İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari sicil kaydı terkin edilmiş bir gerçek kişi tacirin tüzel kişiliğinin ihyası davasını hukuki yarar yokluğundan usulden reddetti.
Özet: Davacı, başka bir davada davalı olarak gösterilen ve tasfiye işlemlerinin eksik bırakıldığı düşüncesiyle ticaret sicilinden silinmiş bir "şirketin" tüzel kişiliğinin ihyasını talep etmiş; ancak yapılan inceleme sonucunda, ihyası istenen yapının tüzel kişiliği olan bir şirket olmadığı, gerçek kişiye ait ticari bir işletme olduğu ve gerçek kişinin ihyasının mevzuatta düzenlenmediği gibi, ticari faaliyetini terk eden gerçek kişinin davalarda taraf olma ehliyetini koruduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/198 EsasKARAR NO : 2026/418DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : 06/03/2026KARAR TARİHİ : 10/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 49. Asliye Hukuk Mahkemesinde ...Esas numarasıyla görülmekte olan rücuen tahsil talepli davalarında davalılarından ... isimli şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, şirketlerin tüzel kişiliği terkinle sona erer, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü olanaksız olduğunu, işbu suretle ... 49. Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas Sayılı dosyasına kayden görülmekte olan davanın davalılarından ... isimli şirketin ihyasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı ... unvanlı, ... mersis numaralı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu "..." ticaret unvanlı (TSN: ...-0) adlı tacir; gerçek kişi tacir olup, iddia edildiği gibi tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkin de söz konusu olmadığını ancak davacının ek tasfiyesini (ihya) talep ettiği dava konusu ticari işletme, tasfiyesiz bir şekilde terkin edildiğini, nitekim cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, ticari işletmenin sahibi olan gerçek kişi ... ihya/ek tasfiyenin dayanağını teşkil eden dava karşısında her türlü hukuki tasarrufa ehildir/işbu dava konusu işletme bakımından taraf ehliyetine yönelik dava dosyası yönünden bir sorun bulunmadığını, yerleşik içtihatların da bu yönde olduğunu, hal böyleyken cevap dilekçesinde yer alan emsal içtihatlar da gözetilerek; huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek dava konusu ... ticaret sicili numaralı "..." unvanlı ticari işletmenin ihyası/ek tasfiyesi bakımından davacının hukuki yararı bulunmadığından talebin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ihyası istenen ...'ın ticaret sicil kayıtları, ... 49. Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. İhyası istenen ...'ın ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde firmanın ticareti terk ettiği 01/03/2018 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının kapatıldığı, ihyası istenen tüzel kişiliğe ait bir şirket bulunmadığı, dava edilen tacirin gerçek kişi tacir olduğu anlaşılmıştır. Dava;şirketin ihyası davasıdır. Davacının ihyasını talep ettiği " ... " ismi tüzel kişi bir şirket olmayıp, ticaret sicilinde bir dönem tescilli ve sonradan rızaen terkin edilmiş gerçek kişi bir tacir kaydıdır. Gerçek kişinin ihyası diye bir husus mevzuatımızda düzenlenmemiştir. Zira gerçek kişi tacir kendini ticaret sicilinden sildirse bile herhangi bir davada veya icra takibinde taraf olması hukuken mümkün olduğundan, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın usulden REDDİNE, 2-Davacı kurum 492 Sayılı Harçlar Kanunu 13/j bendi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/06/2026Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır