İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ihtiyati haciz isteminin yaklaşık ispat eksikliği nedeniyle reddine ilişkin ilk derece mahkemesi ara kararının incelenmesi.
Özet: Davacı, müteahhitle akdettiği kaba inşaat sözleşmesi uyarınca beş konutun %95ini tamamladığını, malzeme ve işçi ödemelerini kendi kaynaklarıyla yaptığını, fakat önemli ölçüde işçilik alacağının ödenmediğini ileri sürerek, davalının mal kaçırma ihtimaline karşı taşınmazları ve banka hesapları üzerine ihtiyati haciz talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, sözleşmenin ifa durumu, ek işler, alacak miktarı ve temerrüdün belirlenmesinin yargılama gerektirmesi ile ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/796
KARAR NO : 2026/807
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/342
İSTEM TARİHİ : 02/04/2026
ARA KARAR TARİHİ : 06/04/2026
DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
İSTEM : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 04.06.2026
KARARIN YAZ. TARİH : 04.06.2026
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/342 Esas sayılı dosyasından verilen 06.04.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Kendisi ile müteaahhit ... arasında ... İli, .... İlçesi, .... Mahallesinde bulunan tapunun ... ada, ... parsel numaralı, 2 adet konut ve.... İli, ... İlçesi, ...Mahallesinde bulunan tapunun ...ada, .. parsel numaralı 1 adet (ilave ile 3 adet) konuta dair bir kısım inşaat işlerinin yapılması konusunda anlaştıklarını ve aralarında "kaba inşaat” sözleşmesi imzaladıklarını, Kaba inşaat Sözleşmesi kapsamında; "Kaba ve İnce Sıva, Alçı, Merkezler Kaba ve İnce Sıva, Boya, Alçıpan üzerine Saten Sıva ve Boya, Taş Kaplama, Bahçe Duvar, Şap, Seramik, Çatı Membran-Çıta-Kiremit, Kalıp, Yağlı Baskı Köpük Uygulaması ve Boyama, Zemin Traverten ve Duvar Traverten İşçiliği" şahsım ... ... tarafından yapılacağını, sözleşmede belirtilen ücretlerin sadece işçilik birim fiyatları olup, malzeme fiyatları|dahil olmadığını, her tülü malzemenin işveren olan ... tarafından temin edileceğini, yüklenici İşveren talimatlarına uygun olarak sözleşmede sayılan işlerden sorumlu olduğunu, ödemelerin İşveren ... tarafından haftalık puantaj ve hak ediş şeklinde ....'a yapılacağını, konu Ödemenin ".... Plaka Araç 1.575.000 TL aracın ödemesi bittikten sonra puantaj ve satış olacaktır." şeklinde metrekare üzerinden işçilik alacağı konusunda anlaşma yapıldığını, ancak araçta bazı kusurların olması nedeniyle de ataç noter satışında 1.410.000,00 TL olarak değerlendirilmiş ve noter satış sözleşmesine de bu bedelin yazıldığını, taraflarınca işin %95 oranında bitirilmiş olmasına ve alacaklarının ödenmesini istenmesine 08.10.2025 tarihinde noter vasıtasıyla ihtar gönderilmesine rağmen alacaklı oldukları meblağların ödenmediğini, şu ana kadar iş yapımı için malzemeler alınmış ödemesi kendisi tarafından yapılmış olmasına rağmen bunların ödemeleri, işçi puantaj ödemelerini cebinden yapılmış olmasına rağmen işçilik ödemelerinin taraflarına yapılmadığını, 5 adet konutun en fazla masrafı gerektiren inşaat işçiliği işleri müvekkili tarafından yapılmış olmasına rağmen davalı tarafından 1.400.000 TL gibi toplam alacak karşısında çok az bir miktar ödeme yapıldığını, mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde de yapılan işlerin toplam metrekaresi görülüp ve metrekare üzerinden gerekli hesaplamalar yapıldığında ihtarname ile talep edilen miktardan çok daha fazla alacaklı olduklarının ortaya çıkacağını, yine işi yapan işçilerinin ve işin yapımını gören tanıklar dinlenildiğinde sözleşme kapsamında yer alan işlerin %95 oranında bitirildiğin anlaşılacağını belirterek;.... İli, .... İlçesi,.... Mahallesinde bulunan tapunun... ada,... parsel numaralı taşınmaza, 2 adet konut ve .... İli, .... İlçesi, .... Mahallesinde tapunun ....ada....parsel numaralı 3 adet konuta ilişkin bazı inşaat işlerinin yapımı konusunda kendisi ile davalı arasında imzalanan "kaba inşaat” sözleşmesi uyarınca yapılan ancak bedeli ödenmeyen işlerin bedelleri ile yaptırılan ilave işlerin ödenmeyen bedelleri nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından tahsiline, alacaklarının semeresiz kalmaması içen davalının mal kaçırma ihtimalinin bulunmasına karşı taşınmaz malları ve banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 2026/342 Esas sayılı dosyasından verilen 06.04.2026 tarihli ara kararı ile özetle; "...İhtiyati haciz talep eden davacı tarafça, dava konusu sözleşmenin ifa edilip edilmediği, hangi oranda ifa edildiği, sözleşme dışında ekstra işlerin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise miktarının ne kadar olduğu ve bu tespitler neticesinde davacının belirsiz alacak davası olarak açtığını belirttiği eldeki davada talep edilebilecek alacak miktarının bulunup bulunmadığı ve tutarının ne kadar olduğu, davalının temerrüde düşüp düşmediği hususlarının tamamının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada ihtiyati hacze karar verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı değerlendirilerek davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddine" dair ara karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 13.04.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Müvekkili .... ile davalı ... arasında, .... ili.... ilçesinde yer alan taşınmazlarda kaba inşaat işlerinin yapılmasına ilişkin detayları açıkça belirlenmiş bir sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında tanımlanan işlerin önemli kısmının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, işçilik karşılığı ödenmesi gereken bedellerin sözleşmede birim fiyat esaslı ve ayrıntılı şekilde tespit edildiğini, müvekkilinin, dava dilekçesi ve eklerinde de ayrıntılı biçimde belirtildiği üzere, işçilik borcunun ifası ile ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme ile yüklenen işleri tamamladığını ve alacak hakkı doğduğunu, işbu dosya kapsamında başvurulan ihtiyati haciz taleplerinin gerekçesinin, müvekkilinin davalıdan talep ettiği alacağın hem sözleşme hükümleriyle hem de ekli bilirkişi raporları ile yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konduğunu, bilirkişi raporlarında sözleşme konusu işlerin ve bu işlere ilişkin tamamlanma oranının, yapılan işlerin metraj ve bedel tespiti bilimsel ve teknik incelemelerle gerçekleştiğini, müvekkilinin alacağa hak kazandığının somut olarak ortaya konduğunu, davalı tarafından ödemesi yapılmayan işçilik alacağının, rehinle teminat altına alınmadığının da dosya kapsamındaki delillerle net olduğunu, dolayısıyla İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiğini, İİK m. 258 gereğince mahkemenin, ihtiyati haciz talebine esas olan alacak ile ilgili olarak kanaat getirecek delillerin yeterli olduğunu, mahkemeden tam ve kesin ispat zorunluluğu beklenemeyeceğini, gerek mevzuat, gerekse Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarında açıkça belirtildiği üzere (örneğin Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2017/2365 E., 2017/4563 K., T. 28.12.2017; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/16720 E., 2012/19609 K., T. 30.11.2012) ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, nitekim Yargıtay ile Bölge Adliye Mahkemeleri’nin birçok kararına göre de; gerek teknik bilirkişi raporuyla desteklenen, gerek sözleşmeye dayanıp işin ifası ve alacak tutarını somut biçimde belirleyen, teminatsız ve muaccel para alacaklarına dair taleplerde ihtiyati haciz için bu aşamada kesin ispatın aranamayacağını, bu kapsamda, dosyada yer alan ve sunulan bilirkişi raporlarında, müvekkilinin yaptığı işler, geçen aşamalar, hak kazandığı işçilik bedelleri ile bunlarla ilgili teknik ve mali değerlendirmeler objektif olarak yer aldığını, ayrıca işin tamamlanma oranının açık ve bilimsel yöntemlerle belirlendiğini, ilk derece mahkemesinin ara kararında, alacağın miktarı ile işin ifasının sözleşmeye uygun olup olmadığı ve temerrüt şartlarının sağlanıp sağlanmadığı hususlarının tespiti için yargılamanın devamına ihtiyaç bulunduğu gerekçesiyle, yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı sonucuna ulaştığını, ancak, içtihatlarda açıkça belirtildiği gibi, yaklaşık ispat için mutlak ispat zorunluluğu aranmayacağını, özellikle ticari işlerde, sözleşme ve bilirkişi raporu gibi delillerle muaccel bir para alacağının varlığının gösterilmesinin ihtiyati haciz için yeterli olduğunu, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında alacağın yargılamayı gerektirmesinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel oluşturmadığını, isabetli içtihatlarda vurgulandığı üzere, geçici hukuki koruma niteliğinde olan ihtiyati haciz müessesesinde, muaccel ve rehinle temin edilmemiş para alacağının yaklaşık olarak ispatı kâfi görüldüğünü, somut olayda sözleşme ve taraflarca sunulan belgelerle birlikte bilirkişi raporlarında, işin yapılıp yapılmadığı, tamamlanma oranına göre işçilik alacağı tespit ve izah edildiğini, bu haliyle müvekkilinin alacaklı olduğu, İİK m. 257 ve 258’de aranan şartların gerçekleştiği, mevcut bilgi ve belgeler ile yaklaşık ispat düzeyinde ispat sağlandığının açık olduğunu,
Açıklanan nedenlerle, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.04.2026 tarih ve 2026/342 Esas sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, müvekkilinin, davalıdan olan, bilirkişi raporlarıyla da yaklaşık olarak ispat edilen işçilik alacağı karşılığında, İİK m. 257 ve devamı maddeleri uyarınca dava konusu taşınmazlar ve banka hesapları üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekilince ihtiyati haciz talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen " ihtiyati haciz talebinin reddi" kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. ” hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda, davacı taraf, davalı ile "kaba inşaat yapımı" hususunda sözleşme imzaladıklarını, anlaşma gereğince edimini yerine getirdiğini, ilave işler de yaptığını, buna rağmen iş bedelinin ve ilave iş bedelinin ödenmediğini belirterek, alacağının davalıdan tahsiline ve davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirip getirmediği, ne miktarda iş yaptığı, ilave iş yapıp yapmadığı, karşılığında hak ettiği iş bedelinin ne olduğu, davalı tarafça ne miktarda ödeme yapıldığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği, somut olayda, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" verilerinin, dolayısıyla ihtiyati haciz yasal koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli bulunmakla davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/342 Esas sayılı dosyasından verilen 06.04.2026 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 1.206,00 TL istinaf haciz karar harcından, davacı tarafından yatırılan 732,00TL harcın mahsubu ile kalan 474,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere 04.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.