Hükümlüye yasa yolu bildiriminin eksikliği ve kanun karşılaştırması için duruşma açılmaması nedenleriyle nitelikli yağmaya teşebbüs mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararını, hükümlünün yokluğunda tebliğ edilen kararda kanun yolu başvuru mercisi ve süresi hakkında yanıltıcı bilgi verilmesiyle usulüne uygun kesinleşmediği ve sonraki işlemlerin hukuken geçersiz olduğu, bu nedenle geç yapılan temyiz başvurusunun kabul edildiği; ayrıca 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi gereğince önceki ve sonraki kanun hükümlerinin karşılaştırılarak hükümlü lehine olanın belirlenmesi ve bireyselleştirme için duruşma açılması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesi isabetsizliği gerekçeleriyle oy birliğiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesii
SAYISI : 2002/190 E., 2002/236 K.SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüsHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; hükümlü hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında, ilgili kişilerin hangi Kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; hükümlünün yokluğunda verilen kararda, itiraz kanun yolu açık olmak üzere yasa yoluna başvurulabileceği bildirilerek ve süresinde kanun yoluna başvurmaması halinde doğacak sonuçlar gösterilmeksizin ek kararın usulüne uygun kesinleşmediği, sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğu, “Yasa yolu mercii, temyiz yolu” bakımından yanıltılan hükümlünün, 15.05.2024 ve sonraki tarihli eski hale iade talepli temyiz dilekçelerindeki temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinden hükümler kurulması,Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine,Oy birliğiyle, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.