7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda lehe yasanın karma uygulanması, TCK 53/1-e, müsadere eksiklikleri ve Tarım Bakanlığının usulsüz katılımı gerekçesiyle hükmün bozulması.
Özet: Yargıtay, sanığın kaçakçılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle yerel mahkemenin mahkumiyet kabulünde isabetsizlik görmemiş olmasına rağmen, suçun işlendiği tarihte ve sonradan sanık lehine değişen kanun hükümleri arasında en lehe olanın belirlenerek uygulanmaması, Türk Ceza Kanununun 53/3. maddesi uyarınca hak yoksunluğu hakkında bir karar verilmemesi, kaçak eşyanın müsaderesine hükmedilmemesi ve suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılmasına ve lehine vekalet ücretine karar verilmesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
7. Ceza Dairesi         2022/9052 E.  ,  2026/629 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/266 E. 2021/372 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu nazara alınarak, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanık lehine düzenlemeler içeren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3-son cümlesindeki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendi yönünden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Ele geçen ve müsaderesi talep edilen kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.