Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, yapı sektöründe faaliyet gösteren şirketin kurucusu ve hakim ortağının şahsi kefaletlerinden kaynaklı konkordato talebi ve şirket davasıyla birleştirme gerekçeli kararı.
Özet: Yapı sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin kurucusu, yöneticisi ve hakim ortağı olan şahsın, şirketin banka kredileri ve ticari borçlarına sağladığı yoğun şahsi kefaletler nedeniyle mali yapısının bozulması üzerine açtığı konkordato davasında; müvekkilinin şahsi borçlarının büyük ölçüde şirket borçlarından kaynaklanması, mevcut konkordato dosyaları arasındaki güçlü hukuki, fiili ve ekonomik bağlantılar, çelişkili değerlendirmelerin ve alacaklı menfaatlerinin zarar görmesinin önüne geçilmesi ile usul ekonomisinin sağlanması gerekçeleriyle, davanın şirketin devam eden konkordato dosyası ile birleştirilmesi talep edilmiştir.

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2026/466 EsasKARAR NO : 2026/492BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...KONKORDATO TALEP EDEN : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -....DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))DAVA TARİHİ : 11/06/2026KARAR TARİHİ : 12/06/2026KARAR Y. TARİHİ : 12/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın, uzun yıllardır yapı ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren ... A.Ş.’nin kurucusu, yöneticisi ve hakim ortağı olduğun, müvekkili, şirket faaliyetlerinin kuruluşundan bugüne kadar tüm ticari süreçleri bizzat yönetmiş; banka ilişkileri, finansman süreçleri, yatırım kararları, müşteri organizasyonu ve ticari faaliyetlerin sürdürülmesinde aktif rol üstlendiğini, ... A.Ş'nin ...... merkezli olarak uzun yıllardır yapı sektöründe faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu; seramik, vitrifiye, banyo sistemleri, yapı malzemeleri ve benzeri alanlarda ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, şirketin, yıllar içerisinde oluşturduğu müşteri portföyü, ticari itibarı, marka iş birlikleri ve sektörel organizasyonu sayesinde önemli ekonomik değer yarattığını, müvekkili ...n da uzun yıllardır ticaret hayatının içerisinde bulunduğunu, şirket faaliyetleri yanında şahsi ticari faaliyetlerini ve ...... merkezli, iş kollarından birisi ...’da bulunan yaklaşık 8 odalı butik otel işletmesini sürdürdüğünü, söz konusu otel işletmesinin halen faal durumda olup gelir üretme kapasitesine sahip olduğunu, ancak müvekkilinin mali yapısında meydana gelen bozulmanın temel sebebinin; hakim ortağı ve yöneticisi olduğu ... A.Ş.’nin banka kredileri ve ticari borçları kapsamında üstlenmiş olduğu yoğun şahsi kefalet yükümlülükleri olduğunu, müvekkili tarafından şirket faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla geçmiş yıllarda kullanılan banka kredileri, finansman işlemleri ve ticari yükümlülükler kapsamında çok sayıda şahsi kefalet verilmiş; bazı borç ilişkilerinde müşterek ve müteselsil sorumluluk üstlenildiğini, bu nedenle şirket borçlarının önemli bir kısmı bakımından müvekkili şahsın doğrudan sorumlu hale geldiğini, son dönemde yapı sektöründe yaşanan ekonomik daralma, finansman maliyetlerindeki olağanüstü artışlar, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve şirketin nakit akışında meydana gelen bozulmalar nedeniyle ... A.Ş.’nin mali yapısı ciddi şekilde etkilenmiş; buna bağlı olarak müvekkilin şahsi gelirleri ve mali dengesi de önemli ölçüde zarar gördüğünü, şirket borçlarına ilişkin kefalet yükümlülükleri nedeniyle müvekkili şahıs üzerinde ağır bir finansal baskı oluştuğunu, şirketin yaşadığı likidite sıkışıklığı doğrudan müvekkilinin şahsi ekonomik durumuna da yansıdığını, bu sürecin yalnızca şirket faaliyetlerini değil; müvekkilinin şahsi ticari faaliyetlerini ve otel işletmesinden elde ettiği gelirleri de olumsuz etkilediğini, müvekkilinso hakim ortağı ve yöneticisi olduğu ... A.Ş. hakkında .... Esas sayılı dosyası kapsamında konkordato yargılaması devam ettiğini, bu nedenle işbu dava ile .... Esas sayılı konkordato dosyası arasında hem hukuki hem fiili hem de ekonomik anlamda çok güçlü bir bağlantı bulunduğunu, her iki dosyada yer alan borç ilişkileri büyük ölçüde aynı finansal yapıya dayandığını, müvekkilinin şahsi borçlarının önemli kısmı doğrudan ... A.Ş. borçlarına verilen şahsi kefaletlerden kaynaklandığını, bu nedenle dosyaların ayrı mahkemelerde yürütülmesi halinde çelişkili değerlendirmelerin ortaya çıkması, konkordato projelerinin birbirinden bağımsız şekilde incelenmesi ve alacaklı menfaatlerinin zarar görmesi ihtimali bulunduğunu, ayrıca aynı ekonomik organizasyonun hem şirket hem gerçek kişi yönünden farklı dosyalarda incelenmesi; komiser incelemelerinin, mali analizlerin ve konkordato projelerinin sağlıklı şekilde yürütülmesini de zorlaştıracağını, çelişkili kararların önlenebilmesi, konkordato sürecinin yeknesak şekilde yürütülebilmesi ve usul ekonomisi ilkesi gereğince; işbu davanın .... Esas sayılı konkordato dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini beyan ederek işbu davanın, müvekkilinin hakim ortağı ve yöneticisi olduğu ... A.ş. hakkında .... Esas sayılı konkordato dosyası ile aralarındaki kuvvetli hukuki, fiili ve ekonomik bağlantı nedeniyle birleştirilmesini talep etmiştir.KABUL VE GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali istemine ilişkindir.HMK.nun 166/1. maddesine göre, aynı mahkemede görülmekte olan iki dava arasında bağlantı var ise, davanın her aşamasında talep üzerine veya resen birleştirme kararı verilebilir. 14.02.1992 tarih ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince bir yargı çevresi içinde kurulmuş bulunan aynı düzeydeki mahkemeler, davaların birleştirilmesi açısından aynı mahkeme sayılır. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı ve irtibat varsayılır. Kanun bu gibi durumlarda gerçeğin daha iyi ortaya çıkması ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin daha iyi karara bağlanmasını sağlamak için davaların birleştirilmesine imkan sağlamıştır (....). .... sayılı dosyasının incelenmesinde; .... Şirketi tarafından İİK’nın 285 ve devamı maddeleri gereğince davacı şirket hakkında öncelikle geçici mühlet verilmesi, geçici mühletin sonuçlarının uygulanması, gerekli koruma tedbirlerinin alınması, devamında kesin mühlet verilmesi ve yargılama sonunda konkordatonun tasdiki talebiyle ikame edildiği, mahkemece talep eden şirket hakkında 03/06/2026 tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve dosyanın halen derdest olduğu görüldü. Bu itibarla; eldeki davada .... sayılı dosyasında konkordato talep eden şirketin hakim ortağı tarafından konkordato talebinde bulunulduğu, her iki dosya tüzel kişi davacıları ile gerçek şahıs davacıları arasında maddi ve hukuki irtibat bulunduğu, usul ekonomisi ve bağlantı nedeniyle davaların birlikte görülmesi gerektiği, her iki dava arasında bağlantı bulunduğu,.... sayılı dosyasının iş bu dosyadan daha önce açıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmakla; Mahkememizdeki davanın HMK 166. maddesi gereğince .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememiz dava dosyasının, ....Esas sayılı dosyası ile aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle HMK'nın 166. maddesi uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE,2-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,3-Yargılamanın ....Esas sayılı dosyası ile sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,4-Mühlet talebi, Harç, masraf ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda esas kararla birlikte....Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/06/2026Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza