2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayalı kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, ilk red kararının ardından bedelin depo edilmesiyle bozma sonrası davanın kabulüne ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin bedelin depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar vermesi üzerine, bedelin sonradan yatırıldığı anlaşılınca yüksek mahkemece davanın esasına girilmesi gerektiği yönünde bozma kararı verilmiş; ancak davalının davanın reddi gerektiği yönündeki beyanına rağmen ilk derece mahkemesince tekrar kabul kararı verilmesi üzerine, taraflarca kamulaştırma bedelinin hesaplanması, vekalet ücreti ve yargılama sürecindeki usuli hatalar gerekçeleriyle yeniden temyiz yoluna başvurulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/284 Esas, 2025/70 KararKARAR : KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... 14 19... (eski 7777) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kurumlara yazılacak müzekkereler ile taşınmazın gerçek niteliğinin tespitini ve kamulaştırma bedelinin tespitini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 10.06.2022 tarihli ve 2021/100 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/2344 Esas, 2022/2389 Karar sayılı kararıyla tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılması yönünde İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince davacı vekiline usulüne uygun olarak iki kez 15 günlük süre verildiği, buna rağmen kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, böylece davanın usulden reddine yönelik Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/2344 Esas, 2022/2389 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idareye verilen usulüne uygun yasal süreler içerisinde bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de dosyaya sunulan 06.01.2023 tarihli banka dekontuna göre davacı idarenin karar tarihinden sonra depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, taraflara davanın esası hakkındaki beyanları sorularak ve usul ekonomisi de gözetilerek işin esasına girilip dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporları denetlenmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli ve 2023/298 Esas, 2023/363 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli ve 2023/298 Esas, 2023/363 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemiz ilamında depo kararının yerine getirilmesinden sonra davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği yönünde bozma kararı verilmiş olup, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine dair beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin işin esasına girilmesi yönündeki beyanı esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken objektif değer artışı uygulanmasının kabul edilemeyeceğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, kapitalizasyon faizi oranının yüksek belirlendiğini, objektif değer artışı oranının daha yüksek tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.