İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, kaçak elektrik tüketimine dayalı icra takibine vaki itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde alacak ve icra inkar tazminatı taleplerini değerlendiren kararıdır.
Özet: Bir elektrik sağlayıcısı, sayacın bypass edilerek kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesi talebi kısmen kabul ederek tazminat istemini reddetmiş; davacı, kararın esasına yönelik istinafının kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, ek kararı istinaf ederek, icra inkar tazminatı talebinin davanın toplam değerini kesinlik sınırının üzerine çıkardığını ve bu nedenle istinafın incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/195
KARAR NO : 2026/1525
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2025
NUMARASI : 2025/164 E - 2025/707 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 21/05/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan tesisatta 11/05/2023 tarihinde yapılan kontrolde sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiğinin tespit edilmiş olduğunu, bu tespit üzerine ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim edilmiş olduğunu, ... seri numaralı 49.875,91 TL miktarlı ve ... seri numaralı 31.037,15 TL miktarlı faturaları tahakkuk ettirdiklerini ve toplam 81.549,57 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine takip dayanağı olarak herhangi bir belgenin sunulmamış olduğunu ve müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı tarafından yapılan yargılama sonunda; "Alınan bilirkişi raporu ve sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının kaçak elektrik kullandığının tutanak içeriği ve tüketim miktarları ile sabit olduğu, alınan ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibarıyla davacının 25.611,21 TL kaçak elektrik tüketim bedeli ve 16.199,47 TL ek tüketim bedeli kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, kaçak kullanımda 6183 sayılı kanuna göre gecikme zammı uygulanamayacağı ancak davalının tacir olması nedeniyle avans faizi uygulanacağı göz önüne alınarak temerrüt tarihi olan 02/06/2023 tarihinden takip tarihi olan 09/06/2023 tarihine kadar olan dönem için resen yapılan faiz hesabı doğrultusunda istem kısmen kabul edilmiştir. Son olarak; alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı istemi ve davacının takibi kötü niyetli olarak başlattığına dair delil bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleriyle
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının İstanbul 31. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında asıl alacağın 41.810,68 TL'sine, faizin 86,20 TL'sine ve KDV'nin 15,51 TL'sine yaptığı itirazın iptali ile takibin talepnamedeki koşullar ile devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-İcra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı istemlerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından24.11.2025 tarihli ek kararla ise "... Dosyanın tetkikinde anılan kararın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, davacının istinaf ettiği miktarın 39.733,89 TL olduğu ve kesinlik sınırının altında kaldığı" gerekçesiyle
1- Davacının HMK 346/1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın gerekçesiz olduğunu, tanıkların bildirilmesi için süre verilmediğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, raporun hatalı olduğunu, çalışma süresinin hatalı hesaplandığını, alacağın likit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davacı vekili ek karara karşı istinaf başvurusunda ise, dosya kapsamında 80.913,06-TL kaçak elektrik tüketim bedeli, 539,40-TL gecikmiş gün faizi ve 97,09-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 81.549,57-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebi ile açıldığını, ikame edilmiş olup işbu talebe ek tarafımızca asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı talep edildiğini, dava dilekçesinde açıkça icra inkar tazminatı talep edilmesinin, söz konusu tazminatın üst sınırının olmaması ve bu sebeple dava değerinin kesinlik sınırının üzerinde olması sonucunu doğurduğunu ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık kaçak tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ek karara karşı yapılan istinaf incelenmesinde, dava dilekçesinde davacı vekilinin alacağın tamamı üzerinden icra inkar tazminatı talep ettiğinden kesinlik sınırı da alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmakla esas hakkındaki karar karşı yapılan istinaf itirazları incelenmiştir.
Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; “Dava konusu tesisata , kaçak tespit tarihinden | yıl geriye dönük ve 4 ay ileri doğru sayaç okumaları incelenmiş, sayaç endeks ortalama değerlerinin , kaçak tespit tutanağı düzenlendiği tarihten sonra yani harici hat iptal edildikten sonra , önceki aylara göre yaklaşık 5 ila 10 kat yükseldiği görülmüştür. Bu durumda davalının | yılı aşkın süredir bu şekilde elektrik kullandığı kanaatine varılarak kaçak kullanım süresinin EPTHY de belirtilen limit değerden 180 gün ve eksik tüketim süresinin de 185 gün alınması gerekeceği değerlendirilmiştir.... Yönetmeliğin 45-3-c bendinde vardiyalı çalışan tesislerin tipi ve bu tesislerde uygulanacak süreler , 45-5 . maddede ise vardiyanın sayısının nasıl tespit edileceği yazılıdır. Dosya kapsamında yapılan incelemede davalının iş yerinin sanayi ya da turistik tesis niteliğinin bulunmadığı, ticarethane gurubundan abonelikte iş yerinde vardiyalı çalışma yapıldığına dair bir belge bilgi bulunmadığı anlaşıldığından 30.05.2018 tarihli EPTHY hükümlerine göre günlük çalışma süresinin 14 saat alınmasının mümkün olamayacağı değerlendirildiğinden günlük çalışma süresi 8 saat alınarak hesap yapılmış ve davacı kurum hesaplamalarıyla bu sebeple uyum sağlanamamıştır....Davalının , 19.05.2023 tarih ... seri No lu Kaçak Tespit Tutanağı ile tespit edilen sayaç harici hat çekmek sureti ile yaptığı elektrik tüketiminin, o tarihte yürürlükte olan 30.05.2018 tarihli EPTHY'nin 42-1- b. Maddesine göre kaçak elektrik tüketimi olduğu, Davalının kaçak elektrik tüketim bedeli ödeme yükümlülüğünün icra takip tarihi itibariyle
A- Gecikme faizinin yasal ticari faiz oranları üzerinden hesaplanması halinde;
Kaçak Tüketim Bedeli/Asıl Alacak 25.611,21 TL
Eksik Tüketim Bedeli/Asıl Alacak 16.199.447 TL
Kaçak Tüketim Bedeli faiz 84,13 TL
Eksik Tüketim Bedeli Faiz 53,21 TL
Kaçak Tük.Bedeli Faiz KDV 84,13 1896 15,14 TL
Eksik Tük.Bedeli Faiz KDV 53,21 1896 9,58 TL olmak üzere
TOPLAM 41.972,74 TL olduğu , Gecikme faizinin Gecikme Zammı oranları üzerinden hesaplanması halinde;42.262,94 TL olduğu..." şeklinde görüş bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Buna göre, hükme esas bilirkişi raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olduğu, kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, ispat yükünün alacak talebinde bulunan dağıtım şirketi üzerinde olduğu, dağıtım şirketinin tespit ve hesaplamasının doğru bulgu ve belgeye dayandırması gerektiği, vardiya sayısının tespiti yönünden yönetmelikte belirtilen şeklide ispatın sağlanmamış olduğu, rapordaki hesaplamanın mevzuat hükümlerine uygun olduğu, alacağın haksız fiile dayanması nedeniyle likit olmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.  
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/05/2026