Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazası kaynaklı kazanç kaybı tazminat davasında, araç sahibinin uzun süreli kira sözleşmesiyle işleten sıfatı bulunmadığından davanın husumet yokluğuyla reddi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında, davacının aracında oluşan hasar ve kazanç kaybı için davalılardan şoför ve araç sahibi şirketten tazminat talep etmiş; mahkeme, kazaya karışan aracın kaza tarihinde uzun süreli kiralama sözleşmesiyle başka bir firmada olması nedeniyle, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca araç sahibi şirketin işleten sıfatı bulunmadığından aleyhindeki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiş, diğer davalı sürücüye ilişkin yargılama ise delil avansı ve adres bildirme gibi prosedürel konular nedeniyle henüz sonuçlanmamıştır.

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/858 Esas - 2026/447

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/858 Esas
KARAR NO : 2026/447
HAKİM :......
KATİP :......
DAVACI :......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 2- ... - ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2025
KARAR TARİHİ : 02/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 29/08/2024 günü davalı .... A.Ş'ye ait olan, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpmasıyla meydana gelen kazada davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini ve tamir süresince müvekkilinin aracından mahrum kalarak kazanç sağlayamadığını,davalıların zarardan sorumlu olduklarını, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın davacı araç sürücüsünün kusuruyla meydana geldiğini, ayrıca kazaya karışan araçların ZMMS ve Kasko poliçelerinin bulunduğunu, müvekkilinden tazminat talebinde bulunulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren aracın mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olmakla beraber kaza tarihini kapsayan dönemde 01/05/2024 01/05/2027 tarihleri arasında uzun süreli olarak dava dışı ... A.Ş'ye kiralandığını, kaza tarihinde işleten sıfatı bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KANAAT:
Dava temelinde haksız fiile dayanmakta olup kaza neticesinde uğranılan maddi zararın, kazaya sebebiyet veren aracın işleteninden ve sürücüsünden tazminine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesine göre; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.''
Yukarıda anılan yasal düzenlemeye istinaden, Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmiş, davacının dava dilekçesinde bildirdiği deliller ilgili kurumlara müzekkere yazılmak suretiyle toplanmış, ön inceleme duruşma günü tayin edilerek taraflar duruşmaya davet edilmiştir.
Davaya konu kazaya karışan araçların trafik sicildeki ruhsat bilgileri ve tramer kayıtları müzekkere ile celp edilerek dava dosyası arasına eklenmiştir.
Davacının huzurdaki davayı açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslının dosyaya sunulduğu, dava şartlarının sağlandığı, huzurdaki dava için Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu görülmekle, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edilmiş, tarafların sulh olamaması üzerine ön inceleme duruşması tamamlanarak işin esasına girilmiştir.
Davalı ... A.Ş yönünden değerlendirme yapıldığında; davalı cevap dilekçesinin ekinde kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın uzun süreli olarak kiralandığına dair sözleşmeyi dosyaya sunmuştur. ...'ne müzekkere yazılarak bu araçla ilgili kira kaybı olup olmadığı hususu sorulmuş, gelen cevabi yazının cevap dilekçesinin ekinde sunulan sözleşme ile örtüştüğü, aracın kaza tarihi itibariyle ... A.Ş'ye kiralandığı, kira sözleşmesinin 1 yıldan uzun süreli olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 3.maddesinde, uzun süreli kira sözleşmelerinde araç malikinin işleten sıfatını taşımayacağını, aracın fiilen kullanan kiracının işleten olarak kabul edileceğini düzenlemiştir. Gelinen aşamada bu davalının işleten sıfatını taşımadığı, zarardan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış olup, ... A.Ş yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... yönünden değerlendirme yapıldığında; 24/02/2026 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davacı vekiline ... plakalı ticari taksinin kaza tarihinde hangi durağa bağlı olarak çalıştığı hususunda beyanda bulunmak ve tebligata yarar adresini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre tayin edilmiş, aynı celsenin 3 numaralı ara kararı ile dosyanın sektör bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişiden oluşan 2 kişilik heyete tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişilere takdir edilen 20.000-TL delil avansını yatırmak üzere davacı vekiline 4 haftalık kesin süre tayin edilmiştir. Gerek 2 gerek 3 numaralı ara karar için kesin süreye uymamanın hüküm ve sonuçları davacı vekiline usulünce tefhim edilmiş, bu hususlar duruşma zaptına geçirilmiştir. 02/06/2026 tarihli celsede yapılan yoklamada davacı tarafça gelir kaybına ilişkin olarak beyanda bulunulmadığı, ayrıca bilirkişi ücretinin yatırılmadığı görülmüş, bilirkişi incelemesinin bu nedenle yapılamadığı, davacı vekilinin bu konuda geçerli bir mazeret sunamadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, ''Kesin Süre'' başlıklı 94.maddesinde; ''(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/6 md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.'' düzenlemesi yer almaktadır. Anılan yasal düzenlemeye göre davacı taraf bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş kabul edilerek yargılamaya mevcut delil durumuyla devam olunmasına karar verilmiş, bu husus duruşma zaptına geçirilmiştir.
Huzurdaki davada ispat yükü davacı taraftadır. Davacı taraf davalı tarafların kazada kusurunun bulunduğunu, aracında tamir gerektirir boyutta maddi hasar oluştuğunu ve tamir süresince aracını kullanamadığını, bu dönemde uğradığı gelir kaybını ispat etmekle yükümlüdür. Kusur ve tazminat hesabı nitelikli hesaplamalardan olup, bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerekmektedir. Bilirkişi incelemesi yaptırılamadığına göre dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı ... yönünden davacı davasını ispat edememiş, tazminat talebi sübut bulmamıştır.
Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde davanın tüm davalılar yönünden reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalı ... A.Ş yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davanın ... yönünden esastan reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL olduğundan, peşin alınan 615,40-TL'den mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Davalılar duruşmada kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026
Katip ......
¸e-imza
Hakim ......
¸e-imza