İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dev perakendecinin tescilli ve tanınmış markalarına benzerlik iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davası ve iltibas tehlikesi.
Özet: Pazarda lider konumda olduğunu, 1995 yılından bu yana yoğun olarak kullandığı tescilli ve tanınmış markalarının bulunduğunu belirten büyük bir perakende zinciri, davalıya ait "......" markasının kendi ayırt edici markalarıyla aynı ve ilintili mal ve hizmetler için tescilli olması nedeniyle karıştırılma ihtimali yarattığını ileri sürerek hükümsüzlük davası açmıştır; davacı şirket, kendi markalarının tanınmışlığını ve yaygınlığını vurgulayarak, davalı markasının tüketiciler nezdinde kendi seri markası gibi algılanma tehlikesi taşıdığını iddia etmektedir.

T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/159 EsasKARAR NO : 2024/177DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 05/04/2023KARAR TARİHİ : 26/09/2024Davacı vekili tarafından 05/04/2023 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, Müvekkili Şirketin ... A.Ş., faaliyetlerine 1995 yılında 21 mağazayla başladığını, Müvekkili Şirket’in ana ilkesi, temel gıda ve tüketim malzemelerinin mümkün olan en uygun fiyat ve yüksek kaliteyle tüketiciye ulaştırılması olduğunu, yüksek indirim (...) modelinin Türkiye’deki ilk temsilcisi olan...in, portföyünü yaklaşık 750 ürünle sınırlı tuttuğunu, çok sayıda özel markalı ürüne sahip olmayı hedeflediğini, bu kapsamda marka tescillerine son derece önem verdiğini, hem kendi kullanımlarının yasal çerçevede gerçekleşmesi hem de üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder nitelikteki yasaya aykırı kullanımlarını engellemek adına gerekli tüm önlemleri aldığını,...in, yüksek alım gücü sayesinde satışını yaptığı ürünlerin çoğunun Türkiye’deki en büyük alıcısı olduğunu,...in, mağaza sayısı ve cirosunu istikrarlı bir biçimde artırma politikasını 2021 yılında da sürdürdüğünü, Ülkenin önde gelen ekonomi dergilerinden ...in 2021 yılı için gerçekleştirmiş olduğu “Türkiye’nin En Büyük 500 Özel Şirketi” konulu araştırması uyarınca, perakende sektöründe birinci, genel sıralamada ise Türkiye’nin en büyük beşinci özel şirketi unvanına hak kazandığını, ayrıca ..., uluslararası marka değerlendirme kuruluşu...n “2021 yılında Türkiye’nin En Değerli Markaları” konulu araştırmasına göre perakende sektöründe birinci, genel sıralamada sekizinci en değerli markası olduğunu, kalite anlayışından ve müşteri memnuniyeti önceliğinden vazgeçmeksizin etkin maliyet yönetimi politikasıyla gelişimine devam eden Müvekkili Şirketin, 2022 yıl sonu itibariyle 10.372 ... mağazası ve 202...mağazası ile Türkiye’de toplamda 10.574 mağaza sayısına ulaştığını,...in, Türkiye'nin yanı sıra yurt dışında Fas ve Mısır’da da faaliyet gösterdiğini, Fas'ta 2022 yılında 48 yeni mağaza açarak toplam 626 mağazaya, ikinci yurt dışı operasyonu olan Mısır’da ise 2022 yılı sonunda 311 mağazaya ulaşan Müvekkili Şirket’nin 2022 yılı sonu itibariyle Türkiye’nin yanı sıra Fas ve Mısır’dakilerle birlikte toplam 11.511 mağazası bulunduğunu,...in gelişimini, kalite anlayışından ve müşteri memnuniyeti önceliğinden vazgeçmeksizin, etkin maliyet yönetimi politikasıyla sürdürdüğünü, tüketiciler nezdinde yüksek tanınmışlığı bulunan, güvenilen ve tercih edilen bir marka haline geldiğini,... sayılı TPMK kararı ile “...” markasının tanınmış marka statüsünde olduğu kabul edildiğini,...in, sadece ciro büyüklüğü açısından değil, aynı zamanda 2021 yıl sonu itibariyle 3.723’ü ofis, 6.437’si depo ve 60.037’si mağazalarda olmak üzere konsolide bazda toplam 70.197 kişiye istihdam sağlayarak öne çıktığını, müvekkili şirketin, başta müşterileri ve tedarikçileri olmak üzere tüm paydaşlarıyla kurduğu güvene dayalı ilişkiler ve çalışanlarının kusursuz hizmet anlayışıyla faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkili şirket’in “...” ve “...” ibareli markaları ile davalı’nın “......” markası aynı ve doğrudan ilintili mal ve hizmetler için tescilli ve ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, müvekkili Şirket adına 1997 yılından bu yana farklı tarihlerde tescilli ve yoğun şekilde kullanılan “...” ve çok sayıda “...” ibareli markalar bulunduğunu, müvekkilin “...” marketleri ile faaliyete başladığı 1995 yılı üzerinden 22 yıl gibi uzun bir süre geçmesi üzerinde 22/11/2017 tarihinde davalı tarafından tescili talep edilen "......" markasının müvekkili şirketin itirazına mesnet... sayılı ve benzeri şekillerde tescili "..." ve "..." ibareli markaları ile benzer olup markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, Müvekkil’in “...” ve “...” ibareli markaları, Davalı’nın “......” markası ile karşılaştırıldığında, Davalı markasının Müvekkil markalarını çağrıştıracağı, Müvekkil’in markaları ile seri marka izlenimi uyandıracağı ve tüketicinin söz konusu markanın Müvekkil’in seri markası olduğunu algılayacağının açık olduğunu, Müvekkil ‘in “...” ibareli markaları ile Davalı’nın “...” markası, aynı ve doğrudan ilintili mal ve hizmetleri kapsadığını, Davalı’nın hükümsüzlük tale...ize konu markası, Müvekkili Şirket’in işbu davaya mesnet markalarının tescil sınıfları kapsamındaki aynı ve doğudan ilintili mal ve hizmetleri kapsamadığını, Müvekkili Şirket’in “...” ibareli markalarının, Müvekkil’in faaliyet alanı kapsamındaki tüm mal ve hizmet sınıflarında tescilli olduğunu, davalının “...” markasının ise; müvekkilinin markaları ile ortak olan 07., 12., 35. ve 37. sınıflarda aynı ve ilintili mal ve hizmetler için tescil edildiğini, bir başkasına ait marka ile aynı/benzer bir markanın aynı ve benzer sınıflar için tescili SMK’da açıkça engellendiğini, SMK’da bir markanın tescil edilememesi için iki kriter arandığını, ilkinin markaların benzerliği, ikincisi ise malların/hizmetlerin benzerliği olduğunu, bu bağlamda Davalı tarafa ait “... markası ile müvekkilinin “...” ibareli markalarının aynı ve ilintili mal ve hizmetleri kapsadıkları, bununla birlikte markaların ciddi şekilde benzer olduğu, dolayısıyla Davalı markasının iltibasa yol açacak olması sebebiyle tescile uygun olmadığını, iltibas olgusunun; benzerlik veya karıştırılma ihtimali ile ortaya çıktığını, benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin ise yalnızca markaların görüntü veya ses olarak birebir aynı olmaları halinde ortaya çıkmayacağını, Markaların karşılaştırmalı olarak incelendiğinde telaffuz, biçim ya da anlamı itibariyle ya da bunlardan birkaçı bir arada ilk bakışta benzerlik gösteriyor veya birbirini çağrıştırıyorsa ve bu benzerlik veya çağrıştırma beraberinde halkın tescilli marka veya başvurusu yapılan işaret ile tescili talep edilen işareti karıştırması sonucunu doğuruyorsa tescil talebi reddedileceğini, hatta markalar arasında işitsel, görsel veya genel izlenim açısından bir benzerlik olmasa dahi iki marka arasında tüketici tarafından bir bağlantı kurulması veya yalnızca markaların birbirini çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli görüldüğünü, bu nedenlerle öncelikle davalı adına tescilli 09/11/2017 tarih... sayılı "...." markasının, yargılamanın devamı sırasında 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacıyla markanın sicil kaydına tedbir konulması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 09/11/2017 tarihli... sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı'nın tüm iddiaları ve taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddi gerektiğini; Müvekkili Şirket'in, 1989 yılında ilk faaliyetlerine başlayan, dünya çapında elliden fazla ülkede, 25 yılı aşkın süredir endüstri, enerji, bisiklet ve hizmetler olmak üzere dört ana sektörde faaliyet gösteren, bu kapsamda gerek ulusal gerekse de uluslararası platformlarda üstlendiği projeler ile Türkiye'nin en büyük ve en köklü yatırım gruplarından biri olarak kabul edilen, yerel ve küresel pazarda birçok başarıya imza atmış ... Anonim Şirketi'ne bağlı iştiraklerden biri olduğunu; Müvekkili Şirket'in bağlı bulunduğu yapı içerisinde bisiklet ve enerji sektöründe önemli faaliyetler göstermekte olup, kurulduğu 1996 yılından bu yana dünyanın dört bir yanındaki insanlar için işlevsel, güvenilir, uzun ömürlü, ergonomik, çevre dostu bisiklet modelleri geliştirmekte ve üretmekte olduğunu; işbu üretimlerin İzmir Kemalpaşa'da yer alan, yılda 200,000'den fazla bisiklet üretme kapasitesine sahip, tüm enerji gereksinimini çatısındaki güneş panellerinden elde eden, sıfır karbon emisyonuna sahip olan, bu kapsamda innovatif ve sürdürülebilir enerji kaynaklarını endüstriyel alanda kullanma konusunda bir deneme ve geliştirme merkezi özelliğine de sahip olan yerleşkesinde... standartlarına uygun olarak yapılmakta olduğunu; aynı zamanda Avrupa'da bisiklet sektörünün lider şirketlerinden olan, Hollanda menşeili ... şirketinin de hissedarı olan Müvekkili Şirket'in, ürettiği bisikletleri Türkiye'de kendi adına tescil ettirdiği 21'e yakın markası altında piyasaya sürmekte olduğunu; Müvekkili Şirket'in 09.11.2017 tarihli ve ...numaralı başvurusu ile "...." ibaresi * şekil markasının 7, 12, 35, 37 numaralı nice sınıflarında marka olarak tescili adına Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuruda bulunduğunu; başvuruya itiraz edilmemiş olup, TPMK tarafından 10.05.2018 tarihinde tescil edildiğini; Müvekkili Şirket'in, bisiklet ve enerji sektöründe faaliyetler göstermekte olup, Davacı'nın perakende mağazacılık sektöründe temel gıda ve tüketim malzemelerinin satışı alanında faaliyet gösterdiğini; Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ (TPE: 2016/2) 3. madde 4. fıkrasında "Enstitü marka tescil başvurularının veya itirazların incelenmesi aşamalarında bu grupları, aynı tür malın veya hizmetin tespitinde daha dar veya farklı mal veya hizmet gruplarını da içerecek şekilde daha geniş kapsamda değerlendirebilir." denildiğini; yalnızca aynı sınıflarda tescilin dikkate alınmasının hukuken hatalı olacağını, benzerlik incelemesi yapılırken markaların fiili kullanımlarının dikkate alınması gerektiğini; somut olayda, ortalama bir tüketicinin hizmet türleri, ürün içerikleri, satış yöntemleri, hedef kitleleri tamamen farklı birbirlerinin ikamesi sayılamayacak olan uyuşmazlık konusu bisiklet markası ile Mağazacılık ve perakende markaları arasında bağlantı kuracağını ve karıştırabileceğini varsaymanın abesle iştigal olduğunu; Markalar arasında görsel, fonetik ve kavramsal farklılık bulunmakta olup, söz konusu markaların herhangi bir benzerliği ve iltibas tehlikesi olmadığını; Müvekkili Şirket tarafından tescili talep edilen marka "..." şeklinde 2 kelimeden oluşmakta olup Davacı'nın benzerlik iddiasında bulunduğu markaların bazıları kelime ("..."), bazıları kelime * şekil şeklinde olup, dilekçesi içeriğinde sunduğu şekilde olduğunu; açıkça üzere de, Davacı markasında "..." ibaresinin dikdörtgen bir çerçeve içerisine alındığını; arka fon olarak ilk bakışta göze çarpacak ve akılda kalacak şekilde kırmızı renk kullanıldığını; uyuşmazlık konusu markaların fontlarının farklı olup, fontlardaki farklılığın bile karışmayı önleyecek nitelikte olduğunu; markalardaki kelimeler, arka planları, bunların renk ve font farklılıkları gerekse başvuruya konu markadaki şekil unsuru, görsel benzerliği tamamen ortadan kaldırmakta olduğunu; Müvekkili Şirket başvurusuna konu markanın... şeklinde hecelendiğini; anılan markanın ... A.Ş. Şeklinde okunmasının imkansız olduğunu; ... ibaresinin, "...aş bikes" markasının bir hecesi dahi olmadığını; Müvekkili'ne ait markanın 2 kelimeden oluşmakta olup, ikinci kelime olan “..." ibaresinin, hizmetin türünü de belirterek markaya ayırt edicilik kazandırdığını; başvuruya konu marka kavramsal olarak İngilizce bir sıfat tamlaması olan...'ın (Bisiklet Ustaları) bir kısaltması iken, ... markalarının baskın unsuru olan ... ifadesi "..." anlamına geldiğini; ve kavramsal olarak da bir benzerlik olmadığını; dilekçesi içeriğinde sunduğu Yargıtay kararından da görüleceği üzere, Yargıtay'ın da yaklaşımının bu beyanları doğrultusunda olduğunu; benzerlik değerlendirilmesi yapılırken karıştırmada bütünlük ölçütünün dikkate alındığını; dilekçesi içeriğinde sunduğu öğretide yer alan görüş ve Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu; Davacı'nın bir diğer iddiasının ... ...A.Ş.'nin ...stanbul nezdinde hisse kodunun "...AS" olmasının iltibasa yol açacağı şeklinde olduğunu; ...aş... Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka açık bir şirket olmadığını; Borsa'da işlem yapan alıcıların, kitle mal ve hizmet satın alınmasında diğer alıcı gruplarına nazaran daha özenli ve seçici davranan uzmanlık sahibi alıcı grubuna girdiğini; işbu sebeple Davacı'nın iddia ettiği gibi borsa ismiyle Müvekkili Şirket'in "..." markasının karıştırılacağı iddiasının gerçek dışı olduğunu; açıklanan nedenlerle Davacı'nın tüm iddia ve talepleri haksız olup, reddi gerektiğini, beyan etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDavalı adına tescilli ... nolu "..." ibareli markanın davacının markaları ile görsel işitsel kavramsal benzerliğin iltibasın bulunup bulunmadığı, SMK 5. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği markalar arasında hizmet türleri ürün içerikleri satış yöntemleri müşteri çevrelerinin farklı olup olmadığı, borsada kullanılan ibare ile benzerliği bulunup bulunmadığı renk kelime farklılıklarının olup olmadığı, markanın hükümsüzlük koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin ihtilaf bulunmakla yapılan yargılama sonucunda; Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması, Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.Madde 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. CJEU ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.Somut olayda; Davacının dava dilekçesinde mutlak ret sebeplerinden sayılan SMK 5/1-ç deki koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olarak; davacı adına tescilli mesnet markaları ile davalıların markaları arasında ayniyet veya ayırt edilemeyeceği derecede benzerliğin bulunması gerekmekte olup, davacının markasındaki "..." ile davalının kullandığı "..." ibareler arasında ayniyet ve ayırt edilemeyecek kadar benzerliğin bulunmadığı dolayısıyla SMK 5/1-ç deki koşulların gerçekleşmediği kanaati hasıl olmuştur.Davacının nispi ret sebebi olarak belirttiği iltibasın değerlendirilmesinde SMK 6/1. maddesinde üç koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekmekte olup birinci koşul olan ihlale dayanak gösterilen markanın, tescili veya tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya benzer olması, ikinci koşul olarak ihlale dayanak gösterilen markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı veya benzer olması son olarak da tescil edilmiş veya önceki tarihte başvuru yapılmış marka ile halk arasında ilişkilendirilme karıştırılma ihtimalinin bulunması gerekmektedir. Davacı ve davalı markalarının karşılaştırılması yapıldığında davacının markasında "..." ibaresinin ana ifadeyi içerdiği davalının kullandığı "... markasının görsel ve karşılaştırılmaları yapıldığında ilk üç harften ikisinin aynı olduğu, davacılar "İ" davalılarda "I" harfinin bulunduğu davalının ek olarak kullandığı "as" ibaresinin tek başına bir anlam ifade etmeyeceği dolayısıyla markalar arasında görsel farklılığın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Markaların işitsel karşılaştırmalarında davacıya ait "..." ibaresinin ... şeklinde okunduğu davalının markasının ise ingilizce bisikletler anlamında kullanılan "..." ibaresiyle diğer markasının "...as" şeklinde okunduğu dolayısıyla işitsel benzerliğinin bulunmadığı gibi anlamsal benzerlik olarak bakıldığında da "...as Bisikletleri" şeklindeki anlamını taşıdığı davacının ise "..." ibaresi ile anlamsal benzerliğin bulunmadığı her ne kadar işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmasa da görsel olarak benzerliğin bulunduğu markaların aynı veya benzer olmaları benzer mal hizmetlerinin kapsamaları yanında halk nezdinde karıştırılma ihtimali bakımından ortalama bir tüketicinin davalı tarafından satışa sunulan ürünleri davacıya ait marka ile karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaati hasıl olmuştur. Borsa bakımından yapılan değerlendirmede davacının ... İstanbul A.Ş. ...as kodu ile işlem yapıldığı her ne kadar davalı şirket nezdinde borsada işlem yapılmasa da borsa yatırımcısının alım satım yaparken kullandığı açık kodun ...as olduğu alım satım yapan yatırımcının davalının unvanında geçen "...aş" isminde yanılabileceği, yanıltma riskinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davacı şirket ile davalı şirketin ürettiği ve satışını yaptığı Elektrikli Şarjlı Bisikletlerin ve Scooterların benzer mahiyette olduğu anlaşılmıştır. Sosyal medya hesaplarında ise davalının yurt içinde 2016-2021 itibariyle de web sitelerinde ve ı... sosyal medya alanlarında ...as markasıyla üretim ve satış yaptığı davacı tarafından kazanılan ürünlerin çok geniş bir yelpazesinin olduğu bunlar arasında davalının faaliyet alanındaki ürünler olan ... benzeri ürünlerde benzer markaya rastlanılmadığı davacının (...) gibi ürünleri pazarladıkları anlaşılmıştır. Dosyadaki tüm mevcut bilgi ve belgeler ve alınan bilirkişi raporu kapsamında; davacının talep ettiği SMK 5/1-ç'deki koşulların gerçekleşmediği bu koşulların uygulanması yönündeki talebinin reddine, SMK'nin 6/1'de düzenlenen iltibasa ilişkin yasal şartların oluştuğu davalılar adına... nolu "..." ibareli markalarının 07,12,35 ve 37 sınflarının tamamının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine diğer fazlaya ilişkin talebinin reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacının davasının kısmen kabulüyle SMK'nın 6-1 de düzenlenen hükümsüzlüğe ilişkin koşulları kanaati oluştuğu hasıl olmakla davalı adına ... nolu "..." ibareli markanın 07,12,35,37 sınıflarının tamamının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine diğer fazlaya ilişkin taleplerinde reddine,2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan peşin 179,90 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 3-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 10.014,7 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 9.513 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan toplam 160 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 8 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 7-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine, 8-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 26/09/2024Katip ... eimza Hakim...eimza ¸