Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK ile FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kesinleşmemiş ceza kararı olsa dahi diğer tespitlerle ihraç kararının onanmasına hükmetti.
Özet: Kamu görevinden FETÖ/PYD iltisakı gerekçesiyle çıkarılan davacının, hakkında kesinleşmemiş ceza davasına dayanarak masumiyet karinesi kapsamında savunma yapmasına rağmen, Danıştayın dosyadaki diğer delillerle davacının FETÖ/PYD ile irtibat ve iltisakının tespit edildiği sonucuna varmasıyla, kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali istemiyle açtığı davanın reddine ilişkin istinaf mahkemesi kararının hukuka uygun bulunarak temyiz başvurusunun oybirliğiyle reddedildiği ve kararın onandığı belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/15599Karar No : 2025/6727 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza hükmünün Devlet memuriyetine engel hal oluşturabilmesi için, kesinleşmiş olması gerektiği, hakkında kesinleşen bir ceza hükmünün bulunmadığı, ardışık arama kayıtlarının Yargıtay tarafından belirlenen kriterleri taşımadığı, ardışık arandığı kişilerden bazılarının askeri personel olmadığı, maddi gerçeği yansıtmayan ve çelişkili tespitler gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, evrensel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkında diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PYD irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.