Ticari nitelikteki fuar organizasyonu hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalı ile imzalanan ticari nitelikteki hizmet sözleşmesi kapsamında kongre salonu kiralama bedelinin ve ek hizmetlerin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine, davalının sözleşme şartlarına ve taraflarca mutabık kalınan indirimli fatura bedeline rağmen itiraz ederek takibi durdurması nedeniyle, davalının itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve olası mal kaçırma riskine karşı davalının menkul/gayrimenkul malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/393 Esas
KARAR NO : 2026/488
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2025
KARAR TARİHİ : 05/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında müvekkiline ait ... /.... ’da kurulu ... ... ’nde “.... ... ve ... ” etkinliği için ... tarihinde bir sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme uyarınca karşı taraf, müvekkiline ait kongre salonunu ... ... ... tarihlerinde gerçekleşecek fuar organizasyonu için .... , ... ve .... salonlarını tuttuğunu, toplamda ... Euro üzerinden anlaşıldığını, bunun yanı sıra organizasyon sırasında gerçekleşen ek hizmet- servis bedelleri ve işletme giderleri katılımcı sayısına göre müvekkili şirket tarafından hesaplanacağı ve davalı tarafça ödeneceği ayrıca hüküm altına alındığını, buna göre taraflarca üzerinde mutabık kalındığı ve sözleşme ile de düzenlendiği üzere; davalı ... tarihinde ... Euro, .... tarihinde ... Euro, .... tarihinde .... Euro olmak sözleşme bedelini 3 taksit şeklinde ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak aradan geçen süre zarfında davalı sözleşme bedelini taahhüt ettiği tarihlerde ödemediği gibi organizasyon tarihlerini de iki (2) güne çekerek kiraladıkları kongre salonunu yalnızca ... tarihleri arasında kullanacaklarını ... tarihinde fuarı sona erdireceklerini ifade ettiklerini, müvekkili şirket, karşı tarafın bu teklifini ticari ilişkinin zarar görmemesi için kabul ettiğini belirttikleri gibi organizasyonun 2 güne indirilmesini onayladığını ve fuar için belirtilen tarih aralığı kısaldığı için Karşı Taraf sözleşme ile ödemeyi taahhüt ettikleri rakamı ödemek istememesi üzerine de bedel üzerinden indirim yaptığını, sözleşme konusu sigorta fuarı yukarıda belirtilen tarih aralığında 2 gün olacak şekilde gerçekleştirildiğini ve müvekkili şirket sözleşme konusu edimini ifa ettiğini, bu kapsamda, davalı tarafça ... tarihinde yalnızca ... Euro tutarında bir ön ödeme yapıldığını, fuarın tarihlerinin kısaltılmış olması nedeni ile müvekkili şirket tarafından bir mutabakat düzenlenerek sözleşme ile belirlenen bedel üzerinden indirim yapıldığını, söz konusu mutabakat ... tarihli e-posta ile davalı şirket yetkililerine gönderildiğini ve davalı tarafça ... tarihli e-posta ile faturaya istinaden ödemenin yapılacağı belirtilerek müvekkili şirket tarafından gönderilen mutabakat onaylandığını, bunun üzerine, müvekkili şirket ... tarihinde; .... tarihli e-posta ekinde sunulan mutabakatta KDV dahil ... Euro olarak gözüken tutarı ... -TL fatura düzenlediğini ve karşı tarafa gönderdiğini, buna rağmen; davalı tarafça hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından ... tarihinde ödeme hakkında bilgi talep edilmiş davalı taraf bir ödeme planı ileterek ödemenin bir kısmını ... tarihinde bir kısmını ise .... tarihinde yapılabileceğini belirttiğini, davalı tarafın iletmiş olduğu ödeme planı müvekkili şirketçe kabul edilmediğini ve ödemenin yapılması talep edilmiş olmasına rağmen davalı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, hatta davalı taraf bizzat kendilerinin ilettikleri ödeme planındaki tarihlerde dahi müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkili şirket tarafından defaatle ödeme talebinde bulunulmasına rağmen davalı taraf müvekkili şirketi tabiri caizse oyaladığını ve ödemeleri 2025 yılı içerisinde gerçekleştireceğini ifade ettiğini ancak müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyerek kendilerine son olarak ... yılı ... sonuna kadar süre tanındığını, davalı borçlunun icra takibine konu itirazlarının tamamı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı taraf dava konusu icra takibi üzerine müvekkil şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, ödeme emrine, borca, işlemiş faize ve borca ilişkin diğer tüm ferilere, itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının müvekkili şirket ile yapmış olduğu sözleşme ve sonrasında bizzat onayladığı mutabakata ve iletmiş olduğu ödeme planlarına rağmen müvekkili şirkete olan borcunu ödememekte ısrar etmesi ve bir seneye yakın bir süredir müvekkili şirketi oyalaması karşısında, bu defada davalının müvekkiline işbu fatura alacağı borcunu ödememek için üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları devrederek mal kaçırmaya kalkması kuvvetle muhtemel olduğundan davalının menkul ve gayrimenkul mallarının üzerine davanın kesinleşmesine değin ihtiyati tedbir konulmasına, bu tedbir dosyaya sunulan belgeler karşısında alacağın net ve açık olması sebebiyle teminatsız olarak konulmasına veya çok cüzi bir bedel yatırılarak konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalının icra takibine konu itirazlarının tamamının hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle iptaline, takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatıyla mahkumiyetine, masraf ve vekalet ücretinin davalı uhdesine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili yer mahkemesinin davalının yerleşim yeri olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu faturadaki alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın İstanbul ... . İcra Dairesi'nin ... /... E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirketi aleyhinde haksız bir şekilde ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinin müvekkili şirketine tebliğ edilmesi üzerine ödeme emrine itiraz edildiğini ve icra dairesince müvekkili hakkında başlatılan haksız icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilu şirketinin, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa bahsi geçen talep dönemleri de dahil olmak üzere herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu icra dosyasında takibe dayanak olarak gösterilen fatura ve alacak miktarı olarak gösterilen miktar gerçeğe aykırı olup, kabulünün mümkün olamayacağını, Müvekkili şirketu ile davacı şirket arasında akdi ilişki kurulmadığını işbu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı davası nedeniyle takipte iddia edilen alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ... . İcra Müdürlüğünün ... /.... Esas sayılı icra takip dosyası özetle: Davacı, faturaya dayalı alacağından kaynaklanan .... EUR asıl alacak, .... EUR geçmiş gün faizi ve takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek Yıllık (%3,5) Bankalarca 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli Mevduatlara Uygulanan Azami Faiz için icra takibi başlattığı ve davalı borçlu tarafından ... tarihininde takibe itiraz edilerek takibin durduğu, davacının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile İtirazın İptali Davası açtığı görülmüştür.
Mahkememizin ... tarihli tensip ara kararı ile;
Davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin Mali Müşavir bilirkişi aracığlıyla incelenmesi için İstanbul Nöbetçi Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş,
İstanbul ... . Asliye Ticaret Mahkemesince alınan, Mali müşavir ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporu özetle:
"Sübut ve delillerin takdiri hususu Sayın Mahkemenize ait olmakla beraber, yukarıda arz ve izahına çalıştığımız nedenlerle, dava dosyasında mevcut bilgi, belgelerden ve davacı ticari defterlerinde yerinde yaptığım araştırma ve incelemeler sonucu;
6100 sayılı HMK'nın “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması” başlıklı 222/2 maddesinde; “Ticari defierlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz yaptırılmış ve defier kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır" hükmü yer almaktadır. Davacının 2024/2025 dönemine ait Yevmiye ve Büyük Defter beratlarının süresi içerisinde gönderildiği, Envanter defterlerinin süresi içerisinde açılış onaylarının yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6100 sayılı HMK'nın 222/2 maddesine uygun olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Davacının davasında haklı görülmesi halinde; Davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan ... EUR alacaklı olduğu, takip konusu alacağın, talep tebliğ tarihi +7 günlük sürenin sonunda temerrüde düştüğü kanaati hasıl olmuştur.
Davacının davasında haklı görülmesi halinde; İstanbul ... . İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... /... Esas sayılı dosyası ile ... EUR asıl alacağa istinaden dava tarihine kadar Taleple Bağlılık İlkesi gereği ... EUR faiz talep edebileceği kanaati hasıl olmuştur," görüş ve kanaat bildirdiği,
Mahkememizin ... tarihli tensip ara kararı ile;
Davalı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin Mali Müşavir bilirkişi aracığlıyla incelenmesi için Ankara Nöbetçi Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği,
Ankara ... . Asliye Ticaret Mahkemesince alınan, Mali müşavir ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporu özetle:
"V- SONUÇ: Yukarıda belirttiğim inceleme, tespit, değerlendirmeler ile dosyadaki belgeler, kayıtlar ile kanuni deliller birlikte değerlendirildiğinde;
... Dava tarihi itibariyle BORÇLU/DAVALI nın ALACAKLI/DAVACI ya döviz cinsinden ... Euro borcun, o tarihteki T.C. Merkez Bankası Efektif satış kurunun ... TL olması nedeniyle ... *... = ... TL olacağı" kanaatine varıldığının bildirildiği, "
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup;
İstanbul ... . İcra Dairesinin ... /.. Esas sayılı takip dosyasına dayanak fatura nedeniyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı, Mahkememizin davaya bakmakla yetkili olup olmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan "... .... ... " başlıklı sözleşme nedeniyle taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı ihtilaflıdır.
Taraflar ticari defterlere delil olarak dayanmıştır.
6100 sayılı HMK.nun 222.maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 222 (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
Tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin TTK 64 ve HMK 222/2.maddesi uyarınca eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, bu nedenle delil vasfını taşıdığı, takibe ve davaya konu ... Euro asıl alacak yönünden ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, HMK 222/3 maddesi uyarınca asıl alacağın bu şekilde kesin delil ile ispat edildiği, takip tarihinden önce davalı takip borçlusunun temerrüte düşürüldüğüne dair dosyada delil bulunmamasına göre, davanın asıl alacak yönünden kabul edilmesi gerektiği ve alacağını likit-belirlenebilir olaması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektigi anlaşılmış ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında ... EURO esas alacağa yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,
2- Hüküm altına alınan alacak üzerinden hesap edilen %20 oranındaki (... x ... = ... TL x %20 = ) ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan, ... TL peşin harç ile ... TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç ile ... TL tamamlama harcının davalıdan tahsiline, Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinden, davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-A.A.Ü.T 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL'sinin davalıdan, geri kalan ... TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
10-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 05/06/2026 ...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır