İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka tecavüzü, haksız rekabet ve maddi/manevi tazminat talepli bayilik sözleşmesi ihlali davası.
Özet: Davacı, tescilli markasının davalı bayisi tarafından ürünleri değerinin altında satılarak itibarının zedelendiğini, haksız rekabet ve marka tecavüzü yaşandığını ileri sürerek sözleşmeye aykırı bu davranışların tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunurken; davalı ise davacının kendisini fahiş ürün alımına zorladığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini ve haksız yere tazminat talep edildiğini savunmuş, indirimlerin piyasa koşullarına uygun olduğunu belirtmiş ve davanın reddini talep etmiş, bu kapsamda yargılama taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi, marka ihlali ve tazminat taleplerinin haklılığı konularına odaklanmıştır.

T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/109 Esas
KARAR NO : 2024/165
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 24/11/2020
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
Davacı vekili tarafından 24/11/2020 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... ibareli markasını... tescil numarası ile 25. Ve 35. Sınıflarda TPMK nezdinde tescillenmiş olduğunu, Türkiye ve Yurtdışında tanınırlığı yüksek bir firma olduğunu, davalı taraf ile 2019 yılı nisan ayında bayilik sözleşmesi yapıldığını, davalının markanın tanınırlığına zarar verecek şekilde ürünleri itibarsızlaştırdığını, konuyla ilgili 17/07/2020 tarihinde keşide edilen ihtarname ile eylemlerine son vermelerine ilişikni ihtar çektiklerini, Yalova... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin... d.iş sayılı dosyası ile keşif yapılarak yapılan incelemede de ürünleri değerinin çok altında satıldığını tespit ettiklerini, davalıya ait ...da yapılan incelemede de indirimlerin devam ettiğini, davalının davranışlarının müvekkilinin markasının güvenirliliğini zedelediğini, maddi ve manevi zarara uğrattığını, markasına tecavüz ve haksız rekabet olduğunu belirterek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, 1.000 TL maddi 100.000 TL manevi tazminat talep ve dava etmiştir. 08/02/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00-TL talep edilen maddi tazminat tutarını 35.052,90 -TL arttırmıştır.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilimiz ile davacı arasında , davacı şirketin ürettiği konfeksiyon ürünlerinin müvekkili tarafından YALOVA da satışı konusunda bayilik sözleşmesi imzalanmış olduğunu, tarihsiz sözleşme olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin satışlarını , tüketici ihtiyaçlarını , piyasa koşullarını doğru değerlendirmeyerek satılması imkansız olan miktarlarda ürünü almaya mecbur bırakmış olduğunu, davacının müvekkili aleyhine davranarak taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal etmiş olduğunu, müvekkili ile iadesi hususunda mutabık kaldıkları ürünleri , müvekkilinin sattığı fiyatın yaklaşık % 40 altındaki fiyatla kabul etme teklifini müvekkilinin kabul etmemesi üzerine murazaa yaratarak , sözleşmeye aykırı davrandığını mal bedellerini ödemediği keza haksız rekabet yaptığı iddialarını ortaya atmış olduğunu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini eylemli olarak feshederek davalı müvekkilinin maddi zarara uğramasına sebep olduğunu, İşyerinin vitrinin de yazılı olan indirim ilanları Markaya zarar verici , itibarını sarsıcı ve haksız rekabet oluşturan nitelikte olmadığını, tüm mağazalarda indirim zamanlarında alıcının dikkatini çekebilmek için bu tür uygulamaların yapıldığını, davacının dilekçesinde maddi zarar iddiasına yönelik somut bir zarar sunamadığını, manevi tazminat talebinin şartları da oluşmuş olmadığını, davacının müvekkili aleyhine haksız zenginleşmesine sebep olabilecek bir miktar talep ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı ile davalı arasında 2019 yılının Nisan ayında bayilik sözleşmesinin yapıldığı bu sözleşme kapsamında davalının davacıya ait markayı kullanmaya başlandığı davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle noter vasıtasıyla gönderilen ihtarı ile fesih hakkının kullanıp kullanmadığı fesihin gerçekleşip gerçekleşmediği fesihin gerçekleşmesi durumunda marka hakkına ihlalin tespiti buna bağlı maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı yerinde bir talep olup olmadığına ilişkin yapılan yargılama sonucunda;
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir. sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif
edilmesi.
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. CJEU ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.
Somut olayda; Öncelikle davacı tarafınca noter vasıtasıyla davalıya gönderilen İzmir... Noterliğinin 17/07/2020 tarihli... yevmiye numaralı ihtarında özetle; toplam alacak 238,661,20 TL’nin davacının bildirdiği banka hesabına 3 gün içinde yatırması yine aynı süre içerisinde sözleşmeye aykırı eylemleriniz ve ilamlarınıza son vermelerini aksi durumda sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edileceği ve hukuki yollara başvurulacağı şeklindeki ihtarının sözleşmenin fesih niteliği taşıyıp taşımadığı hususu irdelendiğinde;
Fesih bildirimi bozucu yenilik doğuran bir irade açıklamasıdır, bu irade açıklamasının muhatabın hakimiyet alanına ulaşmasıyla sonuçlar doğurur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2015/22-3097 esas 2018/1339 Karar sayılı ilamında belirttiği üzere: Fesih bildirimin belirli ve açık şekilde yapılması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere dosyamızda noter vasıtasıyla davalıya gönderilen ihtarda fesihin açık şekilde belirtilmediği fesihin şarta bağlı olduğu şartın gerçeklemesi durumunda bu iradenin net bir şekilde fesihin bildirilmesi ve bu durum sonucunda davacının marka hakkının ihlal ve buna bağlı tazminat taleplerinin isteyebileceği davacının mahkememizde açmış olduğu davasında marka hakkına ihlal ve tazminat davası olduğu şeklinde olsada davacı tarafça bayilik sözleşmesi açıkça fesih edilmediği kanaati oluşmuş olup, davacının talep edeceği alacak kaleminin sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacak taleplerinin olabileceği ancak mahkememizde bu talepte bulunmadığı feshin açıkça yapılmamış olması nedeniyle davacının marka hakkını ihlal tespiti ve buna bağlı tazminat taleplerinin yasal şartlar oluşmadığından davacının davasının reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere
1-Davacının davasının bayilik sözleşmesini feshin yenilik doğurucu ve açık net bir şekilde karşı tarafın hakimiyet alanına ulaşması gerektiğinden 17/07/2020 tarihinde noter kanalıyla gönderilen feshin bu eylemlerin devam etmesi durumunda yapılacağı bildirildiği ancak mahkeme tespiti sonrasında da bu feshin açıkça karşı tarafa bildirilmediğinden taraflar arasında bayilik sözleşmesinin devam ettiği, feshin gerçekleşmediği kanaati hasıl olmakla davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.322 TL harçtan mahsubu ile fazla harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat talebi yönünden) hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (manevi tazminat talebi yönünden) hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan toplam 72,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
8-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
9-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.19/09/2024
Katip...
¸
e imza
Hakim ...
¸eimza