Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satım kaynaklı alacağa yönelik icra takibine haksız itirazın iptali talebiyle açılan davada bilirkişi raporu ve kısmi ödeme doğrultusunda verdiği gerekçeli karar.
Özet: Ticari satışlardan kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında davacı, faturalı ürün teslimatları sonrası oluşan alacağı için icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz etmesine rağmen sonradan kısmi ödeme yaparak borcunu zımnen kabul ettiğini iddia etmiş; davalının savunma sunmaması ve ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine yapılan bilirkişi incelemesi, davacının iddia ettiği alacağın büyük kısmını doğrulamıştır; mahkeme, faturaya dayalı alacak taleplerinde mal teslimi ve sözleşmesel ilişkinin ispat yükünü değerlendirmektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : 2025/1100 KARAR NO: 2026/422HAKİM :KATİP :DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 21/11/2025KARAR TARİHİ : 21/05/2026K. YAZIM TARİHİ : 15/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin her türlü inşaat ve tesisat malzemeleri alım, satım, ithalat ve ihracat işiyle uğraştığını ve ticari faaliyetini devam ettirdiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında mal alım-satımı gerçekleştiğini, faturalara konu malların sevk irsaliyelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafça faturalara itiraz edilmediğini, mallar teslim alınmış olmasına rağmen cari hesap ekstresinden kaynaklı bakiye borcu ödemediğini, taraflarınca bu alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile 19.09.2025 tarihinde 128.536,16 TL asıl alacak ve faizi üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibinin tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini, icra takibine itirazdan sonra davalı tarafından 09.10.2025 tarihinde 50.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu durum bile davalının borcun varlığını kabul ettiğini ancak süreci haksız yere uzatmak amacıyla takibe itiraz ettiğini gösterdiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, itirazdan sonra ödenen miktar düşülerek itirazın kısmen iptaline ancak ödemenin itirazdan sonra yapılması dikkate alınarak takip miktarın tamamı üzerinden yargılama giderleri ile %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.DELİLLER :Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 22/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE :Dava, faturadan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 19/09/2025 tarihli ödeme emri ile 128.536,16 TL asıl alacak 36.616,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 165.152,24 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 25/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 25/09/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 21/11/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 115.152,24 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 22/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Bilirkişiliğimize verilen görev kapsamında sınırlı olarak yapılan davacının ticari defterlerinin ve dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinde takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemede olmak üzere; Davacı ...'nin davalı ...nden 19.09.2025 takip tarihi itibariyle 128.536,16 TL alacaklı olduğu, takipten sonra davalının 50.000,00 TL ödediği bu nedenle de dava tarihinde 78.536,16 TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden uyuşmazlık dönemine ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 13 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan icra takibinden sonra ancak davadan önce ödenen 50.000,00 TL ödemenin düşümü sonrası 78.536,16 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, davalıyı temerrüte düşürücü bir belge olmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin 2025/44836 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 78.536,16 TL üzerinden devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 78.536,16 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-78.536,16 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.364,81 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.140,76 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.224,05 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, 3.137,30 TL sinin davalıdan, 1.462,70 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yatırılan 1.140,76 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.843,66 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 521,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.521,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 5.811,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/05/2026 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza