Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada, imar uygulaması sonucu eksik verilen pay nedeniyle davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, murislerine imar uygulaması sonucunda eksik tahsis edilen taşınmaz bedelinin davalı belediyeden tahsili talebiyle dava açmış, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı davalı idarece istinaf edilmiştir; bölge adliye mahkemesi, muris payının tespiti, emsal karşılaştırmalı değer biçme usulünün ve düzenleme ortaklık payı değerlendirmesi yapılmamasının doğru olduğu, 2942 sayılı Kanunun geçici 12. maddesinin ise olayda uygulanamayacağı gerekçeleriyle davalı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddederek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/10932 E.  ,  2026/5015 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2033 Esas, 2025/2145 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/313 Esas, 2025/54 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkillerinin murisi ...'in 25.05.1957 tarihinde ... Mahallesi 20 51... parselde kayıtlı taşınmazdan hisse satın aldığını, murisin satın almış olduğu hissesinin arz üzerindeki toplam miktarının 1810,58 m²ye tekabül ettiğini, davalı ... Belediyesinin ıslah-İmar planı uygulaması yaptığını, müvekkillerinin murisinin 1810,58m²lik hissesine karşılık ... ilçesi, ... Mahallesi 368 48... parselden 196/209 m² lik hisse verildiğini, müvekkillerinin murisine verilmesi gereken yerin %35 düzenleme ortaklık payı kesintisinden sonra 1.176 m² olması gerekirken toplam 196,00 m² lik yer verildiğini, 980 m² lik yerin eksik verildiğini, belirterek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. İhbar olunan Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde özetle; 3194 sayılı İmar Kanunu uygulama yetkisinin belediyelere ait olup Tapu Müdürlüğünün belediyenin imar uygulamasını dikkate alarak işlem tesis ettiğini, müvekkili idarenin mevzuata göre kesinleşmiş imar planı dağıtım cetveline uygun olarak tescil yaptığını, bu nedenle herhangi bir kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, hatanın idarelerinin işleminden değil tapu müdürlüğü işleminden kaynaklandığını, bedelinin yüksek belirlendiğini, emsalin çok daha değerli olduğunu, taşınmazdan kesilen düzenleme ortaklık payı oranının kanun uyarınca %45'e kadar çıkarılabildiğini, kabule göre de davanın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar uygulamasına giren dava konusu taşınmazda muris ...'in tapu kaydındaki payı 300/76320 iken imar uygulamasında bu payın 300/457920 olarak kabul edilmesi nedeniyle davacılar tarafından açılan payın tespiti istemli davada, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2022/781Esas, 2022/982 Karar sayılı kararı ile muris payının 300/76320 olarak tespitine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022/4277 Esas, 2022/7306 Karar sayılı kararı ile onandığı ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce emsalin ise satış tarihinden önce imar parseli olduğu gerekçesi ile düzenleme ortaklık payı değerlendirmesi yapılmaması dosya içinde mevcut belgelere göre doğru olduğu, davacılardan ...'in karardan sonra 13.03.2025 tarihinde öldüğü ve adı geçenin tüm mirasçılarının diğer davacılar olduğu anlaşıldığından taraf teşkilinde eksiklik bulunmadığı sonucuna varıldığı, davanın 2942 sayılı Kanun'un Geçici 12 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi talep edilmiş ise de anılan madde 2981 sayılı Kanun'a aykırı yapılan yapılar ile ilgili ve 6785 sayılı Kanun'un bir maddesinin değiştirilmesi hakkında Kanun kapsamında bedele dönüşen pay karşılıklarına ilişkin davalarda uygulandığı gerekçeleriyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.