereği götürülmeye ve/veya başka bir santralde kullanılmaya elverişli olmadıklarını,
5-Mahkemece, fatura bedellerinin ödendiğinin ispat edilemediği belirtilmiş ise de aynı kararın devamında; "Davalı vekilinin itirazlarının karşılanması için bilirkişi heyetine Elektrik Mühendisi bilirkişi eklenerek ek rapor alınmış, alınan 23/02/2021 tarihli ek raporda "Yapıları incelemede yer alan dava dışı .... Şti. tarafından davacı adına tanzim edilmiş 2 adet toplam KDV dahil 101.677,94 TL lık faturaların bedelinin ödendiği anlaşılmıştır." denildiğini,
6-Bedelin ödendiği gösterilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesinin; ve deftere işlenmesinin malın teslim edildiğine ilişkin karine oluşturduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında; 16.02.2015 tarihli "Hazır Beton Alım Satım ve Cari Hesap Sözleşmesi" imzaladığını, 18,04.2015 tarihinde taraflar arasında devir ve teslim sözleşmesi imzalanarak,akdedilmiştir. Somut olayda; dava dışı iş sahibi ... Genel Müdürlüğü ile dava dışı yüklenici .... Şti. arasında "... inşaatı işine ait sözleşme" imzalandığı, dava dışı yüklenici ... firması ile ile bu kez davalı ... İnşaat arasında " ..." işine ait devir sözleşmesi imzalandığı, akabinde davanın tarafları arasında 16.02.2015 tarihli "Hazır Beton Alım-Satım ve Cari hesap sözleşmesi" ve ayrıca 30.04.2015 tarihinde ek protokol imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre; davacının, davalı için şantiyede ihtiyaç duyduğu hazır betonun; davacı tarafından kurulacak hazır beton santralinde üretilip; davalıya teslim edilmesinini kararlaştırıldığı, ek protokol 2 md.'de hazır beton tesisi kurulacağı, davacının; davalının talebini aksatmamak kaydıyla, proje dışına hazır beton satabileceği ve ayrıca 7. md'de projenin bitiminden önce herhangi bir resmi kurum tarafından, faaliyete son verilmesi durumunda, davacının yapılmış olan hazır beton tesisi, alt yapı işleri, trafo kurulumu, tesisin montaj ve demontaj gibi yatırım gideri belgelendirilmek kaydıyla davalıya fatura edilebileceğininin hükme bağlandığı, dosya kapsamından taraflar arasındaki akdin devamı sırasında, dava dışı asıl iş sahibi ...'nin 22.06.2016 tarihli ihtarname ile davalı ile arasındaki sözleşmeyi feshettiği, davalı ... İnşaat'ın da 29.06.2016 tarihli ihtar ile bu fesih bildirimini davacıya ilettiği ve geçici mobil beton santralinin kaldırılmasını talep ettiği, bu nedenle davacı yanın ek sözleşme 7. Maddeye dayalı olarak 23.08.2017 tarihli ihtarname ile 619.011,21 TL cari hesap alacağını talep ettiği, davalı tarafça 24.08.2017 tarihli cevabi ihtarname ile 21.08.2017 tarih ve ... numaralı 599.011,21TL bedelli e-faturanın iade edildiği, uyuşmazlık konusunun; iade edilen bu fatura bedeli olduğu, davalı tarafça sözleşme ve ek protokolü imzalayan ...'ın vekillik görevini kötüye kullandığı iddia edilmiş ise de bu durumun ancak vekil ile davalı arasındaki iç ilişki olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunun ise hüküm kurmaya elverişsiz ve yetersiz olduğu, davacı yanın ek sözleşmenin 7.maddesine dayalı olarak asıl sözleşmenin asıl iş veren tarafından fesih edilmesi sebebi ile davacının kurduğu beton santralinin kurulması ve düzenlenmesi için proje dahil ortalama maliyetinin belirlenerek; böyle bir tesisin kurulmasından sonra taşınmasının söz konusu olması halinde, davacının tesisin ne kadarını söküp götürebileceği, ne kadarını ise sökemeyeceği ve bu nedenle oluşacak zararının tespiti ile bu bedelin davalıdan tahsilini istediği, sonuç olarak; davacının tesisin kurulması yapılan maliyetten, tekrar söküp götüremeyeceği malzemeler için zararının ortalama olarak hesaplanmasının mümkün olduğu, mahkemece bu hesaplamanın yeniden alınacak bilirkişi raporu ile hesaplanması gerektiği, anlaşıldığından, mahkemece davacı yandan; sunduğu belgelerden okunaksız olanlarının, okunaklı şekilde sunması için süre verdikten sonra yukarıda açıklanan şekilde rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/11/2021 tarih, 2018/154 Esas, 2021/862 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.