İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında mal teslimi, fatura ispatı ve HMK 222/3 uyarınca ticari defterlerin delil niteliğine dair istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu almakta olup; mahkemenin, davalının sorguya katılmaması ve ticari defterlerini sunmaması nedeniyle vakıaları kabul ettiğini varsayarak, davacının ticari defterlerine dayanarak 47.243,08 TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermesi üzerine, davalı tarafın, faturalardaki malların teslim edilmediği, faturaların tek taraflı düzenlendiği, kendi defterlerinde yer almadığı, davacının sevk irsaliyesi sunamadığı ve borcu kabul etmese de davacıya belirli ödemeler yaptığını iddia ederek bu ödeme dekontlarının incelenmesini talep ettiği bir hukuki süreci özetlemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/1662 KARAR NO: 2026/626T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 16/06/2022NUMARASI: 2021/563 Esas - 2022/535 KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiş, HMK'nın 128.maddesi uyarınca dava dilekçesindeki vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Takibe konu cari hesap alacağı fatura alacağıdır. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için akdi ilişkinin/ fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Davaya konu cari hesap alacağına konu irsaliyeli faturalardan 22/01/2019 tarihli ...no'lu ve 17.284,94-TL bedelli fatura dışındaki irsaliyeli faturalarda teslim alan bölümleri imzalı olup, öz konusu faturalar yönünden davalı şirketin isticvabına karar verilmiş, ancak davalı şirkete tebliğ edilen meşruhatlı ve ihtaratlı davetiyeye rağmen davalı şirket yetkilisi 09/06/2022 tarihli duruşmaya katılmamış; davalı vekilinin duruşmada hazır bulundurduğu şirketin eski yetkilisi olduğunu beyan ettiği ...'in isticvabının yapılması talebinin reddine karar verilmiş, davalı taraf isticvaba konu vakıaları kabul etmiş sayılmıştır.Ön inceleme duruşmasında tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davacı taraf inceleme günü defterlerini ibraz etmiş, davalı taraf; "bir tarafın usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerini ibraz edip diğer tarafın ibraz etmemesi halinde HMK 222/3.maddesi uyarınca defterlerini ibraz edenin usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabul edileceğinin ihtarına" ve kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 18/02/2022 tarihli raporda; Davacının 2018-2019-2020-2021 takvim yıllarına ait incelenen resmi defter ve belgelerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu davacının 17.08.2021 dava tarihi itibarıyla, 120.01.105 kod nolu alıcılar hesabında davalıdan 47.243,08-TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.HMK m. 222/3 gereği davalı ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmemiş olduğundan, davacının sunmuş olduğu ticari defter kayıtları lehine delil olarak kabul edilerek, 47.243,08-TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.Davaya konu icra dosyasında takip çıkışının 65.691,18-TL olup, davacı vekilinin dava dilekçesinin netice-i talep bölümünde "davalının icra dosyasına yaptığı itirazının tamamının iptaline" karar verilmesini talep etmişmiştir. Davacı vekili 30.08.2021 tarihli dilekçesi ile de ana para alacağının 47.243,08 TL üzerinden davayı açtıklarını beyan ederek netice-i talebini daraltmıştır. Talebin daraltılması halinde davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme, davaya konu faturalarda belirtilen malın müvekkili şirkete teslim edildiğini kabul edilerek hüküm kurulduğunu, ancak davaya konu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, işbu sebeple mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından tek taraflı olarak fatura düzenlendiğini, faturaları kabul etmediklerini, davaya konu faturaların davacı tarafça tek taraflı düzenlendiğinden işbu faturalar müvekkili şirket defterlerinde bulunmadığını, davacı şirket, faturaya konu malları müvekkili şirkete teslim ettiğini gösterir irsaliye sunamadığını, davaya konu faturalar dolayısıyla borcu kabul etmemekle birlikte müvekkili şirket ve o dönem şirket yetkilisi olan ... hesabından (..., ...) davacı şirket hesabına ve davacı şirket yetkilisi ... hesabına (...ve...) ödemeleri yaptığını, işbu sebeple mahkemece bu ödeme dekontlarının... ve ...Bankalarına yazılacak müzekkere ile celp edip buna göre hüküm kurması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması bozma sebebi olduğunu, istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/563 Esas 2022/535 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde huzurdaki dava davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 47.243,08 TL üzerinden iptali amacıyla ikame edilmiş olup, yerel mahkemece bu husus gözetilmeden hüküm kurulduğunu, icra takibinde takip çıkışı 65.691,18 TL olarak gözükmekte olduğunu, müvekkil şirketin bu aşamada sadece ana para alacağını ve icra dosyasının ferileri ile yalnızca takip tarihinden sonra işleyecek faizi talep etmesi üzerine davanın 47.243,08 TL üzerinden ikame olunduğunu, dava ikame olunurken yatırılan harcın da 47.243,08 TL esas alınarak yatırıldığını, dava dilekçemizde de harca esas değer 47.243,08 TL olarak doğrudan gösterilmek suretiyle itirazın hangi miktar yönünden iptalinin talep olunduğunun açıkça belirtildiğini, yerel mahkemece zikrolunan 30.08.2022 tarihli beyan dilekçesinde, hiçbir zaman yer almayan ''...davalının icra dosyasına yaptığı itirazının tamamının iptaline" karar verilmesini talep etmiştir...'' ifadesine yer verilmek suretiyle ilk derece mahkemesinin açık hata yaptığını, bu hususta Yerel Mahkeme'nin kararının taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırılık teşkil etmekte olup Sayın Başkanlığınızca yapılacak inceleme neticesinde kararın kaldırılması/bozulması gerektiğini, yerel mahkemece davanın 47.243,08 TL üzerinden kısmen kabulü yönündeki hükmün, davacı müvekkil aleyhine hukuka aykırı olarak hükmedilen vekalet ücreti ve yukarıda açıklanan diğer yargılama giderleri yönünden de kaldırılması gerektiğini beyanla istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına , davalı tarafın haksız istinaf başvurusu taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararındaki ''kısmen kabul kısmen red'' kısmının ''tam kabul'' şeklinde değiştirilerek karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesini talep etmiştir.GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilince, süre tutum dilekçesi sunulduktan sonra istinaf başvurusundan feragat edildiğine dair dilekçe ibraz edilmiş ise de 6100 sayılı HMK'nun 349/1.maddesi uyarınca taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf kanun yoluna başvurma hakkından feragat edemeyecek olup, doğmamış bir haktan feragatin hukuken sonuç doğurmayacağı gözetildiğinde davacı vekilinin gerekçeli kararın tebliğinden önce yaptığı istinaf kanun yolundan feragat beyanına hukuken sonuç bağlanamaz. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusuna karşı davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun süresinde olduğu gözetilerek Dairemizce İlk Derece Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ek kararı kaldırılarak, taraf vekillerinin istinaf istemleri esastan incelenmiştir.Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile "cari hesap" nedeniyle 47.243,08 TL asıl alacak, 18.448,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.691,18 TL alacağın tahsili istemiyle 31.05.2021 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmemiş olmakla birlikte davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, defterlerin sahibi lehine delil olma niteliğinde olduğu, davaya konu cari hesap alacağına konu irsaliyeli faturalardan 22.01.2019 tarihli ...no'lu 17.284,94 TL bedelli fatura dışındaki irsaliyeli faturalarda teslim alan bölümlerinin imzalı olduğu, davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan 47.243,08 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafça, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davaya konu malların teslim edilmediği, açık hesaba konu faturaların davacı tarafından tek taraflı düzenlendiği beyan edilmiş ise de davalının yasal ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi gereği davacının ticari defter kayıtları hükme esas alınacaktır. Davacı, usulüne uygun tuttuğu ticari defterlerine göre davalıdan 47.243,08 TL alacaklı olup, mahkemenin bu yöndeki kabulü yerindedir. Davalı vekilince istinaf dilekçesinde, eski şirket yetkilisi olan ...'in hesabından davacı şirket hesabına ve davacı şirket yetkilisi ...'ın hesabına ödemeler yapıldığı iddia edilmiş ise de davalı tarafça bu yönde herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan ödemeler dışında başkaca bir ödeme tespit edilmemiştir. Diğer yandan davalı şirket yetkilisi tarafından yapıldığı iddia olunan ödemelerin, davacı şirket yetkilisinin talimatı doğrultusunda yapıldığına ilişkin olarak dosya kapsamına bir delil de sunulmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin eksik inceleme yapıldığına ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı, icra takibinde 47.243,08 TL asıl alacak ve 18.448,10 TL işlemiş faiz olmak üzere 65.691,18 TL'nin tahsilini istemiş olup, dava dilekçesinin netice-i talep bölümünde davalının itirazının iptalini talep etmiştir. Mahkemece davacıya eksik harcın tamamlanması için süre verilmiş ise de davacı vekili 30.08.2021 tarihli beyan dilekçesinde, davanın yalnızca ana para alacağı yönünden ikame edildiğini, bu nedenle eksik harç bulunmadığını ifade etmiştir. Gerçekten de dava dilekçesinde dava değeri 47.243,08 TL olarak gösterilerek, bu değer üzerinden harç yatırılmış, bu husus 30.08.2021 tarihli beyan dilekçesinde de tekrarlanmıştır. Bu durumda eldeki itirazın iptali davasının asıl alacağa ilişkin olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece davacı vekilinin 30.08.2021 tarihli dilekçesinin talebin daraltılması mahiyetinde olduğunun kabul edilmesi ve dava konusu edilmeyen işlemiş faize yönelik bir talep varmış gibi hüküm kurulması hatalı olmuştur. Aynı nedenle, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinden olan arabuluculuk ücretinin oranlama yapılarak bir kısım ücretin davacıdan tahsiline karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile 02.08.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına , ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekilinin nihai karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İlk Derece Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ek kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, davacı vekilinin nihai karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun KABULÜ ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-DAVANIN KABULÜNE, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte davalı-borçlunun 47.243,08 TL asıl alacak miktarına yaptığı itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari avans faizi ile birlikte takibin devamına, 2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında (9.448,61TL) icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine,3-Alınması gereken 3.227,17 TL karar harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 478,34 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.748,83 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından bilirkişi, tebligat ve yazışma ücreti olarak yapılan 1.097,50 TL yargılama gideri ile 478,34 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı toplamı 1.635,14 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,7-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurmuş oldukları İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ...dosya nolu, ..... arabuluculuk nolu görüşmeler neticesinde belirlenen 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,8-Taraflarca yatırılan ancak sarf olunmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL posta ve tebligat gideri 63,50 TL, toplam 284,20 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı taraftan alınması gereken 3.227,17 TL ilam harcından peşin alınan 806,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.420,38 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026