Sigorta aracılık sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında prim tahsilatı, fesih ve denkleştirme tazminatı iddialarını inceleyen bilirkişi raporu değerlendirmesi.
Özet: Sigorta aracılık sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı sigorta şirketi, davalı acentenin sözleşmeyi ihlal ederek prim tahsilatlarını aktarmadığı ve 44.312,93 Euro borçlu olduğu iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını talep ederken, davalı acente ise borcun zamanaşımına uğradığını, tüm ödemeleri yaptığını, denkleştirme tazminatına hak kazandığını ve alacağın likit olmadığını savunmuş, mahkemece incelenen bilirkişi raporunda ise sözleşme hükümlerinin davacının borç muacceliyeti, gecikme faizi ve teminata el koyma haklarını desteklediği, haklı fesih halinde acentenin tazminat talebinde bulunamayacağı ve davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/828 Esas
KARAR NO : 2026/386
DAVA : İtirazın İptali (Sigorta Aracılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta aracılık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ... Ltd. Şti. arasında 22.12.2016 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesi kapsamında davalıya sigorta poliçesi düzenleme ve prim tahsil etme yetkisi verildiğini ancak zamanla davalının prim tahsilatlarını müvekkile aktarmaması ve yükümlülüklerini ihlal etmesi üzerine sözleşme, ... 15. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle haklı nedenle feshedilmiş; ardından ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasıyla 44.312,93 EURO tutarındaki alacak için icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin bu alacağa haksız ve kötü niyetli biçimde itiraz ederek takibin durdurulduğunu, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, takip konusu alacağın taraflar arasında imzalanan sözleşme ve kayıtlarla sabit, likit nitelikte olup davalının itirazının açıkça kötü niyetli olduğunu belirterek davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığını, taraflarına herhangi bir başvuru ulaşmadığını belirterek usulden reddini talep etmiş, esasa ilişkin olarak ise davacının alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkil acentenin, aracılık ettiği poliçelere ilişkin primleri tahsil edip davacı şirkete aktardığını, herhangi bir eksik ödeme bulunmadığını, bu durumun ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle ispatlanabileceğini savunmuştur; taraflar arasında TTK ve Sigorta Acenteleri Yönetmeliği’ne aykırı bir mutabakat ya da düzenli hesaplaşma yapılmadığını, dolayısıyla iddiaların delilden yoksun olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, prim iptallerine ilişkin komisyon iadelerinin müvekkil acentenin kusuru dışında gerçekleştiğini, buna rağmen komisyonların iadesinin talep edilmesinin TTK'nın emredici hükümlerine aykırı olduğunu belirttiğini, bu bağlamda acentenin hak ettiği komisyon ücretinin iade edilmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladığını, diğer yandan TTK m. 122 kapsamında, müvekkil acentenin faaliyetleri sonucunda davacı şirketin müşteri çevresi kazanarak ticari değer artışı sağladığını, bu nedenle denkleştirme tazminatına hak kazandığını ve varsa bir alacak söz konusuysa bunun mahsup edilmesi gerektiğini ifade ettiğini, sonuç olarak davacının alacağının likit olmadığını ve açık yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin hukuken yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 3. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, firma detay bilgileri, poliçe bilgileri dosyamız içerisine alınmıştır.
... 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 44.312,93 EUR fiili ödeme tarihi toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Sigortacı ve Acentelik Sözleşmelerinde Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 03/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Sigortacılık Yönünden İnceleme Ve Değerlendirmeler Neticesinde ; Acentelik Sözleşmesi'nin Madde 15, Madde 25 ve Madde 26 hükümlerine göre; ACENTE'nin borcunu ödememesi halinde: Borç muaccel hale gelir, borç için gecikme faizi uygulayabileceği, acente tarafından verilmiş bir teminata varsa, şirket bu teminata bildirimsiz olarak el koyabileceği, şirket, acente'den kendisine ait tüm belge, demirbaş ve ekipmanların eksiksiz iadesini talep edebilir, eksik iade durumunda doğacak zarar ve en az %10 oranında tazminat isteme hakkına sahip olacağı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi halinde acente, portföy tazminatı veya başka herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı, konuya ilişkin takdiri ve hukuki nitelendirmesinin Mahkemenin yetkisi dâhilinde olduğu, Mali İnceleme Ve Değerlendirmeler Neticesinde ; davacının 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, e-defter uygulamasında yalnız envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu için, bu bab’da HMK. 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince ve mevcut haliyle davacının ilgili yıllara ait e-ticari defterlerinin suresinde tasdik ettirildiği ve usulüne uygun olduğu, davacının incelenen ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi olan 19.04.2022 tarihi itibariyle, takipte talep etmiş olduğu tutar olan 44.312,93 Euro (329.029,52 TL) alacaklı olduğu müşahede edildiği, davalı tarafın dosyaya yerinde inceleme ile ilgili bir beyanının olmadığı görüldüğünden davalının ticari defter ve belgeleri incelenemediği, Genel İnceleme Ve Değerlendirmeler Neticesinde ; somut olayda davacı tarafından, davalının prim tahsilatlarını davacıya aktarmaması ve yükümlülüklerini ihlal etmesi gerekçeleri ileri sürülerek sözleşmenin, ... 15. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle haklı nedenle feshedildiği ileri sürüldüğü ve 44.312,93 EURO tutarında alacak talebinde bulunulduğu, heyetin mali tespitlerine göre; davacının incelenen ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi olan 19.04.2022 tarihi itibariyle, takipte talep etmiş olduğu tutar olan 44.312,93 Euro (329.029,52 TL) alacaklı olduğunun tespit edildiği, heyete tevdi edilen dosya münderecatından davacının davalıya takip konusu alacağa ilişkin hizmet verdiğine dair kendi ticari defter kayıtları dışında bir belgeye rastlanılamadığı ancak bu noktada davalı şirket de inceleme esnasında ticari defterlerini ibraz etmediği, gerek HMK m. 220/f.3 hükmü gerekse de Yargıtay kararları kapsamında davacının defterlerini incelemeye sunduğu ve fakat davalının incelemeye sunmadığı durumda davacının davasının ispat etmiş olduğunun kabul edilebileceği, tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davalının prim ödemelerini yapıp yapmadığının tespiti davalının ticari defterlerinin incelenmesi sureti ile tespit edilebilecek bir husus olduğundan ve fakat davalı tarafından ticari defterler ibraz edilmemiş olduğundan davacının ticari defterlerinin lehine delil niteliğini haiz olacağının ifade edilebileceği, bu itibarla Muhterem Mahkemece davalının ticari defterlerini sunmaktan imtina etmesi üzerine davacının ticari defterlerinin delil niteliğini haiz olduğu ya da sair hususlarla ödenmeyen poliçe prim tutarlarının 44.312,93 EURO olduğu kanaatinde olunması durumunda davacının 44.312,93 EURO tahsilini talep edebilmesinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dosya Mali Müşavir ve Sigorta Sözleşmelerinde uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 03/04/2026 tarihli raporda; Mali yönden davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı acentenin düzenlemiş olduğu poliçelerden, davacının tahsil edememiş olduğu, poliçe tutarının 44.400,09 EURO olduğu, söz konusu 44.400,09 EURO tahsil edilememiş prim tutarlarının takibe dayanak ödenmeyen poliçe tutarlarından kaynaklandığı, ancak, söz konusu primlerin davalı acente tarafından tahsil edildiğine dair dosyaya sunulu bir veri olmadığı, dosyaya sunulu mevcut verilere, davacının ticari defterlerine göre her ne kadar davalının düzenlediği poliçelere nedeniyle davacının 44.400,09 EURO eksik tahsilatı olmakla birlikte, sektörel değerlendirmeler de dikkate alınarak davalının söz konusu primleri tahsil ettiğine dair dosyaya sunulu bir mali veri olmadığından davacının davalıdan talep edebileceği tahsil edilmiş bir prim alacağı olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, Sigortacılık yönünden; Portföye ilişkin istihsal / iptal hesap mutabakat formları ibraz edilemediği, kural olarak sigorta poliçe primlerin borcu sigortalıya ait bir borç olduğu, davalı acentenin davacıya bir kısım primleri intikalle ödemede bulunulduğu, davalı, sigortalısının taksit primi ödemesini takip eden ay açık prim taksitini de tahsil etmiş olacağının ( karine / tevil ) kabulü halinde; davalının zimmeti olan 10.194.32 EUR sigorta poliçe primi davacıya intikal ettirmesi gerekeceği, karinenin ve/veya tevil yolu yokluğu sonucuna ulaşılması halinde; davalının davacıya herhangi poliçe taksit prim borcu ödeme yükümünün bulunmayacağı belirtilmiştir.
Dava; taraflar arasında aktedilen sigorta aracılık sözleşmesi sebebiyle alacağa ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İK 67.maddesine göre iptali talebine ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında sigorta aracılık sözleşmesi olduğu hususunda ihtilaf yoktur. Davalı cevap dilekçesinde, davacının liste halinde sunduğu poliçeleri yapmadığını savunmamıştır. Sadece bedellerinin ödendiğini ve davacıya borcu kalmadığını, bir bedel tespit edilirse bile bundan ücretinin ve TTK 112. Maddesine göre hesaplanacak tazminatın mahsubu gerektiğini savunmuştur.
Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu listedeki poliçelerin lehtarı olan iki dava dışı şirkete, poliçeler ve ödemeler konusunda müzekkereler yazılmış ise de buna cevap veren olmamıştır.
Yine Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine dava konusu poliçeler ve ödemelerin ellerinde suretlerinin bulunup bulunmadığı sorulmuş, bu hususta da bilaikmal cevap verilmiştir.
Yargılamanın altıncı celsesinde her iki tarafa kesin süre verilmiş ve poliçeler ile ödeme belgelerinin dosyaya sunulması, ticari defter ve kayıtların ibrazı, aksi halde dosyadaki mevcut belgeler ile defterini sunan tarafın defter ve kayıtlarına göre karar verileceği ihtar edilmiş, davalı tarafından bu ihtara rağmen herhangi bir defter ve belge sunulmamış, davacı taraf defterlerini ibraz etmiş, davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmıştır.
Davalı taraf davacının iddia ettiği poliçeleri yapmadığını savunmamış, aksine bedellerinin ödendiğini savunmuştur. O halde bedelleri ödediğini, bu iddianın sahibi olarak davalının ispat etmesi gerekir. Davalı yargılama boyunca ve ihtaratlara rağmen belge sunmamış, defterlerini de ibraz etmemiştir. O halde HMK 219 ila 222. Maddelerine göre davacının defterlerini usulüne uygun tutmuş olması şartı ile kendi lehine delil olduğunun kabulü gerekmiştir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve defterlere göre 44.400,09 Euro alacak kaydının olduğu görülmüştür. Şu halde anılan gerekçe ile davacının icra takibine konu ettiği 44.312,93 Euro kadar davalıdan alacağının olduğunu kabul etmek gerekmiştir.
Buna karşılık davalı ücret alacağının olduğunu ve bunun mahsubu gerektiğini ileri sürmüş ise de, cevap dilekçesinde hangi poliçeden ne miktar ya da hangi döneme ilişkin ne miktar alacaklı olduğunu izah etmediği gibi, dosyaya hiçbir delil de sunmadığından gerçekten ücret alacağı olup olmadığı anlaşılamamıştır. Yine davalı TTK 112.m göre tazminatın da mahsubunu istemiş ise de, bu kalem bir tazminatın hak edilebilmesi için davacının sözleşmeyi haksız feshetmesi gerekir. Ne var ki davalı poliçe bedellerini zamanında davacıya ödemeyerek temerrüde düştüğünden, davacının sözleşmeyi haklı feshettiği kanaatine varılmış olup, bu sebeple davalının tazminat hak etmediği sonucuna varılmıştır.
Anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
... 3. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takibine vaki davalı borçlu itirazının iptali ile takibin aynen devamına,
-Alacağın %20'si olan 286.693,13 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 97.920,04 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 20.969,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 76.950,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 218.685,19-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 20.969,67 TL peşin/nisbi harcı, 52.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.015,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 74.484,67 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/06/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır