Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sonrası maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davalının kusuruyla meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan davacının, geçici ve sürekli iş göremezlik ile manevi zarar tazminatı talepleri üzerine açılan davayı incelemektedir; ilk derece mahkemesi davalı sürücüyü tamamen kusurlu bularak davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin büyük bir kısmını kabul etmiş, ancak davacının ve davalıların karara ilişkin itirazları, kusur oranı, maluliyet tespiti, tazminat miktarı, hesaplama hataları ve sigorta kapsamı gibi konularda farklı gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurmasıyla dosya Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden değerlendirmeye alınmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1433 - 2026/897T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2024/1433 KARAR NO : 2026/897T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 21.11.2023NUMARASI : 2020/543 Esas 2023/853 KararDAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)KARAR TARİHİ : 14.05.2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.06.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı katılma yoluyla davacı vekili ile davalılar ..., ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 02.12.2018 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kendi şeridinden çıkarak karşı şeride geçerek davacının idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, ceza dosyasında alınan kusura ilişkin raporda davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunun belirlendiğini ve cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı sigorta şirketine başvuru üzerine 02.01.2020 tarihinde 53.772,50 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin eksik olduğunu, davacının özür durumunun belirlenenden daha yüksek olduğunu, maddi zararının doğru oranda tespiti gerektiğini, ayrıca manevi tazminat talepleri bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 60,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren faiziyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 70.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 28.270,25 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 277.517,71 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup 02.01.2020 tarihinde 53.772,05 TL ödeme yapıldığını, kusur ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, ödeme tarihi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili, davalılar için arabuluculuk yoluna gidilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını tüm zararın karşılandığını, ceza yargılamasındaki kusur raporunun esas alınamayacağını, kusura ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 05.05.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 06.10.2022 tarihli raporda davacının özür oranının % 4 olduğu, 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 06.10.2023 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre maddi tazminat davasının kabulü ile 277.517,71 TL sürekli ve 28.270,25 TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalı sigorta poliçe limitlerinde ve 02.01.2020 temerrüt tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 02.12.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 02.12.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davadan önce davacının müracaatı üzerine 53.772,05 TL ödeme yapıldığını ve ödeme ile davacının zararının karşılanmış olup tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda hesap hataları mevcut olduğunu, itirazları nazara alınmadan hüküm kurulduğunu, davacının net gelirinin SGK hizmet dökümündeki brüt gelirler net maaşa çevrilerek maaş bordrolarındaki net gelir ortalaması üzerinden hesaplanması gerektiğini, emeklilik tarihinin 08.02.2044 olarak kabulü gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının sigorta poliçe kapsamında olmadığından bu yönden talebin reddi gerektiğini, bu zarardan SGK’nın sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, davadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan hesaplama sonucunda ödeme yapıldığını ve zararın karşılandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış ise de kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, kazanın gerçekleştiği tarihde yolda çalışma yapıldığını ve şerit ihlali yapmadığını, davacının maluliyetine ilişkin raporun usulüne uygun düzenlenmediğini, belirlenen özür oranının sürekliliği ve yeniden muayene edilmesi gerekip gerekmediği konusunda değerlendirmeye yer verilmediğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin eksik olduğu gerekçesi ile yapılan ödemenin faizi ile indirildiğini, hesap tarihindeki yasal faiz oranının %9 olduğu gözetildiğinde yasal faiz ile hesaplama yapılmasının hakkaniyete uygun olmadığını, davalıların ekonomik durumları nazara alındığından hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, mahkemece manevi tazminat yönünden verilen kararın hakkaniyete uygun olmayıp manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacının idaresindeki aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı katılma yoluyla davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden maddi tazminat talebi yönünden hükme esas alınan 06.10.2023 tarihli raporda davacının kazancına ilişkin yapılan değerlendirmede, sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre aylık kazancının 5.000,00 TL olduğu, dosyada davacının maaş bordrosu bulunmadığı belirtildikten sonra SGK dökümünde kaza öncesi 2018/Kasım-Ekim-Eylül döneminde davacının prime esas ortalama brüt kazancının 3.864,82 TL olduğu, söz konusu bu tutarın 2018 yılı brüt asgari ücretinin 2,17 katı olduğu anlaşıldığından tazminat hesabına esas kazancın yasal asgari ücretin 2,17 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. İş göremezlik zararının hesabında, davacının gelirinin doğru biçimde belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda SGK Sıhhıye Sosyal Güvenlik Merkezi Başkanlığının 02.01.2021 tarihli cevabi yazısı ekleri ile kolluk araştırması uyarınca özel bir şirkette 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında çalıştığı anlaşılan davacının zararının hesaplanmasında hesaplamaya esas alınacak gelirinin net olarak belirlenmesi mümkün olduğundan kaza tarihinden 3 ay öncesinden itibaren rapor tarihine kadar olan maaş bordroları ve ek ödemelere ilişkin tüm belgeler getirtilerek rapor tarihine kadar olan tüm geliri belirlenerek bilinen dönem hesabında her ay için belirlenen gelire göre aktif dönem için hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden rapor alınması, taraflar yararına oluşan kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken brüt asgari ücret üzerinden oranlama yapılarak belirlenen gelir esas alınarak düzenlenen rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davalılar ..., ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ..., ... vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ÜyeÜye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.