Uluslararası karayolu taşımacılığında hasar gören alüminyum profiller nedeniyle sigorta şirketinin ödediği tazminatın rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, uluslararası karayolu taşımacılığı sırasında Polonyaya gönderilen alüminyum profillerin hasar görmesi sonucu sigortalısına ödediği tazminatı rücuen tahsil etmek amacıyla taşımacıya karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Davacı, CMR Konvansiyonu gereği taşımacının yükün teslim alındığı andan teslim edilene kadar meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu belirtirken, davalı taşımacı ise hasarın gönderici tarafından yapılan yetersiz ambalajlama ve istifleme kaynaklı olduğunu, dolayısıyla CMR Konvansiyonu uyarınca kendi sorumluluğunda olmadığını savunmakta, ayrıca davacının halefiyet hakkı ile tazminat miktarının ispatlanması gerektiğini iddia etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/384 Esas
KARAR NO : 2026/418
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
YAZIM TARİHİ : 11/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ..... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan .... Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından ihraç edilen toplam 44 palet, 2.291 adet, 19.788 Kg ağırlındaki alüminyum profil cinsi emtianın Polanya'da mukim dava dışı alıcısı "....." firmasına karayolu ile nakliyesini davalı gerçekleştirdiğini, söz konusu emtia davalıya ait ..... plaka sayılı aracı yüklenerek alıcısına sevk edidiğini, yükün alıcı firma tesisine varış yapmasına müteakip yapılan tahliyesinde, yükün bir kısmının hasarlı olduğunun tespit edildiğini, tahliyenin tamamlanmasından sonra yapılan incelemede, toplam 69 adet 807.32 kg ağırlındaki alüminyum profil cinsi emtianın ezilme ve çizilme suretiyle zarar gördüğü tespit edildiği ve bu durum CMR senedi üzerine derç edildiğini, söz konusu emtiada meydana gelen bu hasar nedeniyle, hasarlı emtianın hurda bedeli düşülmek suretiyle davacı şirket tarafından sigortalısına 3.094,28-EUR tazminat ödendiğini, eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi’nin Taşımacının Sorumluluğu başlığını taşıyan 17. maddesinde “Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.” hükmü yer aldığını, bu nedenle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalılar aleyhine Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı takibe, borca, ferilerine itiraz ettiğini, davalıların itirazının haksız olduğunu, CMR konvansiyonu uyarınca taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğunu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ..... Nolu Arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davacı vekili davanın kabulünü, davalının Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E sayılı takip dosyasına yaptığı tüm itirazların iptali ile takibin, takip talebindeki şartlarla devamını, davalının %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının halefiyet hakkının ispata muhtaç kaldığı, sigortalısına hasar bedelini ödediği ve ibraname temlikname aldığının ispatı gerektiği, sigorta ödemesinin dosyada görünmediği, ibraname/temlikname sunmadığı, dava konusunun uluslararası karayolu taşımacılığı olduğu, 44 palet 2.291 adet 19.788 kg. alüminyum Profilin satışına dayandığı, CMR Konvansiyonu geçerli olacağı, zamanaşımı yönünden itirazları olduğu, emtia yüklemesinin 13.05.2022 tarihinde, hasarın 15.05.2022 tarihinde Polonya’da yerleşik alıcı şirketin tesisinde dorseden tahliye esnasında fark edildiği, hasar miktarının yüksek olduğu ve ispatlanması gerektiği, bedelin hesaplanma kaynağının anlaşılamadığı, emtiada sovtaj bedeli olduğu, bu bedelin değerlendirmeye dahil edilmesi gerektiği, hasarın meydana gelmesinde CMR Md.17/4-b uyarınca ambalaj eksikliği olduğunda nakliyecinin sorumlu olmayacağı, dava konusu alüminyum profil emtiasının yükleme ve istiflemesine karışmış emtiaların ambalajı ve araç içine yüklenmesi-istifi gönderici tarafından yapıldığı, ekspertiz raporu 3. Sf. da emtianın DAP teslim satıldığı, ambalajının gönderici tarafından yapıldığı ve sevke konu 44 palet alüminyum profilin dorseye yüklemesinin sigortalı firmanın tesisinde yapıldığı, istifleme süreçlerinin de gönderence yapıldığı, davaya konu alüminyum emtiaya yönelik eksper raporu ve resimleri incelendiğinde kolay çizilebilir yapıya sahip tonaklı alüminyum emtiasının koruyucu muşamba, balonlu muşamba, koruyucu köpük vb. sarılmadan doğrudan kartın kutuların içine yerleştirildiği açıkça görüldüğü, emtiaların ambalaj ve istifi uluslararası karayolu ile yapılan taşımaya uygun olmadığı, taşıyıcının yükleme anına müdahalesi olmadığı ve şoförün tek başına bu şekilde bir yükleme-istifleme operasyonu yürütemeyeceği, yükün olağan yol koşullarına göre yükleme ve istifinin yapılmamış olduğu, davacı şirketin yaptırmış olduğu ekper incelemesi ile sabit olduğu, raporun sonucunda hasarın yapısı açısından nakliye sürecinde muhtemelen bir veya birden çok ani fren yapılması aracın ani kalkış yapması, kasise hızlı girmesi ve/veya aracın savrulması sonucu araçta yüklü ürünün dorse yan panellerine çıtalarına ve birbirine sürtünmesi ve/veya uygulandığı baskı sonucu ürünün hasarlanmış olabileceği kanaati oluştuğu, yükleme, bağlama, sabitleme, istiflemenin gönderence yapıldığı ve bu hususların gözetilmesi gerektiği, eşyanın DAP teslim şekli ile teslim edildiği, satıcının malları belirlenen varma yerine gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakarak teslim edeceği, satıcı malların varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlendiği, mevcut halde de ambalaj, istiflemenin gönderen ödevi olduğu ve satıcı yanca bu teslim şekli açısından sorumluluğun söz konusu olduğu, CMR belgesi üzerinde şerh olduğu iddia edildiği, ancak davacı eklerinin taraflarına tebliğ edilmediği, Cevap dilekçesi ekindeki CMR’nin temiz olduğu, bu yönüyle yüklerin salam teslim edildiği, Sovtaj bedeli hesaplanması gerektiği, eksper raporunda 1.346,76 Euro sovtaj bedelinin tespit edildiği, DAP teslim şeklinde taşımalarda navlun emtia bedeline dahil olduğu, bu tutarın da gözetilmesi gerektiği, taşıyıcının azami sorumluluğunun CMR Md.23 uyarınca sınırlandırıldığı belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
ARAŞTIRMA;
1-Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir. İncelendiğinde, davacı .... Sigorta Anonim Şirketi tarafından, davalı .... Uluslararası Nakliyat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine başlatılan fatura alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 3.094.28-EUR hasar bedeli ve 13,56-EUR takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere takip çıkışının toplam 3.107,84-EUR alacak olduğu, davalı (borçlunun) 28/04/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
2- ..... Sigorta Anonim Şirketi'nden .... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı ..... Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ilişkin hasar dosyası ve sigorta poliçesi getirtilmiştir.
3-..... Bank Anonim Şirketi'nden ..... müşteri numaralı hesaptan yapılan; 07/03/2023 işlem tarihli, ..... fiş numaralı, 3.094,28-EUR bedelli ödeme dekontu getirtilmiştir.
Mahkememizce taşıma uzmanı, sigortacı ve metalurji mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden raporlar aldırılmıştır.
15.06.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
-Dosyadaki süreçte, davacı sigortalısı dava dışı ..... A.Ş. işletmesinin dava dışı .... işletmesine .... numaralı ve 13.05.2022 tarihli fatura ile satış gerçekleştirdiği, sonrasında ise ..... tarafından dava dışı ..... isimli işletmeye ayrıca bir satış faturası düzenlendiği,
-..... numaralı ve 13.05.2022 tarihli satış faturası uyarınca davacı sigortalısının İHRACATÇI-SATICI olduğu, söz konusu fatura içeriğinin 44 kap 19.766 kg. net, 21.156 kg. brüt ağırlıktaki alüminyum profil emtiasına dayandığı, fatura üzerinde DAP KONİN kaydının yer aldığı,
-Incoterms kaydı doğrultusunda SATICI olan sigortalının taşıma sözleşmesinin hizmet alan tarafı olacağı, dosyaya tercümesiyle birlikte sunulu olan CMR Senedi içeriği ve davalı yanca düzenlenen .... numaralı ve 16.05.2022 tarihli fatura içeriği birlikte değerlendirildiğinde SATICI-SİGORTALI ....…A.Ş. (TR) ile davalı arasında taşıma sözleşmesi kurulduğunun sabit olduğu,
-Taşıma işinin İstanbul – Polonya/KONİN şehri arasında gerçekleştirildiğinin CMR Senedi içeriğindeki kayıtlardan anlaşıldığı, bu taşıma işinin kapsamının CMR Konvansiyonu olacağının tespit edildiği,
-CMR Senedi üzerindeki kayıtlardan taşıyıcının davalı yan olarak kayıtlı olduğu, davalının senet ve navlun faturası doğrultusunda AKDİ ve FİİLİ TAŞIYICI olarak hareket ettiğinin tespit edildiği,
-Dosya konusu zarar kaynağının seyrüsefer sırasında meydana gelen olağan sarsıntı ve sert manevralar neticesinde yüklerin birbiriyle teması sonucu hasarına dayandığı, ambalaj noksanlığı veya istifleme-bağlama eksikliği olduğuna dair bulguya rastlanmadığı, takdirin mahkemede olduğu,
-CMR Senedi üzerinde taşıyıcının yükleme anında ambalaj noksanlığı, fotoğraflardaki gibi dış ambalaj hasarı veya hasarlı yüklere ilişkin kaydına rastlanmadığı, yükün sorunsuz davalı taşıyıcı tarafından teslim alındığı, senet üzerinde alıcının hasar şerhi olduğu, dolayısıyla hasarlanmanın taşıma süreci içerisinde meydana geldiği,
-Zarar miktarı 69 kap 882,12 kg. brüt ağırlıktaki farklı ürün kodu alüminyum profil emtiasına dayanmakta, zarar tutarı ise 3.094,28 Euro olarak değerlendirildiği,
-CMR Md.17/1 uyarınca taşıyıcının taşıma sürecindeki hasarlardan sorumlu olduğu, CMR Md.23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk üst limitinin 7.348,06 SDR olarak hesap edildiği, tespiti yapılan zarar tutarının (3.094,28 Euro) bu limitin altında kalması sebebiyle taşıyıcının bu tutardan sorumlu olacağı,
1-) Zamanaşımına ilişkin CMRMd.32/1 Hükmü doğrultusunda inceleme yapıldığı, alıcıya teslim tarihinin CMR Senedi üzerinde ve tercümesinde gözlenemediği, ancak alıcıya teslim anında senet üzerine kayıt düşülmesi sonucunda alçıya teslim tarihi ile teslim anının aynı olduğu değerlendirildiğinde 15.03.2022 olarak eksper raporunda hasar tarihinin değerlendirmeye alınabileceği, bu doğrultuda 15.03.2024 tarihine kadar zamanaşımı süresi olduğu, dava konusu icra takibine ilişkin İlansız Ödeme Emri’nin 26.04.2023 tarihli olduğu, bu yönüyle konvansiyon hükümleri doğrultusunda ilgili zarar isteminin zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığı, takdirin mahkemede olduğu,
2) Heyetimizin icra takibine ilişkin İlansız Ödeme Emri’nin 26.04.2023 tarihli olduğu, bu yönüyle konvansiyon hükümleri doğrultusunda ilgili zarar isteminin zamanaşımına uğradığı kanaatine itibar edilmemesi halinde; CMR Md.17/1 uyarınca taşıyıcının taşıma sürecindeki hasarlardan sorumlu olduğu, CMR Md.23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk üst limitinin 7.348,06 SDR olarak hesap edildiği, tespiti Yapılan zarar tutarının (3.094,28 Euro) bu limitin altında kalması sebebiyle taşıyıcının bu tutardan sorumlu olacağı,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
04.02.2026 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda;
1-Davaya konu alüminyum malzeme kolileri farklı boyutta ambalajlanmış olduğu, yol boyunca fren, savrulma, titreşim gibi etkenlerle kayma etkisi ile sürtünme sonucu hasarlanmaya maruz kalabileceği,
2-Davaya konu alüminyum emtiaya ait görseller incelendiğinde farklı boyutlarda yapılmış ince düz karton ile ambalaj yapılmış olduğu, fren, savrulma, titreşim gibi etkenlerle kayma sonucu sürtünme ile alüminyum emtiasının yumuşak ve kolay şekil değiştirme özelliği sebebiyle hasarlanma olasılığı yüksek malzeme olduğundan ürün bazında koruyucu muşamba, balonlu muşamba, koruyucu köpük gibi ambalaj malzemesi ile sarılmamış olduğu,
3-Dava konusu alüminyum levha şeklinde malzemeye ilaveten karton koli içerisinde rulo şeklinde alüminyum olduğu, sabitlenmesi hakkında bilgi ve görsel olmadığı görüldü.
4-Levha şeklinde olan alüminyum farklı boyutlarda olduğu, farklı kalınlıklarda ambalajlanmış olması sebebiyle spanzet ile sabitleme yapılmış olduğu, ancak farklı boyutlarda olması dolayısıyla arada kalanlar malzemelerde kayma meydana gelebileceği, Rulo şeklinde karton ambalaj yapılmış olan alüminyum koliler şerit ile sabitlenmemiş olduğu, alüminyum köşe kısımları keskin olduğundan yol şartlarına göre oluşan fren, ani kalkış, savrulma ve ani fren gibi etkenlerle kolay olarak hasarlanabileceği kanısındayız.
5-Ekspertiz Raporu’nda ‘’Temin edilen hasar fotoğrafları incelendiğinde, alüminyum profillerin dış koruma karton ambalajında yırtılma, profillerinde sürtünmeye bağlı olarak köşe/ kenar kısımlarında ezilme ve çizme meydana geldiği’’ ve ‘’ Hasarın yapısı göz önünde bulundurulduğunda nakliye sürecinde muhtemelen bir veya birden çok ani fren yapılması, aracın ani kalkış yapması, kasislere hızlı girmesi ve/veya aracın savrulması sonucu araçta yüklü ürünün dosya yan paneline çit alanına sürtünmesi ve/veya uyguladığı baskı sonucu ürünün hasarlanmış olabileceği kanaati hasıl olmuştur.’’ değerlendirme yapılmış olduğundan davaya konu yük yol koşulları, yükün farklı boyutlarda olması, bağlantı yerleri farklı yerlerde olması, yük aralarında boşluklar olduğundan dava dışı SATICI-SİGORTALI ..... ALÜMİNYUM SAN. VE TİC. A.Ş. yol koşullarına uygun ambalaj yapmadığı düşüncesiyle ile hasarın oluşmasından sorumlu olduğu kanaati oluşmuştur.
6-Lojistik ve Taşıma Yönünden yapılan itirazlar neticesinde;
a.Hasar Tarihi konusunda kök raporda sehven maddi hata yapıldığı, hasar tarihinin 15.05.2022 olması gerektiğinin anlaşıldığı,
b.Bu doğrultuda kök rapordaki Zamanaşımı irdelemesinin revize edildiği, Dava konusu olayda ödeme icra emri tarihi gözetildiğinde zamanaşımının olmadığı sonucuna varıldığı,
c.Teknik inceleme neticesinde zararın ambalaj yetersizliği/zaafiyeti/kusuru kaynaklı olduğunun değerlendirildiği,
d.Bu noktada kök rapordaki sorumluluk değerlendirmesinin değişmesi gerektiği, CMR Md.17/4-b uyarınca taşıyıcının sorumsuzluk hali tanımlanmış ise de; ambalaja ilişkin noksanlıklardan CMR Md.8/1-2 uyarınca yüklemeye nezaret sebebiyle tali kusurlu olacağı, bu doğrultuda taşıyıcı kusur oranının nihai takdirinin sayın mahkemede olacağı, raporda örnekleme maksadıyla %20 kusur oranı verildiği,e. Taşıyıcının sorumlu tutulabileceği zarar tutarının 3.094,28 Euro x (%20) = 618,85 Euro olarak hesap edildiği,
f.Taşıyıcının CMR Md.23/3 uyarınca 7.348,06 SDR (9.390,91 Euro) sınırlı sorumluluk üst limitinin hesaplandığı, 618,85 Euro’luk zararın bu tutarın çok altında kaldığı, dolayısıyla taşıyıcının 618,85 Euro’dan sorumlu olacağı,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taşıma sırasında ortaya çıkan hasar nedeniyle sigortalının giderilen zararının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki dayanak belgeler kapsamında belirtilen tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, taşıma işinde herhangi bir zararın ortaya çıkıp çıkmadığı, çıktıysa zarardan sorumluluğun kime ait olduğu, zararın gönderinin / yükün ambalaj yetersizliğinden veya yükün niteliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sorumluluk tutarının ne kadar olabileceği, istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, aşkın sigortanın söz konusu olup olmadığı, bunun yapılan ödemeye etkisi noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Büyükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı .....Sigorta Anonim Şirketi tarafından, davalı .... Uluslararası Nakliyat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine başlatılan fatura alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 3.094.28-EUR hasar bedeli ve 13,56-EUR takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere takip çıkışının toplam 3.107,84-EUR alacak olduğu, davalı (borçlunun) 28/04/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce taşımaya ilişkin belgeler, hasar dosyası, ödeme kayıtları dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
Davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısı olan ..... Aliminyum ...A.Ş.'ye ait emtiaları nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortaladığı, toplam 44 palet 2.291 adet 19.788 kg ağırlığındaki profil cinsi emtianın Polonyo'da yer alan ..... firmasına gönderildiği, bunun uluslararası karayolu ile taşımasının davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği, yani davalı şirketin akdi ve fiili taşıyıcı olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler nazara alındığında davalının taşıma sözleşmesi kapsamında akdi taşıyıcı sıfatına sahip olduğu, dava konusu hasarın davalının taşıyıcı sıfatına sahip olduğu taşıma sırasında meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin, sigortalısına yaptığı ödeme ile sigortalının haklarına halef olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın, davalı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi'ne dayalı olarak ödenen bedelden, davalı tarafın akdi taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğunu iddia ettiği görülmektedir.
TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükü, taşımayı akdi taşıyıcı taraf sıfatıyla gerçekleştirenlerin davalı şirket olduğu hususlarında bir tereddüt bulunmamaktadır. Gerçekten de CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. (Yargıtay 11. HD.'nin 24/12/2015 tarih ve 2014/18962 Esas-2015/13905 Karar sayılı ilamı)
CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. Sözleşmenin 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir.
Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır. Böylece, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması daha zorlaştırılmıştır. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 29/02/2016 tarih 2015/14938 esas 2016/2190 karar sayılı ilamı )
Mahkememiz dosyası ön inceleme duruşmasında tespit edilen taraflar arasındaki uyuşmazlık hususunda rapor düzenlenmesi için taşıma uzmanı ve sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 15.06.2025 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda Özetle; "-Dosyadaki süreçte, davacı sigortalısı dava dışı .…. A.Ş. işletmesinin dava dışı .... .... işletmesine .... numaralı ve 13.05.2022 tarihli fatura ile satış gerçekleştirdiği, sonrasında ise .... tarafından dava dışı .... isimli işletmeye ayrıca bir satış faturası düzenlendiği, -.... numaralı ve 13.05.2022 tarihli satış faturası uyarınca davacı sigortalısının İHRACATÇI-SATICI olduğu, söz konusu fatura içeriğinin 44 kap 19.766 kg. net, 21.156 kg. brüt ağırlıktaki alüminyum profil emtiasına dayandığı, fatura üzerinde DAP KONİN kaydının yer aldığı, -..... kaydı doğrultusunda SATICI olan sigortalının taşıma sözleşmesinin hizmet alan tarafı olacağı, dosyaya tercümesiyle birlikte sunulu olan CMR Senedi içeriği ve davalı yanca düzenlenen ..... numaralı ve 16.05.2022 tarihli fatura içeriği birlikte değerlendirildiğinde SATICI-SİGORTALI ..…A.Ş. (TR) ile davalı arasında taşıma sözleşmesi kurulduğunun sabit olduğu, -Taşıma işinin İstanbul – Polonya/KONİN şehri arasında gerçekleştirildiğinin CMR Senedi içeriğindeki kayıtlardan anlaşıldığı, bu taşıma işinin kapsamının CMR Konvansiyonu olacağının tespit edildiği, -CMR Senedi üzerindeki kayıtlardan taşıyıcının davalı yan olarak kayıtlı olduğu, davalının senet ve navlun faturası doğrultusunda AKDİ ve FİİLİ TAŞIYICI olarak hareket ettiğinin tespit edildiği, -Dosya konusu zarar kaynağının seyrüsefer sırasında meydana gelen olağan sarsıntı ve sert manevralar neticesinde yüklerin birbiriyle teması sonucu hasarına dayandığı, ambalaj noksanlığı veya istifleme-bağlama eksikliği olduğuna dair bulguya rastlanmadığı, takdirin mahkemede olduğu, -CMR Senedi üzerinde taşıyıcının yükleme anında ambalaj noksanlığı, fotoğraflardaki gibi dış ambalaj hasarı veya hasarlı yüklere ilişkin kaydına rastlanmadığı, yükün sorunsuz davalı taşıyıcı tarafından teslim alındığı, senet üzerinde alıcının hasar şerhi olduğu, dolayısıyla hasarlanmanın taşıma süreci içerisinde meydana geldiği, -Zarar miktarı 69 kap 882,12 kg. brüt ağırlıktaki farklı ürün kodu alüminyum profil emtiasına dayanmakta, zarar tutarı ise 3.094,28 Euro olarak değerlendirildiği, -CMR Md.17/1 uyarınca taşıyıcının taşıma sürecindeki hasarlardan sorumlu olduğu, CMR Md.23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk üst limitinin 7.348,06 SDR olarak hesap edildiği, tespiti yapılan zarar tutarının (3.094,28 Euro) bu limitin altında kalması sebebiyle taşıyıcının bu tutardan sorumlu olacağı, -Zamanaşımına ilişkin CMRMd.32/1 Hükmü doğrultusunda inceleme yapıldığı, alıcıya teslim tarihinin CMR Senedi üzerinde ve tercümesinde gözlenemediği, ancak alıcıya teslim anında senet üzerine kayıt düşülmesi sonucunda alçıya teslim tarihi ile teslim anının aynı olduğu değerlendirildiğinde 15.03.2022 olarak eksper raporunda hasar tarihinin değerlendirmeye alınabileceği, bu doğrultuda 15.03.2024 tarihine kadar zamanaşımı süresi olduğu, dava konusu icra takibine ilişkin İlansız Ödeme Emri’nin 26.04.2023 tarihli olduğu, bu yönüyle konvansiyon hükümleri doğrultusunda ilgili zarar isteminin zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığı, takdirin mahkemede olduğu, Heyetimizin icra takibine ilişkin İlansız Ödeme Emri’nin 26.04.2023 tarihli olduğu, bu yönüyle konvansiyon hükümleri doğrultusunda ilgili zarar isteminin zamanaşımına uğradığı kanaatine itibar edilmemesi halinde; CMR Md.17/1 uyarınca taşıyıcının taşıma sürecindeki hasarlardan sorumlu olduğu, CMR Md.23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk üst limitinin 7.348,06 SDR olarak hesap edildiği, tespiti Yapılan zarar tutarının (3.094,28 Euro) bu limitin altında kalması sebebiyle taşıyıcının bu tutardan sorumlu olacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davalı tarafın süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürmüş olması nedeniyle, öncelikle davalının zamanaşımı savunmasının yerine olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. CMR 32. Madde uyarınca somut olayda meydana gelen hasarın taşıyıcının kasta varan kusuru/ağır kusuru ile gerçekleştiğine dair bir delilin bulunmadığı, keza bu yönde bir iddia ve delilin de bulunmadığı, bu nedenle somut olayda 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı açıktır. Her ne kadar yukarıda belirtilen bilirkişi raporunda hasar tarihin 15.03.2022 olduğu belirtilerek zamanaşımının gerçekleştiği belirtilmiş ise de, somut olayda dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden hasat tespit tarihinin 15/05/2022 tarihi olduğu, davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına 07/03/2023 tarihinde 3.094,28 Euro ödeme yaptığı, icra takibinin 26/04/2023 tarihinde başlatıldığı, bu nedenle kök bilirkişi raporunda hasar tarihinin yanlış belirtilmesi alacağın zamanaşımına uğradığı tespitine hatalı olarak yer verildiği, hasar tarihi, ödeme tarihi ve icra takip tarihi dikkate alındığında CMR 32. Maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Tarafların kök bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınarak, ayrıca söz konusu kök raporda heyette emtia uzmanı bilirkişi bulunmadığı, sorumluluk hususundaki irdelemenin yapılabilmesi için emtia uzmanı bilirkişinin de görevlendirilmesi gerektiği bildirildiğinden, mahkememizce heyete emtia uzmanı bir bilirkişi de eklenerek uyuşmazlık hususunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, 04.02.2026 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "1-Davaya konu alüminyum malzeme kolileri farklı boyutta ambalajlanmış olduğu, yol boyunca fren, savrulma, titreşim gibi etkenlerle kayma etkisi ile sürtünme sonucu hasarlanmaya maruz kalabileceği, 2-Davaya konu alüminyum emtiaya ait görseller incelendiğinde farklı boyutlarda yapılmış ince düz karton ile ambalaj yapılmış olduğu, fren, savrulma, titreşim gibi etkenlerle kayma sonucu sürtünme ile alüminyum emtiasının yumuşak ve kolay şekil değiştirme özelliği sebebiyle hasarlanma olasılığı yüksek malzeme olduğundan ürün bazında koruyucu muşamba, balonlu muşamba, koruyucu köpük gibi ambalaj malzemesi ile sarılmamış olduğu, 3-Dava konusu alüminyum levha şeklinde malzemeye ilaveten karton koli içerisinde rulo şeklinde alüminyum olduğu, sabitlenmesi hakkında bilgi ve görsel olmadığı görüldü. 4-Levha şeklinde olan alüminyum farklı boyutlarda olduğu, farklı kalınlıklarda ambalajlanmış olması sebebiyle spanzet ile sabitleme yapılmış olduğu, ancak farklı boyutlarda olması dolayısıyla arada kalanlar malzemelerde kayma meydana gelebileceği, Rulo şeklinde karton ambalaj yapılmış olan alüminyum koliler şerit ile sabitlenmemiş olduğu, alüminyum köşe kısımları keskin olduğundan yol şartlarına göre oluşan fren, ani kalkış, savrulma ve ani fren gibi etkenlerle kolay olarak hasarlanabileceği kanısındayız. 5-Ekspertiz Raporu’nda ‘’Temin edilen hasar fotoğrafları incelendiğinde, alüminyum profillerin dış koruma karton ambalajında yırtılma, profillerinde sürtünmeye bağlı olarak köşe/ kenar kısımlarında ezilme ve çizme meydana geldiği’’ ve ‘’ Hasarın yapısı göz önünde bulundurulduğunda nakliye sürecinde muhtemelen bir veya birden çok ani fren yapılması, aracın ani kalkış yapması, kasislere hızlı girmesi ve/veya aracın savrulması sonucu araçta yüklü ürünün dosya yan paneline çit alanına sürtünmesi ve/veya uyguladığı baskı sonucu ürünün hasarlanmış olabileceği kanaati hasıl olmuştur.’’ değerlendirme yapılmış olduğundan davaya konu yük yol koşulları, yükün farklı boyutlarda olması, bağlantı yerleri farklı yerlerde olması, yük aralarında boşluklar olduğundan dava dışı SATICI-SİGORTALI ..... ALÜMİNYUM SAN. VE TİC. A.Ş. yol koşullarına uygun ambalaj yapmadığı düşüncesiyle ile hasarın oluşmasından sorumlu olduğu kanaati oluşmuştur. 6-Lojistik ve Taşıma Yönünden yapılan itirazlar neticesinde; a.Hasar Tarihi konusunda kök raporda sehven maddi hata yapıldığı, hasar tarihinin 15.05.2022 olması gerektiğinin anlaşıldığı, b.Bu doğrultuda kök rapordaki Zamanaşımı irdelemesinin revize edildiği, Dava konusu olayda ödeme icra emri tarihi gözetildiğinde zamanaşımının olmadığı sonucuna varıldığı, c.Teknik inceleme neticesinde zararın ambalaj yetersizliği/zaafiyeti/kusuru kaynaklı olduğunun değerlendirildiği, d.Bu noktada kök rapordaki sorumluluk değerlendirmesinin değişmesi gerektiği, CMR Md.17/4-b uyarınca taşıyıcının sorumsuzluk hali tanımlanmış ise de; ambalaja ilişkin noksanlıklardan CMR Md.8/1-2 uyarınca yüklemeye nezaret sebebiyle tali kusurlu olacağı, bu doğrultuda taşıyıcı kusur oranının nihai takdirinin sayın mahkemede olacağı, raporda örnekleme maksadıyla %20 kusur oranı verildiği,e. Taşıyıcının sorumlu tutulabileceği zarar tutarının 3.094,28 Euro x (%20) = 618,85 Euro olarak hesap edildiği, f.Taşıyıcının CMR Md.23/3 uyarınca 7.348,06 SDR (9.390,91 Euro) sınırlı sorumluluk üst limitinin hesaplandığı, 618,85 Euro’luk zararın bu tutarın çok altında kaldığı, dolayısıyla taşıyıcının 618,85 Euro’dan sorumlu olacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Ek bilirkişi raporu mahkememizce dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Bu doğrultuda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı ile dava dışı sigortalı arasında Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu, sigorta kapsamında davalının taşıma senedi üzerindeki bilgiler nazara alındığında akdi taşıyıcı sıfatıyla taşıma sorumluluğunu üstlendiği, davacının dava dışı sigortalısının Türkiye'den Polonya'ya taşınan ürünlerin taşınması amacıyla davalıyla anlaştığı, navlun faturasının davalı tarafından kesildiği, 44 palet 21.456 kg. Ağırlıklı alüminyum profil emtialarının taşıma konusu edildiği, dava konusu taşıma Türkiye-Polonya arası uluslararası karayolu taşıması olduğundan CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, 15/05/2022 tarihinde CMR Senedi üzerinde el yazısıyla hasara ilişkin şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Akdî taşıyıcı, taşımadan kaynaklı bir hasar oluşması halinde bu hasardan sorumludur. Varma yerinde sürücünün katılımı ile yapılan incelemede, emtiada hasar bulunduğu belirlenmiş ve hasara ilişkin olarak CMR belgesine şerh düşüldüğü bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu şerh ile hasarın ihbar edildiği kabul edilmelidir. Davacı tarafından hasar bedeli olan 3.094,28 Euro ödenerek sigortalının haklarına halef olmuştur.
Mahkememizce hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, davaya konu alüminyum malzeme kolileri farklı boyutta ambalajlanmış olduğu, yol boyunca fren, savrulma, titreşim gibi etkenlerle kayma etkisi ile sürtünme sonucu hasarlanmaya maruz kalmış olabileceği, alüminyum emtiaya ait görseller incelendiğinde farklı boyutlarda yapılmış ince düz karton ile ambalaj yapılmış olduğu, fren, savrulma, titreşim gibi etkenlerle kayma sonucu sürtünme ile alüminyum emtiasının yumuşak ve kolay şekil değiştirme özelliği sebebiyle hasarlanma olasılığı yüksek malzeme olduğundan ürün bazında koruyucu muşamba, balonlu muşamba, koruyucu köpük gibi ambalaj malzemesi ile sarılmamış olduğu, levha şeklinde olan alüminyum farklı boyutlarda ve farklı kalınlıklarda ambalajlanmış olması sebebiyle spanzet ile sabitleme yapılmış olduğu, ancak farklı boyutlarda olması dolayısıyla arada kalan malzemelerde kayma meydana gelebileceği, rulo şeklinde karton ambalaj yapılmış olan alüminyum koliler şerit ile sabitlenmemiş olduğu, alüminyum köşe kısımları keskin olduğundan yol şartlarına göre oluşan fren, ani kalkış, savrulma ve ani fren gibi etkenlerle kolay olarak hasarlanabileceği, Ekspertiz Raporunda ‘’Temin edilen hasar fotoğrafları incelendiğinde, alüminyum profillerin dış koruma karton ambalajında yırtılma, profillerinde sürtünmeye bağlı olarak köşe/ kenar kısımlarında ezilme ve çizme meydana geldiği’’ ve ‘’ Hasarın yapısı göz önünde bulundurulduğunda nakliye sürecinde muhtemelen bir veya birden çok ani fren yapılması, aracın ani kalkış yapması, kasislere hızlı girmesi ve/veya aracın savrulması sonucu araçta yüklü ürünün dosya yan paneline çit alanına sürtünmesi ve/veya uyguladığı baskı sonucu ürünün hasarlanmış olabileceği kanaati hasıl olmuştur.’’ şeklinde değerlendirme yapılmış olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında, davaya konu yük yol koşulları, yükün farklı boyutlarda olması, bağlantı yerleri farklı yerlerde olması, yük aralarında boşluklar olduğundan dava dışı sigortalı tarafından yol koşullarına uygun ambalaj yapılmaması nedeniyle hasarın oluştuğu kanaatine varılmıştır.
CMR'nin 17/1. maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen ve tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2. maddesinde eğer kayıp veya hasar; hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yada hatalı ambalajlanmış olması halinde yükün gönderici veya alıcı tarafından alınması, yüklenmesi ve özellikleri gereği özel risklerden doğmuş ise taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilmektedir. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı, göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse; öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecek; fark edebileceği durumlarda ise hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Somut olayda taşımacının CMR'nin 8. ve 9. maddelerine uygun şekilde ambalajı kontrol ettiği, ambalajın dış görüşü itibariyle herhangi bir sorun bulunmadığına ilişkin bir inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Taşımacı yükün ambalajına ve yüke uygun istif ve sabitleme yapılması konusunda göndereni usulüne uygun bir şekilde uyarmamış, bu hususta CMR belgesine bir çekince de konmamıştır. Bu durumda, taşımacının sorumlu, ambalaj ile yükleme, istifleme ve sabitlemenin kontrol edilerek göndereni uyarmaması nedeniyle nezaret borcu gereğince müterafik kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Kusur oranı yönünden ise mahkememizce değerlendirme yapılarak, yükleme ve ambalajın gönderen tarafından yapılması nedeniyle, sigortalının asli ve daha ağır kusurlu olduğu, nezaret görevini yerine getirmeyen taşımacının ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek, taşımacının takdiren % 40 oranında kusurlu olduğu emsal Yargıtay kararlarına göre kabul edilmiştir. Mahkememizce de takdiren bu oran benimsenmiş ve davacı sigortacının ödediği zarar miktarı olan 3.094,28 Euro'nun %40'ı olan 1.237,71-Euro asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Takip öncesi işlemiş faiz yönünden, davalının TBK'nın 117. maddesine göre temerrüte düşürülmemesi nedeniyle temerrüt faizine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin, takip kötü niyetli olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 1.237,71 Euro asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 2.935,65-TL harçtan, peşin alınan 1.512,12-TL peşin harcın indirilmesi ile kalan 1423,53-TL eksik harcın, davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.512,12-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.939,72-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.172,50-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.051,71-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 2.166,12-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 1.433,88-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 42.975,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır