Tapu iptali ve tescil davasında, şirket taşınmazı üzerindeki ihtiyati tedbire itirazın reddi ve belirlenen teminat miktarının düşüklüğü ara kararının istinaf incelemesi.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasında, davacı vekilinin müvekkilinin şirket payları üzerindeki haklarının korunması amacıyla İstanbul Şişlideki bir taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız talep ettiği ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince 2.500.000 TL teminat karşılığı kabul edilmesi ve davalıların bu karara itirazının reddedilmesi üzerine, davalılar, tedbirin gerekçesinin yetersizliğini ve özellikle de Zincirlikuyu gibi değerli bir bölgedeki taşınmaz için belirlenen 2.500.000 TLlik teminatın çok düşük olduğunu ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/839 KARAR NO:2026/936T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:06.02.2026 tarihli ara karar NUMARASI:2025/847 Esas DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve TescilTaraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulü sonrasında vekilinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün, davalı .... Şti.'nde pay sahibi olduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin 3.500.000 TL sermayesinin 1.225.000-TL'sine karşılık gelen paylara sahip iken, 21.10.2014 tarihli Büyükçekmece ... Noterliğinin... yevmiye numaralı pay devir sözleşmesi ile şirketin paylarının 875.000 TL'ye karşılık gelen kısmını da satın aldığını, devir işleminin Büyükçekmece ... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 30.12.2014 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirildiğini ve devrin tescil ve ilanının talep edildiğini, şirketin bu talebi yerine getirmemiş ise de, pay devrinin genel kurulda üç ay içerisinde reddedilmediğini, TTK 595/7 hükmü gereği devir işleminin şirket tarafından onaylanmış sayıldığını, müvekkilinin, davalı ... Dijital paylarının yüzde 60'ına sahip durumda olduğunu, dava konusu taşınmazın dava devamınca 3.kişilere devredilerek müvekkilinin haklarına halel geleceğinin yüksek bir ihtimal olduğunu, bu sebeple İstanbul ili Şişli ilçesi ... ... Ada No: 1974 Parsel no: 1'de bulunan tapu sicilinde ... apartman kaydıyla yer alan taşınmaza tensip kararı ile birlikte tedbir konulmasını, duruşma günü değerlendirilmesine karar verilmesi halinde davalının söz konusu taşınmazı elden çıkarma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, dava sonuna kadar 6100 Sayılı HMK’nun 392/1. maddesine istinaden teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 24.12.2025 tarihli ara kararında; "...Somut olayda tedbir talep eden İstanbul ili Şişli ilçesi ... Ada No: 1974 Parsel no: 1'de bulunan tapu sicilinde ... apartman kaydıyla yer alan taşınmaza tedbir konulmasını talep etmiştir. Taşınmaza ilişkin mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceği ihtimali bulunduğundan, tapu kaydı üzerine, taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olması halinde, dava değerinin yapılacak değer tespitinden sonra belirlenecek olması gözetilerek bu aşamada takdiren 2.500.000,00.-TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına dair..." Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; İstanbul ili Şişli ilçesi ... Mahallesi ... Ada No: 1974 Parsel no: 1'de bulunan tapu sicilinde ... apartman kaydıyla yer alan taşınmaz üzerine, taşınmazın Davalı... adına kayıtlı olması halinde, taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi adına takdiren 2.500.000,00.-TL nakit teminat ya da teminat mektubu karşılığında taşınmaz kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, takdiren 2.500.000,00 TL nakdi teminat yatırılmasına veya aynı miktarda bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunulmasına, teminat şartının yerine getirilmesi için davacı tarafa bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına karar vermiştir.Davalılar vekili 08/01/2026 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının ancak mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde verilebileceğini, somut uyuşmazlık bakımından davacı nezdinde dahi gecikmesinde sakınca bulunan bir halin varlığını tezahür etmediğini,Yargıtay'ın emsal nitelikteki kararında olduğu gibi huzurdaki davada da mahkemenin “ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için hangi sebep ya da sebeplerin ne şekilde gerçekleştiği de denetlenebilir bir şekilde” ortaya koymadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için mahkemenin haklı olduğu kabul edilseydi dahi, böyle bir taşınmaz için 2.500.000 TL'lik bir teminat değerinin çok çok altında olduğunu ve bu taşınmaza tedbir uygunabilmesi için bu kadar cüzi bir teminat koşulu getirmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ülkemizdeki herhangi bir aracın bile bu rakamların çok üzerinde olduğu gerçeği karşısında, İstanbul'un en değerli bölgelerinden birinde, Zincirlikuyu'daki bir taşınmaz için 2.500.000 TL teminat belirlenmiş olmasının hiçbir surette kabul edilemeyeceğini belirterek , hukuki dayanaktan yoksun ve dayanaksız tedbir talebinin reddine, 24/12/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararından dönülmesine, tapuya müzekkere yazılarak tedbir şerhinin kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda tedbire ilişkin teminatın, taşınmazın değeriyle orantılı olacak şekilde en az 10 kat arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbire itirazı değerlendirdiği 06.02.2026 tarihli ara kararıyla; "..Somut olayda, verilen karar ile alınan teminatın da kararın niteliği de göz önüne alınarak usul ve yasaya uygun olduğu, dava değerinin yapılacak değer tespitinden sonra belirlenecek olması gözetilerek bu aşamada takdiren 2.500.000,00.-TL teminatın da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla mahkememizin 24/12/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla..." mahkememizce verilen 24/12/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararı usul ve yasaya uygun olmakla yapılan itirazın reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İhtiyati tedbire karar verilebilmesi için belirli şartların gerektiğini, davacının ne dava dilekçesinde ne de tedbire ilişkin beyanlarında bir açıklama yapmadığını, tedbir isteğine ilişkin ufak bir ayrıntı dahi sunmadığını,gecikmesinde sakınca olan bir işlem varsa davacının yaklaşık 12 sene beklemeyeceğini, işlemden 12 sene sonra ve en son işlemden ise 4 sene sonra açılan davada hangi hukuki gerekçe ile gecikmesinde sakınca bulunan bir hal olduğu kanaatinin getirileceğini, davacı nezdinde dahi gecikmesinde sakınca bulunan bir halin varlığının tezahür etmediğini, davanın ilk işlemden yaklaşık 12 sene sonra açıldığını, müvekkillerinin mal kaçırma ihtimallerinin söz konusu olmadığını, aksi takdirde taşınmazı çoktan üçüncü kişilere satıp devretmiş olacağını, davacının nasıl bir zarara uğrayacağını, ortaya koyamadığı gibi mahkeme gerekçesinde neden tedbir kararı tesis edildiğinin açıklanamadığını, diğer taraftan değeri onlarca milyon olan bina için sadece 2.500.000,00 TL'lik teminat karşılığında tedbir kararı verilmesinin kararın orantısızlığını ortaya koyduğunu, Zincirlikuyu gibi İstanbul'un en değerli bölgesinin kenar mahallelerindeki 1+1 gecekonduların bile söz konusu teminattan daha yüksek bedellerle el değiştirdiği bir ekonomide düşük teminatla tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırılığın boyutlarını artırdığını iddia ederek, tedbir kararının kaldırılmasını, tapuya müzekkere yazılarak tedbir kararının kaldırılmasını ve kaldırılmaması halinde taşınmazın değeri ile örtüşecek şekilde 1.000.000,00 USD karşılığında makul bir seviyeye yükseltilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, şirkete ait taşınmazın satış işleminin geçersizliğinin tespiti ile buna bağlı olarak tapu iptali ve tescil, aksi takdirde muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dilekçesine ekli İstanbul Ticaret Sicili Gazetesi'nin 16.08.2010 tarihli nüshasında; davalı şirketin davacı ve davalı gerçek kişinin ortaklarından olduğu, taraflar arasında 21.10.2014 tarihinde limited şirket pay devri sözleşmesinin gerçekleştirildiği, 30.12.2013 tarihinde şirketin ortaklar kurulu tarafından şirketin maliki olduğu bir kısım taşınmazların satışına dair kararlar alındığı, satış kararı alınanlardan birininde davalı olduğu, ortaklar kurulunda davacınında yer aldığı, 02.04.2012 tarihli ortaklar kurulununda yine davalı şirkete ait şirketin hisseli olduğu taşınmazların satışına dair kararlar alındığı, tarafların kararda imzalarının yer aldığı, İstanbul ili Şişli ilçesinin ... Mahallesi 1974 ada, 1 parselde yer alan ... apartmanın tamamının davalı ... adına olduğu, satış tarihinin 05.12.2024 olarak belirtildiği, mahkemenin vermiş olduğu ihtiyati tedbire dair şerhin tapu kaydına 08.01.2026 tarihinde işlenmiş olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin, hukuk daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkların çözülmesine ilişkin 04.06.2021 tarih ve 2021/3452-6001 E.K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere, uyuşmazlıkların kısa sürede çözülememesinin sakıncalarının giderilmesi için henüz uyuşmazlığın sona ermesini beklemeden ve uyuşmazlık sona erinceye kadar kişilerin hukukî menfaatlerini geçici olarak güvence altına alma ihtiyacından kaynaklanan geçici hukuki koruma yollarının kabul edildiği, bu yollardan en önemlisinin de ihtiyati tedbir olduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12. Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. ..., Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbirde tam bir ispata gerek bulunmadığı ve ihtiyatî tedbir isteyenin hakkının mevcut olduğunu yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlaması yeterlidir. Geçici hukuki koruma tedbiri şartların değişmesi halinde mahkemece her zaman kaldırılabilir. Yasada teminat, eda ve düzenleme amaçlı ihtiyati tedbir kararları verilebileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar öğretide ve HMK öncesi bazı Yargıtay kararlarında, asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte, uyuşmazlığın özüne ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği kabul edilmiş ise de; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısında 395. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmamak şartıyla," ibaresi, TBMM Adalet Komisyonundaki görüşmeler sırasında HMK taslak madde metninden çıkarılmıştır. Kanun koyucunun bu ibareyi taslak metinden çıkarmasındaki amacın, bu ilkenin dar (katı) yorumlanması sonucu, uyuşmazlıkların sonuçlanması uzun zaman almasından dolayı davacının çoğu kez davayı kazandığı halde, dava ile elde etmek istediği sonuca ulaşamadığından kaynaklı olarak oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçmek olduğu sonucuna varılabilir.Dava, limited şirkete ait taşınmaz satışının geçersiz olduğu iddiası ile açılmış olan tapu iptal ve tescil davasıdır. Tapu iptal ve tescil davasında yukarıda ayrıntılı şekilde yer verilen gerekçelere ve delillere istinaden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekecektir. Bu kapsamda mevcut delil durumuna göre verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararına dair istemin kabulünde ,2.500.000,00 TL tutarında teminat miktarı takdir edilmiştir...HMK 392.maddede; ihtiyati tedbirde teminat gösterilmesi düzenlemesine yer verilmiştir. HMK 392/1.fıkrasında; ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğu ifade edilmiştir. Yasal düzenlemede teminatın dava konusunun karşılığı bedel olacağına dair bir açıklama mevcut değildir. Yasada, muhtemel zararlara karşılık teminatın gösterilmek zorunda olunacağı belirtilmiştir .Aksinin kabulü halinde, taşınmaz bedeli üzerinden hesaplanarak alınan harç miktarı kadar ayrıca teminat alınmasını gerektirir ki bu adil yargılama hakkının ihlali ile birlikte yasanın konuluş amacına da uygun düşmeyecektir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu 24.12.2025 ve 06.02.2026 tarihli ara kararlar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5. maddeleri uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 394/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.05.2026KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 394/5 maddeleri gereğince karar kesindir.