Şirketin taşınma sırasında kaybettiği ticari defterler için talep ettiği zayi belgesinin, basiretli tacir özeni gösterilmediği gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin mahkeme değerlendirmesi.
Özet: Davacının, taşınma sırasında kaybolduğunu iddia ettiği genel kurul, yönetim kurulu ve pay defterleri için Türk Ticaret Kanununun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi talebine ilişkin davada mahkeme, davacının basiretli bir tacir gibi defterleri koruma konusunda gerekli dikkat ve özeni gösterdiğine dair bir delil sunamadığını, dolayısıyla defterlerin zayi olmasında kendi kusurunun bulunduğunu ve taşınma sırasında yaşanan kaybın kanunda belirtilen türde bir mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini değerlendirerek talebin reddi yönünde bir görüş ortaya koymuştur.

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/160 EsasKARAR NO : 2026/422DAVA : Zayi Belgesi VerilmesiDAVA TARİHİ : 26/02/2026KARAR TARİHİ : 02/06/2026Mahkememizde görülmüş olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkil şirketin, 12/06/2024 tarihinde "..." adresinden "..." adresine taşındığını, ticari faaliyetlerini halen bu adresten sürdürdüğünü, Müvekkil şirket, yakın zamanda genel kurul hazırlığı içine girdiğini, bu kapsamda gerekli evrakların düzenlenmesi için şirketin ticari defterlerine ihtiyaç duyulduğunu, araştırmalarda şirketin Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay Defteri bulunamadığını ve bu defterlerin taşınma sırasında kaybolduğunun anlaşıldığını, söz konusu defterlerin kaybı, müvekkilin yönetim ve denetim alanı dışında gerçekleştiğini, müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, müvekkilin, basiretli bir tacir olarak ticari faaliyetlerini yürütürken defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmasının ve muhafazası konusunda gerekli tüm dikkat ve özeni gösterdiğini; defterlere ilişkin periyodik kontrolleri sağladığını ve mali müşavir ile sürekli iletişim hâlinde olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu yangın, su baskını veya deprem gibi bir afet sebebiyle zıyaa uğrarsa..." tacirin zayi belgesi talep edebileceği şeklinde düzenlendiğini, anılan hükümde sayılan hâller tahdidi nitelikte olmadığını, tacirin tüm dikkat ve özenine rağmen önüne geçilemeyen, öngörülemez ve kaçınılmaz olayların da mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek müvekkil şirkete ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay Defteri’nin zayi olduğunun tespitine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir .DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:İşbu dava konusu uyuşmazlık; TTK’nun 82/7. maddesi uyarınca davacı şirkete ait Genel Kurul, Toplantı ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay Defteri’ne yönelik zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir.05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Maddede düzenlenen (30) günlük süre hak düşürücü süredir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olma durumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de; zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.TTK'nun 18/2. maddesi "Her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir" hükmünü içermektedir. Tacir basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği özeni göstererek defter ve belgelerini saklamalı ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri özveri ile yerine getirmelidir. Dolayısıyla TTK'nun 82 ve 18. maddeleri kapsamında yapılan değerlendirmede; tacirin, basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği tüm özeni göstererek defter ve belgelerini saklaması ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri büyük bir dikkat ve özenle yerine getirmesi gerekmektedir.Dava konusu somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça, davacı şirketin başka bir adrese taşınması sırasında talebe konu Genel Kurul, Toplantı ve Müzakere Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay Defteri’nin kaybolduğu beyan edilmişse de; taşınma sırasında ilgili defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özeni gösterdiğine dair ispata yarar herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı, bu kapsamda defterlerin zayi olmaması için üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirmediği değerlendirilmiş olup, oluşan hal ve şartlar çerçevesinde, TTK'nun 82/7. maddesi anlamında belirli bir mücbir sebebin gerçekleştiği de kabul edilemeyecek olup tacir olan davacının basiretli bir tacirin göstereceği özen ve itina ile defterlerini saklaması gerektiği, iddia edilen sebebin tacirin öngörebileceği ve aldığı tüm önlem ve koruma tedbirlerine rağmen gerçekleşebilecek nitelikte olması şartını da taşımadığı, basiretli bir tacir gibi gerekli koruma tedbirini almamış olan davacı tarafın talebe konu defterlere yönelik zayi belgesi alma şartlarını sağlamadığı açık olup yasal koşulları oluşmamış olan davanın reddine ve tüm dosya kapsamına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edilen Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE,2-Peşin harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça yatırılmış ve kullanılmamış olan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı; HMK'nın 341. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır