Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, çalınan ticari defterler için zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, müvekkiline ait ticari defterlerin hırsızlık sonucu kaybolduğunu iddia eden davacı şirketin zayi belgesi verilmesi talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesince soyut deliller ve özen eksikliği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunu incelemekte olup; davacı vekili, savcılık soruşturmasının hırsızlık olgusunu ispat için yeterli karine olduğunu ve müvekkilinin gerekli özeni gösterdiğini savunurken, mahkeme 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmü çerçevesinde, tacirin defterleri koruma özeni ve kaybın irade dışında gerçekleşmesi gibi şartları değerlendirmektedir.

T.C.
DİYARBAKIRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/719 KARAR NO : 2026/813T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVANIN KONUSU :Zayi Belgesi VerilmesiHasımsız olarak görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları,tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili; müvekkilinin ticari defterlerinin .... tarihinde hırsızlandığını, müvekkilinin bu olaya ilişkin olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına başvurup şikayetçi olduğunu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, anılan nedenle müvekkili şirkete ait ticari defterlerin zayi olduğunu, müvekkili şirketin tasfiye halinde olduğunu, herhangi bir kuruma borcu olmadığını, müvekkili şirkete ait karar defterinin müvekkilinin tüm özen ve dikkatine rağmen kaybolduğundan zayi olan şirket defterlerinin tespiti ve zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; somut olayda, davacı şirket yetkilisinin talep konusu ticari defterleri muhasebeciden aldıktan sonra yolda yürüdüğü esnada çalındığını ileri sürdüğü, savcılık dosyasında hırsızlık eylemine ilişkin daimi arama kararı verildiğini, hırsızlık iddiasına yönelik soyut iddia dışında herhangi bir delil bulunmadığını, davacının söz konusu defterin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, 6102 sayılı TTK’nun 82/7. maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; hırsızlık vakıasında faillerin bulunamamasının ve daimi arama kararı verilmesinin, zayi olgusunun ispatlanamadığı anlamına gelmeyeceğini cumhuriyet başsavcılığı soruşturma dosyasının hırsızlık olgusunun ispatı için yeterli ve güçlü bir karine olduğunu, müvekkili şirketin özen yükümlülüğünü ihlal etmediğini, İlk Derece Mahkemesinin re'sen araştırma ilkesini ihlal ederek eksik inceleme ile karar verdiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;Dava, 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne uyarınca zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içindezıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Söz konusu hükümde "yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir.Bu nedenle hükümdeki "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın 25/09/1985, E. 1984/11-12, K. 1985/728 tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382).Somut olayda, davacı şirket yetkilisinin .... tarihli şikayet dilekçesinde ve ifade tutanağında, .... tarihinde .... ilçesi .... tarafında sokak arasında yalnız yürürken elimde tuttuğu, içerisinde şirketinin evrakları ve ticari defterinin bulunduğu siyah el çantasının çekip alınmak suretiyle gasp edildiğini, çantasında bulunan evrakları uzun zamandır ulaşamadığı mali müşavirinden aldığını beyan ettiği, Yargıtay 11. HD'nin 11/06/2014 tarih ve 2014/6248 E., 2014/11141 K. sayılı kararında da ifade edildiği üzere, tacirin defter ve belgelerini şirket merkezinde bulundurması ve koruması için gerekli tedbirleri alması gerektiği, şirket temsilcisinin ticari defterleri hangi sebeple şirketin ticari merkezi dışında çantada taşıdığına ilişkin herhangi bir haklı sebep (vergi dairesi incelemesine götürülmesi ya da başka merciye ibraz vs.) iddia ve ispat edilemediği, söz konusu defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, bu nedenle metnine yukarıda yer verilen 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmünde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince talebin bu gerekçeyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yukarıda belirtilen sebeplerle Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken .... TL maktu istinaf karar harçlarının davacı tarafından yatırılan peşin harçtan mahsubu ile harcın yeterli olması nedeniyle başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,