Temyiz edilen hırsızlık mahkûmiyet kararının, uzlaştırma süreci sonrası dolan kanuni zamanaşımı süresi nedeniyle düşmesine dair Yargıtay kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz yoluyla inceleyen yüksek mahkeme, önceki bozma kararının ardından yürütülen uzlaştırma sürecinde zamanaşımı süresinin durduğunu belirlemesine rağmen, sanığın 15.06.2013 tarihli eylemine karşılık gelen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 141/1. maddesinde tanımlı suç için öngörülen 12 yıllık zamanaşımı süresinin inceleme tarihi itibarıyla dolduğunu tespit ederek, mahkûmiyet kararının bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/173 E., 2025/331 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : DüşmeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2017/2921 Esas, 2018/14355 Karar sayılı bozma ilâmından sonra Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma teklifinin yapıldığı 15.11.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 28.11.2018 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun'un 253/21 ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının 15.06.2013 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.