Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz tescili davasında arazi niteliği, değerleme yöntemleri, objektif değer artışı ve faiz uygulamasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Aydın ilindeki bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kararının her iki tarafça istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin müdahil taşınmazı sulu tarım arazisi olarak nitelendirip üretim maliyetleri ile objektif değer artış oranları konularındaki bilirkişi raporu hatalarını düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurması ve bu kararın da kamulaştıran idare ile mülk sahipleri tarafından temyiz edildiği süreci detaylandırmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/16649 E.  ,  2026/5024 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/4457 Esas, 2024/2124 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İlk Derece Mahkemesi : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/163 Esas, 2023/556 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 51... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İlk Derece Mahkemesi KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arazi niteliğinde olduğunun sabit olduğunu, objektif değer artış oranının oldukça fazla belirlendiğini, taşınmazın sulu tarım arazisi olmadığını, taşınmazın değerini artırıcı bir husus bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın imar planında sanayi alanında kaldığını, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlemeye tabi tutulması gerektiğini ve değerlemede emsal karşılaştırma yönteminin uygulanma zorunluluğunun ortada olduğunu, hükme esas alınan raporun birçok açıdan eksik ve hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının da yanlış hesaplandığını, taşınmazın gerçek değerinin itirazları doğrultusunda yeniden hesaplanması gerektiğini, aksi bir durum hem Anayasa'ya hem de hakkaniyete aykırı olacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; DSİ Genel Müdürlüğü sulama kanalı vasıtasıyla sulanan dava konusu taşınmazın sulu arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde, buğday, dane mısır, silajlık mısır ve pamuk ürünlerine göre, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2022 yılına ait üretim masraflarıyla hasat dönemindeki ortalama toptan kg. satış fiyatı üzerinden hesaplama yapılarak değer belirlenmesinin doğru olduğu, ancak maliyet cetveline göre bulunan üretim giderinin brüt gelirin %50'sine yakın olması, bu hali ile ekonomik tarım yapılabilmesi için Türkiye ortalamasına göre, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını gözetmeden masrafları takdiri olarak %40 olarak belirleyip hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulması ve dava konusu taşınmazın konumu, ulaşım kolaylığı, yerleşim yerleri ile sanayi bölgesine yakınlığı ve potansiyeli nazara alındığında objektif değer artışı oranının %150 olarak belirlenmesi gerekirken daha az oranda değer artışı tespiti yerinde görülmediğinden resen yapılan hesaplama neticesinde fark bedel depo ettirilerek ve dava tarihinden 4 ay sonrasından faiz işletilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen hüküm gereği tespit edilecek kamulaştırma bedeline dava tarihi itibarıyla mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ya da dava tarihi ile karar tarihi arasındaki enflasyon oranında faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2 . Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 66100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.