2. Ceza Dairesi, hırsızlık davasında bir sanığın mahkumiyetini onarken, diğer sanığın müdafii yokluğunda karar verilmesiyle savunma hakkı kısıtlandığı gerekçesiyle hükmü bozdu.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan iki sanık hakkında verilen kararlarda, ilk sanığın mahkûmiyet hükmü hukuka uygun bulunarak temyiz itirazları reddedilmiş ve hükmü onanmıştır; ancak diğer sanık hakkında ise, yüklenen suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle karar duruşmasında zorunlu müdafiinin hazır bulunması gerekirken, müdafi yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmiş, bu usul hatası nedeniyle hüküm bozulmuş ve dosya yeniden incelenmek üzere bölge adliye mahkemesine iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2008 E., 2023/225 K.SUÇ: HırsızlıkHÜKÜMLER : Mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Suçu sanıklardan ...’in işlediği, sanık ...’ın şikâyetçinin cep telefonunun çalındığından dahi haberinin olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükmü hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Suçu sanıklardan ...’in işlediği, sanığın suçu işlediğine dair bir delilin bulunmadığına " ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, sanık müdafinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, müdafinin yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca dava dosyasının yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.