Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zararların sigorta poliçe limitleri dahilinde tazmini davasında ilk derece kararının istinaf incelemesini gerçekleştiriyor.
Özet: Bu hukuki metin, tek taraflı trafik kazasında ağır yaralanan bir yolcunun, kusursuz olduğunun tespit edilmesi üzerine, aracı sigortalayan şirkete karşı açtığı maddi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri taleplerini kısmen kabul ederek, sürekli iş göremezlik tazminatını poliçe limitleri dahilinde 290.000 TL ile sınırlayarak faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmiş, davalı sigorta şirketi ise bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/703 - 2026/867
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/703 KARAR NO : 2026/867T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 05/02/2025NUMARASI : 2023/113 Esas - 2025/88 KararDAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/06/2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/06/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 01/03/2015 tarihinde sürücü ...’nin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, söz konusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığını, bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu bedensel zararların sigorta şirketince karşılanması için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak müvekkilinin zararının karşılanmadığını belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkili ...'nin sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL, geçici iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL ve geçici bakıcı gideri dolayısıyla 100,00-TL olmak üzere toplamda 300,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı tarafından müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazminine karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile, 5.759,43-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 290.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 1.201,50-TL bakıcı gideri tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın sigortaya başvuru dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kaza esnasında davacıların emniyet kemerinin takılı olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kalıcı maluliyet söz konusu ise, PMF 1931 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, davacının faiz başlangıç tarihine ilişkin talebinin haksız olduğunu, temerrüt tarihinin dava tarihi olduğunu, davacı tarafın faiz türüne ilişkin talebinin haksız olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 01/03/2015 tarihinde dava dışı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığı, davacının dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda kusursuz olduğu, müterafik kusurunun da bulunmadığı, ... plakalı aracın dava dışı sürücü ...'nin trafik kazasının oluşumunda tamamen kusurlu olduğu, davacının kalıcı maluliyet oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, 6 (altı) ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, 1 (bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporu ile davacının geçici işgöremezlik tazminatının 5.759,43.-TL, sürekli işgöremezlik tazminatının 621.927,42-TL ve bakıcı ücretinin 1.201,50-TL olduğunun belirlendiği, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 290.000,00-TL olduğu, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Genel Şartlar ve Yargıtay kararları uyarınca, sürekli işgöremezlik zararının poliçenin bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici işgörmezlik zararlarının ise tedavi giderleri klozundan karşılanması gerektiği, bu kapsamda hesaplanan geçici işgöremezlik alacağı ve bakıcı giderinin poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı, sürekli işgöremezlik alacağının ise poliçe teminat limitini aştığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğu, temerrüdün 09.02.2023 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle; “Davanın KABULÜ ile, 5.759,43-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 290.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 1.201,50-TL bakıcı gideri tazminatının 09/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, Alerta tarafından düzenlenen tıbbi mütalaa raporunda, davacının kaza ile illiyetli maluliyetinin bulunmadığının belirtildiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kazadan 4 ay sonra çekilen MR raporunun esas alınmasının doğru olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinden poliçe kapsamında sorumluluklarının bulunmadığını, hesap raporunun PMF yaşam tablosuna göre düzenlenmesi gerektiğini, pasif dönemde asgari ücretten AGİ düşülmesi gerektiğini, bakıcı giderinin brüt asgari ücrete göre hesaplanmasını doğru olmadığını, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığının sabit olduğu, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının muayenesi de yapılarak kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, kazadan hemen sonra düzenlenen epikrizde davacının belinde ağrı olduğu, o şikayeti de nazara alındığında maluliyetin belirlenmesine esas alınan MR raporunda kaza ile davacıdaki maluliyetin illiyetinin bulunduğu, hükme esas alınan hesap raporunun da yerleşik içtihatlardaki yönteme uygun olarak düzenlendiği, pasif dönemin 01/01/2022 sonrasına denk düşmesi ve bu tarihten sonrası için asgari geçim indiriminin kaldırılmış olması nedeniyle o tarihte geçerli asgari ücretin esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, geçici ve sürekli isgöremezlik zararından da poliçe kapsamında sigortanın sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacının kaza anında arka koltukta ve emniyet kemeri takmadığı sabit ise de, yaralanması ile emniyet kemeri takmaması arasında uygun illiyet bağının ispatlanamadığı, kaldı ki usulüne uygun olarak düzenlenen hesap raporunda davacının zararının 621.927,42-TL olarak hesaplanması karşısında bu miktardan %20 müterafık kusur indirimi yapılsa dahi bu miktarın 290.000,00 TL poliçe limitinin üzerinde kaldığı, mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalının tüm istinaflarına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 20.285,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 5.072,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.213,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. BaşkanÜye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.